Ana Sayfa > Köşe Yazıları > Melek göksel cisimciliği

Melek göksel cisimciliği

– MELEKLERLE İLETİŞİM ÖNERİLERİNE OBJEKTİF BİR BAKIŞ –

Sığınılacak manevi limanlar ve buna değer katacak olguların arayışı sürüp giderken, Yeniçağ akımlarının büyük kısmına dahil edilen sertifika sistemi; çeşitli koçluk ünvanları için fırsatlar ortaya atmaktadır. Bunlar arasında, oldukça yaygınlaştırılan meleklerle iletişime geçme düşüncesi de var.

Artık, ‘’Melek Koçları’’, meleklerle iletişime geçtiklerini, size de bunu öğretebileceklerini iddia etmektedirler. Hatta, bu cisimciliğe iyi bir örnek olarak; mesaj gönderdiği varsayılan tüyleri, çevrenizde bir yerlerde bulabileceğinizi söyleyebilirler. Genellikle, iyi melekler, kutsal olanlardır, kötü melekler ise iblisler diye düşünülür, bir de kendilerini iyi melekler gibi gösterenler vardır. Birçok insanı, eksik bilgilerle, dış satıhta yüzmeye yönlendirenler ayırt edilmelidir. Onların bunu, sıklıkla faydacı bir amaç için yaptıklarını söylemek yersiz değildir.

Meleklerle terapi, melek kartlarına sorma, meleklerle konuşma erkine erme zannı içinde bulunma gibi safhalarla geliştirilen bu türden bir Göksel Cisimciliğin, görülmeyen kötü niyetli tarafları bulunabilir. Zira, günümüzde, iyi ve kötü niyet arasındaki farkı bulanık hale dönüştüren birçok uygulamanın çığ gibi yayılması söz konusudur.

Kültürümüze de sızarak genişleyen ‘’meleklerle iletişime geçme düşüncesi’’nin arkasında, hiç yanıltıcı unsurlar bulunabilir miydi?

Baş Melekler’le konuşmaya başladığını iddia ederek buna inanmak, aslında başka parazit frekanslarla anlaşma safhalarının yaşanmış olup olmadığını düşünmeyi gerekli kılabilir miydi?

Bunu doğrudan, bir yazar olarak ben değil; farklı dinlerden birçok ilahiyatçı da ifade etmektedir. Böylesi açılara odaklanmak, insanların, kendi rahat, uysal, kişiselleştirilmiş tanrılarını yaratmalarına izin verdiğinden, önemle tetikte bulunmalarını gerektirmez mi?

Bugün meleklerin, kimilerine göre; bağışlatan, rahatlatan birer terapi aracı, birer arkadaş, hatta dahası, tıpkı Alaaddin’in sihirli lambasından çıkmış, emirlere boyun eğdirilen birer cin zan ettirilmeye aday gösterildiği fark edilmektedir.

İsimlere çağrı yapılmaya başlandığında; ‘’Zayıf İstek Gerçekleşmesi’’ adını verdiğim bir olayla, küçük dilekler gerçekleşebilir. Kayıp eşyaları bulabilme, tahminlerin güçlü çıkması, basit oyunlarda galibiyet gibi rahatlatıcı unsurlar kişinin çevresini sarabilir.

‘’Seni meleklerle buluşturacağım’’ diyenlere maddi ödemeler yapan, Yüce Allah’ın melekleriyle bu biçimde konuşulacağına inanıp, yeni melek koçlarına itibar edenler, kartlar alıp soru soranlar; Sandalfon, Zadkiel, Haniel gibi enerji yüklenmiş adlara seslenirken, kendilerine empoze edilen diğer melek adlarının da nasıl ortaya çıktığını incelemeyi gözardı etmiş olabilirler.

Şimdi, biraz bilgi sahibi olmayı ertelemeyin. Şunu biliyoruz ki, bu adların çoğu, Hristiyan ve Müslüman inanç sistemlerinin kutsal kitaplarında bildirilmemiştir. Musevilikte, Tevrat’ta, melekler hakkında herhangi hiyerarşik ayrıntıda bir isimlendirme yoktur. Öyle ki; Samson’un ailesine görünen müjdeci melek dahi, adını vermeyi reddetmiştir.

Meleklere bu isimlerin verilmesine ilk olarak ‘’Yeruşalayim Talmud’’u yazıldığında başlanılmıştır. Yeruşalayim Talmudu’nda, Babil Sürgünü’nden dönüşün ardından, kayda geçen anlatılar bulunur. Burada, meleklerin varlığından isimleri ile söz edilmiş, Talmud ve Kabala’da birçok meleğe isimleri verilmiştir. Raziel ve Metatron gibi.

