Ana Sayfa > Ekrem ÖZDEMİR

Refakatçi

  Yalnız kahvaltı yapılmıyor efendim. Bugün çok tatlı bir adamla karşılaştım. Sabah rüzgârının serinliği eşliğinde çay keyfi yapmak için acil servisin önündeki kantinin bahçesinde oturmuş, insanın neden suçu hep kendi dışında aradığını düşünüyordum. Sigaramın külleri bayram neşesiyle salınarak havalanıyordu. Etraf sakindi. Bahçede, tam çaprazımdaki masada orta boylu, şapkalı bir adam vardı, bir

Tamamını Oku

Karyola

"Hayır, istemiyorum" diye sesimi yükselttim. Ablam sesini daha da yükselterek; "Ben de istiyorum" dedi. Belli ki anlaşamayacağız. Kendince haklı. Yayları iyice ölmüş, üstündeki yatak da eskimiş, çok da yer kaplıyormuş. Annem babam orada yatamıyormuş artık. Onları bırak kendi de yatamıyormuş. Sırtında ağrı yapıyormuş. O halde ne gerek var bu döküntüyü saklamaya? "Uygun bir fırsatını

Tamamını Oku

“Balkanların Avazı Paneli”nden Notlar

TRT AVAZ'ın düzenlediği "Balkanların Avazı Paneli"nden Notlar: 05 Mayıs 2015 - Salı Moderatör: Sadık Yalsızuçanlar - Samiha Ayverdi- Abide Şahsiyetler kitabında Alaaddin Efendinin hatıraları Balkanları çok iyi anlatır. Yıllar sonra Balkanlara dönen Alaaddin Bey, bir dükkana girerken eski bir komşusuna rastlar. Der ki adam: "Ah Alaaddin Efendi! Siz gittiniz Allah da bizi unuttu." TRT'ye

Tamamını Oku

Hangi Mevlânâ

“Müslümanlar kötü, Mevlâna başka” tehlikesi Rivayete göre, III. Selim, canı sıkılıp ruhu daraldığında, Şeyh Galip’in yanına gider, onunla dertleşirmiş. Yine böyle bir günde, III. Selim, Şeyh Galip’in dizlerine başını yaslamış. “Hocam” demiş, “Bana Mevlâna hazretlerinin bir kerametini anlatın.” Şeyh Galip, “Sultanım! Yaşarken gösterdiği kerametlerini mi anlatmamı istersiniz yoksa öldükten sonraki kerametlerinden

Tamamını Oku

Sevgilim Hayat!

Hatırlıyorum 2002'nin bir yaz günüydü. Zor günlerimde adeta Ankara'daki babam olan Şakir Kurter beni arabasıyla Batıkent'teki evime götürüyordu. Sevgilimden uzaktım, işimden kovulmuştum ve kiramı ödeyecek param yoktu. Şakir abinin verdiği harçlıklarla geçiniyordum. İsyanlardaydım... Her şeye isyan ediyordum. Hiç unutmuyorum, Şakir abi bunalmış olacak, direksiyon başında bana döndü ve dedi ki: "Ekrem! Oğlum senin derdin ne?

Tamamını Oku

Beni Bırakma

2001 yılıydı. Rüyama girmiştin. Önümden geçerken umutsuz ve hüzünlü bir ifadeyle yüzüme bakmıştın. "Çok zor, senden olmaz" der gibi bakıyordun. Sen de üzgündün. Kurtaramayacağı bir kardeşine üzülür gibi. O umutsuz yüz ifadesiyle uzaklaştın.Gıyaseddin Karatepenin suretine bürünerek gittin. Odur budur Gıyaseddin Karatepe'nin yakasını bırakmadım. O demek, sen demekti benim için. O günden

Tamamını Oku

Yaşadıklarımız Hakettiklerimizdir

Eğitim bilimleri ve sosyal bilimciler için muhteşem bir tez konusu: Twitterda 140 karakterde kendimizi ifade etme zorunluluğu düşünme, kendimizi ifade etme ve hayal gücü kabiliyetimizi nasıl etkiliyor? Bu konuda çalışma yapılmasını çok acil ve gerekli buluyorum. Acaba kelime hazinemiz, düşünce dünyamız 140 karakter zorunluluğundan nasıl etkiliyor. Çok merak ediyorum. Bizim gibi şiir

Tamamını Oku

Neden Dostoyevski?

