Düşünme

Son zamanlarda okumaktan daha çok düşünmeye başladım .  Düşüncesizce okumalarımdan pişmanlıklar duydum ama bunu sessizce yaptım, kimseler duymasın diye.

Düşünmeye Başladım

Kuran’da “düşünmek” ifadesinin versiyonları “okumak”tan çok olduğu halde alimler toplumlara “okumayı” daha çok tavsiye etmişler. Peki ama düşünmeden okumak veya okuduktan sonra düşünmemek ne kadar fayda sağlıyor insana? Ve okudukları, okuyanı farklı mecralara sürüklediğinde insan düşüncesizce hareket ederse bu nasıl kim tarafından sorgulanacak? Buna kim dur diyecek?

Düşünmek Allah’ın insanlara çok büyük bir lütfu. Düşünme sonucunda; insan sorguluyor, harekete geçiyor, bir meclis tartışmasında fikrini ifade edebiliyor, kararları etkileyebiliyor. Kimilerinin çokça övündüğü istişare/toplantı masalarında masa başındakinin fikrini alarak kendi fikriymiş gibi bunu düşünmesi ve ifade etmesi beyin mastürbasyonundan başka bir şey olmasa gerek.

Toplumlar kendi topraklarından geçen kervanlardaki diğer toplulukların farklılıklarını ve zenginliklerini gördükçe(fikir-sanat-teknoloji) kendi ikametgahından çıkarak başka diyarlardaki fikir-sanat-teknolojiyi almak ve bunlarla daha gelişmiş olacaklarını düşünerek göç ettiler, gidip geldiler, alışveriş(maddi-manevi) ettiler. Köyden kasabaya, kasabadan şehre, şehirlerden büyük şehirlere, şehirlerden ülkelere … Amaç daha çok farklılık ile gelişmek-zenginleşmek iken insanlar/insanlık git gide fakirleşti. Güçlünün-etkili olanın fikirlerini, inançlarını, sanatını, kültürünü aldı diğerleri. Yola çıkış amacı daha zengin bir kültüre sahip olmak iken tüm dünyayı saran beş on fikre sahip olmaya başladı tüm topluluklar. Önce televizyonların seçtiği kültürleri edindik, sonra internetin “özgür” hayatı bizi sarınca internetin belli başlı duayenlerinin (fenomen) kültürünü alır olduk. Onlar gibi müzik dinlemeye, yemeye, içmeye, gezmeye, sevişmeye özenir olduk.” Özgürüz” ne de olsa, nasıl yapılacağını unutunca bir tık ile açarak bakabiliyor, hatırlayabiliyoruz yaptıklarını. Belli başlı internet sitelerinin filtreleme ve yönlendirmelerine göre “gelişiyor” hayatımız; düşünce fakirliği ile.

Beynin Yapay Zekaya Teslimi

İnsanlık bu şekilde kendileri için hazırlanmış gündeliği yaşarken yönetimlerinde, adaletlerinde, sağlık sistemlerinde, eğitimlerinde ve tüm hayatlarında bir şeyin eksik olduğunu ve buna ihtiyaçları olduğunu fark ettiler; düşünce.! Ama o kadar dalmışlardı ki onları yöneten sanal yapılara, bu düşünce mekanizmasını da yine bu ellere emanet etmeye hazırlar. Bu yapı diyor ki “düşünmeyi özledin mi? ihtiyacın mı var? Hiç zorlama, yorma kendini, yapay zeka geldi hatun!” Kendi bıraktığımız düşünme eylemini makinelere yaptırmaya çalışıyoruz. Allah’ın bize vermiş olduğu beyin yerine silikonlardan medet umuyoruz. Karadeniz’in yeşil vadilerini beton ile doldurup silikon vadisinden çevreci zeka beklediğimiz gibi.

Artık beyin ile işimiz olmazsa, bir çok şeyi takmayız kafaya belki. Beyin ile ilgili psikolojik hastalıklar azalır, mutlu bir hayat yaşarız belki de!

Sahi, artık hiç düşünmez mi insanlık?

Düşünmezse düşer mi daha da?

Ali Sadık

– Haber Lotus –

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.