Daniel Kitabı, meleklerin isimlendirildiği ilk kitaptı. Ardından, sistematik bir Angeloloji, devasa bir yapı ile, yeryüzünden Cennet’e ulaşıncaya kadar, abartılı bir şekilde genişletildi.

Mistik Angeloloji artık, geleneksel inanç bileşenlerinin parçaları dışında da, hayali isimlerle, diğer meleksel (angelological) elementlerin isimlerini, özellikle Kabalistik gizli sanatlarda sık görülen bir hassasiyet ile işlemiştir. Melek isimleri, mistisizmin en kutsal unsuru teşkil edildiğinde; kilise bu metoda dair diğer isimleri onaylamamıştı.

Ortaçağ’da bazı yazarlar, Gemaṭria; ‘harflerin sayısal değerleri’ aracılığı ile oluşturdukları adları yazdılar. Ortaçağ’da kimi zaman, hayali olduğu bildirilen, kabul görmeyen çeşitli Melekbilim eserleri de yazılıyordu. Böylece Angeloloji, meleklere dair isimleri, sayı gizemi ile oluşturan bir hiyerarşi halinde ortaya koymuştu.

Onüçüncü yüzyılda, Alman Yahudilerinin mistisizmi ve eski Yahudi mistisizmi birleştirilerek, çok zengin bir Melekbilim edebiyatı üretilmişti. Bütün meleklerin, aylar boyunca yerleştirildiği ve günlerin amaca hizmet ettiği tablolar, Anjeloloji’yi Astroloji ile uyumlamaya yönelmişti.

Sonuçta, iyi bir bilgi olarak, Kabala Sefirot (Hayat Ağacı)’ndaki melekler sınıfının empoze edilmesi, günümüzde ‘’Meleklerle İletişim’’ olanağını sunmanın özündedir diyebiliriz.

Birinci Sefira olan Keter’in melekler sınıfına; ‘’Hayot Ha Kodeş’’ adı verilmiştir. Bu meleklerin lideri, Kabala’ya göre METATRON’dur.

Mişna Tora, 10 ayrı melek sınıfını görevlerine göre sıralar:

Hayot Ha Kodeş; Kainatın her tarafında durur, ışık saçarlar.

Ofanim: Cennette bulunan Tanrı’nın tahtını korurlar, liderleri Raziel’dir.

Erelim: Cesaret, derin anlayış temsilidirler. Kabala’ya göre liderleri Tzaphkiel’dir. Haşmalim: sevgi, dürüstlük nezaket, şefkat simgesi olurlar, liderleri Zadkiel’dir.

Serafim; melekleri adaleti temsil ederler, Kabala’ya göre, Şamuel başkanlığında idare olunurlar.

Kabala’daki hayat ağacının üçüncü sefirasının adı Binah’tır. Bu sefiranın temsilcisi Baş melek Tsafkiel, Akaşik kayıtların gözcüsüdür ve tüm edimlerin kayıtlarını bekler. Dördüncü sefira Hesed’in baş meleği Zadkiel’dir.

Beşinci sefira Geburah, baş meleği Camael- Şamuel ya da Kamael’dir, elinde yanmakta olan bir kılıç tuttuğuna inanılır.

Altıncı sefira Tifaret’in, baş meleği Rafael’dir.

Yedinci sefira Netzach (zafer) baş meleği Haniel,

Sekizinci sefira Hod (ihtişam), baş meleği Mihael,

Dokuzuncu sefira Yesod (Temel) Baş meleği Gabriel’dir. (Kabala’da Gabriel, Kerub Meleklerinin başkanıdır)

Onuncu sefira Malkhut; Tac olan Keter’i bütünleyerek, Sekhinah’nın madde içine inmiş Yaratıcı özelliğini kurar. Malkhut (Krallık) Baş meleği ise, Sandalfon’dur.

Palaniel, dev bir melektir. Sandalfon, dini müziklerin meleğidir ve edilen duaların kabul edilmesi için onları Tanrı’ya sunar. Uriel, bilgelik meleğidir. Jofiel güzellik.

Tevrat’ın ilk kitabı Yaratılış Kitabı’nda Yakup Peygamber’in melekle güreşi anlatılır. (Yaratılış-32:29-30) Yakup, “Lütfen adını söyler misin?” diye sordu. “Neden adımı soruyorsun?” dedi. Sonra Yakup’u kutsadı. Yakup oraya Peniel adını verdi)

Malkiel, Kabala’ya göre Cuma akşamlarının ve İlyas Peygamber’in koruyucu, danışman meleğidir. Kabala’da adı geçen Üç melek prensten, bir tanesidir. Baş melek Raziel’in Kitabı’nda onun ateş üzerinde tasarruf sahibi olduğu bildirilir. Cervihel; Davut Peygamber’in korucu meleğidir. Azriel, İbranice, “Tanrı’nın Yardımcısı”dır. Kabala’nın kitaplarından Zohar’da, cennette görev yapan meleklerin lideri olduğu belirtilir. (Zohar/2:202 b) Azriel’in dört yüzü ve bin kanadı bulunduğu tasvir edilir. Tüm bedeni gözler ve dillerle kaplıdır. Büyük kitaba, ölen kişinin, doğum-ölüm tarihini kaydeder.