Onun hakkında konuşmak gerçekten zor. Neden zor? Çünkü, o kadar zengin bir dünyası vardır ki, herkes onu baktığı yerden görmüş ve okumuştur. Orhan Pamuk’a göre, Dostoyevski, hayatı boyunca, karşı çıktığı Batı medeniyetinin enstrümanlarıyla kendini ifade etmenin sancısını çekmiş bir yazardır. En iyi Dostoyevski biyografilerinden birine sahip olan Henry Troyat, onun gökle

Tamamını Oku

“Ankara’yı Ankaralılardan Başkası Özlemez”

AŞTİ... Hayatımın 4 yılına sessiz sedasız eşlik eden Serince Cafe'deyim. Pazartesi sabah Kayseri'deki derse yetişmek için, iki haftada bir, pazar gecesi 00:00-02:30 arasında vaktimi geçirdiğim bu mekan, daha çok sessizlik kavramıyla kalmış aklımda. Gece 01:00'dan sonra ışıkların bir kısmını söndürürlerdi. Bazen tek başıma, beni Mevlana uzmanı yapacak yolculuklardan birine daha çıkmak için

Tamamını Oku

Gölbaşı’nda Semt Pazarı İzlenimlerim

Klasik bir Cumartesi Pazar alışverişi için TOKİ Gölbaşı servisindeyim. Servis ücretsiz oldu için herkes orada. Yaşlı kadınlar, küçük çocuklar, sakallı ihtiyarlar, başörtülü bacılar… Birden, terk edip giden sevgilisi aklına düşünce, karnına ısırgan otuna benzeyen yanma hissi düşen genç aşıklar gibi, canım arabesk dinlemek istedi nedense. Biliyorum, JOY FM’den Kral Fm’e

Tamamını Oku

Senin Doğruların Ne?

Hürriyet yazarısın, Oktay Ekşi, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun'dan kalan boşluğu dolduruyorsun. Onların diktiği gökdelene kurulmuşsun, Tamam eyvallah. Mirasyedi olman ve bir misyon için oraya getirilmene lafımız yok. Bir şey söyle. En hafifinden sosyolojide yüksek lisans yapan bir öğrenci gibi gazete haberlerini toplayıp üstüne yorumlarını eklemek de neyin nesi? "Pırıl pırıl subaylar içeri

Tamamını Oku

Niye Gidiyorsun Silivri’ye?

Öğrenci evleri ve yurtları basılıp, gencecik çocuklar yaka paça hapse tıkılırken vicdanın neredeydi? Niye gidiyorsun Silivri'ye? Ders ödevi diye karakalem çizdiği resim, devleti yıkmaya teşebbüs için delil gösterilen öğrenci aylarca hapiste sorguya çekilirken özgürlük anlayışın neredeydi? Niye gidiyorsun Silivri'ye? Camileri bombalayalım, kaos çıksın, darbe yaparız diye planlar yapılırken, ülkenin Başbakanına suikast planı

Tamamını Oku

Ne İşim Var Halk TV’de?

"Senin ne işin var Halk TV'de?" diyenlere ve diyeceklere şimdiden cevap vereyim: 1- Mevlana bir ekmek gibidir. Ondan herkes nasiplenir. Mevlana'yı konuşmak isteyen herkese kapım açık, öyle de olacak. Bütünü kucaklayan bir insana parçada ne işin var denmez. 2- Kitabım çıktığı günden bu yana bana destek vermeyenler, elindeki imkanları paylaşmayanlar, para verip

Tamamını Oku

Diyorlar ki…

Diyorlar ki, biz istediğimizi söyleyelim. İstediğimizi iktidardan asker yoluyla indirelim, kovmak istediklerimize defol diyelim, onlar da Arabistan'a gitsin. Eylem yapalım, yakalım, yıkalım. Ölen de yaralanan da, polisin suçu. Ne de olsa Tayyib'in polisleri! Vurun abalıya. Polisin karşısına geçelim, anasına, avradına, yedi sülalesine sövelim, ama polis ses çıkarmasın. Bizim gibi düşünmeyen

Tamamını Oku

Bedenin Ne Zamandır Senin?

