Fatıma’nın eli, Hamse sembolü

Bu sembolün ilk kullanım izleri Akdeniz’e yayılmış medeniyetlerle başlar. Fenikeliler, Kartaca’nın koruyucu tanrıçası ve Ay döngüsünün denetleyicisi Tanit’i temsil etmek için bir el imgesi seçmişlerdir.  Tanit, tarım bolluğunu koruyan yağmuru taşırdı. Hz. İsa’dan önceki yıllarda şimdiki Tunus topraklarında Kartacalılar başarı için, güçlü dilekleri için Tophet’lerde çocuk kurban ederlerdi. Tunus’ta Bardo Müzesi’nde kolunun altında kurban bir bebek olan bir rahip görülmektedir. Buralarda her yıl ortalama 60.000 kurban Tanit’e gitmiştir.  Roma döneminde Baal, Satürn’e ve Caelestis’e Tanit’e eşdeğer kılınmıştı.

Sonraları, Tanit’in sembolü el, özellikle Kuzey Afrika’dan başlayarak, bir tılsıma, bir koruyucuya dönüşerek, güçlü bilinçaltı korkularından birine, Nazar’a karşı kullanılmaya başlanmıştır.

Bu sembolün, kem göze karşı koruyucu etkinliğine inanılmış, iyi şansı, bereketi ve şifayı da çekecek bir talisman gibi tasarlanmıştır. İslamiyet öncesi Türklerde, Tanrıça Umay Ana’nın eli de ayni niyetle tılsımlaştırılmış görünmektedir. Birçok yerde, kapılara duvarlara çizilmekte olan el, hem takı, hem nazarlık olarak motiflendirilmiştir. Sembol, sıklıkla dövmelerde de kullanılır.

Fatıma’nın eli, Arapça harflerle Allah yazısını betimler. Peygamber kızı Hz. Fatıma-tüz Zehra, Cebrail A.S’a nur içinde görünmüş, kulaklarında küpeler, belinde kemer ve başında tacı bulunuyormuş, Melek, Hakk’a yönelerek nida beklemiş,

‘’O, Cennet’in Seyyidesi’dir, Kevser nurudur. O’nu nur üzerine nur’dan yarattık. Başındaki Tac, Mustafa’dır, belindeki kemer Ali’dir, küpeleri ise, Hasan ve Hüseyin’dir.’’ buyurulmuş.

Anadolu’da yemek pişirirken, ‘Fatıma’nın Eli’nin değdiğine, şifa verirken, O’nun eli ile dokunduğuna inanarak niyet edildiğinde, daha güçlü, daha ferah hissedildiği ve elin de, yaygın inanca katıldığı gerçektir.

 

HAMSE SEMBOLÜ
Meryem’in İsa Mesih’i doğuracağı anlarda uzandığı yeşil bir dal, el biçimini alır, Hamse; ‘’khamsa’’ beş rakamı ile, bir eldeki parmak sayısına işaret eden Arapça kelimedir. Musevilikte, ‘Hameş Eli’ veya ‘Miryam’ın Eli’ denilir.

İber Yarımadası’nın antik Sefarad cemaati; İncil’de, Musa ve Harun’un kızkardeşi olan Miriam’ın elini sembol seçmiştir. İbranice hamesh; figürdeki beş parmak, Torah’nın beş kitabını temsil eder. Aynı zamanda Tanrı’nın kutsal isimlerinden birini, İbranice alfabede “Het” in beşinci harfini simgeleyerek, Tanrı’yı ​​överken beş duyuyu incelikle kullanmaya çağırır.

Birçok kültürde, bu uğurlu sembolün, takı, duvar süsü gibi kullanımı yaygındır. 2000 yıldan fazla zamandan beri, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Anadolu’da yaygınlaşmıştır. Ortasında Horus’un gözü Wedjat de eklenen bir formunun, yine şansı çekeceğine ve nazarı kovacağına inanılır. Elin ortasına bazen dua yazılır, kimi zaman yıldız, bazen de balık resimleri konulur. Elin sağ ve soldaki baş ve küçük parmakları yanlara doğru eşit ölçüde dönüktür.

Hamsa, savaştan bunalan Ortadoğu’da, hem Museviler, hem de Müslümanlar için ortak bir semboldür.

Sembolik objeler, dikkat çekerek, form titreşimi ile, belli bir alan etkisine yer verirler, kullanan da, faydanın yalnız ilahi kaynaktan çağırılabildiğinin bilincinde olmalıdır.

Ferda Ercan Uyulan

05/06/2017

www.facebook.com/okultizmveenerji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.