Türkiye’de devlet, insanların kaç çocuk doğurması gerektiğine ilk kez ne zaman karıştı? Türkiye'de ilk kez aile planlaması (yani insanların kaç çocuk doğuracağı kararı) 1962'de yapılan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’yla yapıldı. Devletin bütün yetkilileri doğum sayısını azaltma (insanların tek veya en fazla iki çocuk doğurması) yönünde karar aldılar. Bir tek kişiitiraz

Tamamını Oku

Mevlana ve Ben

Mevlananın babası Bahaeddin Veled, tehlikede olan halkın selameti için gerekeni yapmayan padişahla kavga edip Belh'ten göç etmiştir. Mevlana, Konya'da en başta İslam'a yapılan saldırılara karşı mücadele etmiştir. Halkı bilinçlendirmiş, haçlı düşüncesi, Anadolu'daki sapık mezhepler ve Moğol saldırılarına karşı Müslümanların moral ve motivasyonunu yüksek tutmuştur. Mevlana, hoşgörüsüyle değil Allah'a, peygamberine ve Kur'an'a bağlılığıyla

Tamamını Oku

Ak Parti’yi Kim Destekliyor?

1994 seçimlerinden önce darbeci, ressam ve Cumhurbaşkanı paşamız Kenan Evren, Refah Partisi ve İstanbul’a talip olan Tayyip Erdoğan’ı işaret ederek, “Bunları sakın iktidara getirmeyin. Bunlar bir gelirse, bir daha gitmezler.” demişti. Kim bunlar? Ve neden bunların iktidarından korkuluyor? Biz kimiz? Biz, İngilizlerin yardımıyla padişahı devirip, 600 yıllık cihan devletini 10 yılda Avrupalının sofrasına

Tamamını Oku

Neden Tayyip Erdoğan?

Fakültede bir kıza âşıktım. Bir gün bahçede oturuyorduk. 28 Şubat kararlarının bütün sertliğiyle uygulandığı günlerdeyiz. Yıl 2000. Benim başörtülü sevgilim ve arkadaşları, büyük bir utanç ve mahcubiyet içinde fakülte bahçesine girerek, başlarını bile kaldırmadan, duvara sürtüne sürtüne fakülte binasına girdiler. Hayatında ilk kez başörtüsünü çıkarmış, başına geçirdiği peruk, görünmesin diye boğazına sardığı

Tamamını Oku

CHP Toplumu Niye Okuyamıyor?

Şöyle bir oturup düşündüm. CHP'nin sosyologları toplum mühendisliğini niye yapamıyor? Halk eline müthiş bir fırsat sunmuş. Taksim'de masum başlayan eylem bir direnişe dönüşmüş. Polis haksız. İktidar hazırlıksız yakalanmış. Bu eylemcileri provokatörlerin elinden kurtarıp büyük bir sivil direnişe, bir halk direnişine çevirmek varken, nasıl oluyor da çark etmek zorunda kalacağın bir bir

Tamamını Oku

Arabeskin Zaferi: Ya Benimsin Ya Toprağın

Tanzimatın soylu ailesi Rousseau’yla büyüttüğü çocuğa Hacı Arif Bey dinletecek değildi herhalde. Valery’nin ilham perisi vücut ikliminin sultanını tanımıyordu çünkü. Cinuçen Tanrıkorur, mûsıkî hocası olarak Irak’a gitmek için akla karayı seçmiştir. Ardarda başkente çekilen telgraflar: "Bize bir mûsıkî hocası gönderin.” Medet ya tabib-el kulûb bestelerini depoya atan çocuk, dedesini inkâr

Tamamını Oku