 

TEVRAT’DA ADLARI GEÇEN PEYGAMBERLERİN, KORUYUCU MELEKLERİ

ADAM (Adem): Raziel, SHEM (Sam): Yofiel, NOAH (Nuh): Zaphkiel, AVRAAM (İbrahim): Zadkiel, İSHAK (İsak): Rafael, YOSEF (Yusuf): Gabriel,YEOŞUA (Yuşa): Gabriel, DANİEL (Danyal): Gabriel, YAAKOV (Yakup): Peliel, MOŞE (Musa): Metatron, ELİYAHU (İlyas): Malashiel, ŞİMŞON (Samson): Camael-Şamuel, DAVİD (Davut): Cerviel, ŞELOMO (Süleyman): Mihael.

Melekler, insanlar can verirken onlara görünürler. Rehberlik edeceklerdir. Kişiler yaşarken, tercih ettikleri meleklerin koruyuculuğunu, ancak son derece önemli liyakat işaretleri altında kazanabilirler.

Rabbi Moses ben Maimon (Rambam) şöyle demiş: “İnsana görünen bir melek, o insanın peygamberlik mertebesine layık olduğunu gösterir. Bu ise, o insanın, bu mertebeye ulaşacak denli erdemliliğinin kanıtıdır.”  Böylece, yüksek enerjili mistik meleksel elementlerle irtibatın, öyle basitçe gerçekleşmeyeceğinin de, son derece açıkça anlaşılması gerekiyor, hele ki, populist bir melekmani çıgınlığı söz konusu ise…

YÜKSEK ENERJİ YÜKLENMİŞ ADLAR İLE; yeterli bilgi ve suskunluk sahibi olanların, yalnızca ilim talebi ile çalışması uygundur. Diğer yandan, frekansını yükseltebilenler, sınırları ayırt ederek, daha bilinçli düzeyde çalışmalar yapabilirler. Üç büyük dinde de, meleklerden dilemek, onları aracı koymaya yönelmek uygun görülmemektedir.

Kur’an-ı Kerim. 34/SEBE AYETİ 40. Sure: ”O gün Allah, onların hepsini toplayacak; sonra meleklere: Size tapanlar bunlar mıydı? diyecek.”

İslami inanışta, gerçekte Melekler, İSTEK, DİLEK YERİNE GETİRME ANLAMINDA: ağzından nurlar çıkana dek zikretmeyen birinin dileğine icabet buyuramaz. Buna dahi yardım edebilmeleri için, Yaradan’a yönelip; ‘’Bu kulunuz, bizim tesbih ödevimizi adeta üstlenmiş, icabet edelim mi?’’ diye sormaları söz konusudur.

Çünkü; her ism-i şerif’in özel Hizmet Meleği ve buyruğunda ayrı kumandanlar bulunur.  Onlar da, bir Esma’nın adedi olan farklı sayılara bağıl olarak, belirli sayıda melaikeden oluşan, binlerce melek sırasının başındadır. Bir Esma’nın, zikri ile meşgul olan ve özel dualarını okuyan kimseye, adı açıklanan hizmet meleği inerek hacetini yerine getirebilir. Ancak böylece, onun hayırlı bir duasına icabette bulunulabilir. Kaldı ki, o kişi; meleklere dua etmemekte, Allah’a yönelerek, çeşitli meleklerin programlı anma ile görevlendirildiği, çeşitli ilahi isim’lerden biri, ya da birkaçını sürekli zikretmektedir.

Başmeleklerle iletişim kurduğunu düşünen, onları; kendilerinin özel arkadaşı olmuş sayan, örneğin modemleri bozulduğunda dahi yardım alabileceklerine inanan, tüyler bularak bunlara çeşitli anlamlar yükleyen ve araştırmadan, bu Göksel Cisimciliğin kolaylıkla empoze edildiği, iyi niyetli, temiz kalpli ve inançlı kişilerdenseniz, yine bilmeniz gereklidir ki;

”Yükselmiş Varlıklar, Kozmik Varlıklar, Melekler, Başmelekler” gibi varlıkların hiyerarşisi ile iletişim çabası, psikolojik olarak insanlar için tehlikelidir’’ Hatta, psikolojisi kırılgan insanlar için obsesyon tehlikesi dahi doğar.
YÜKSELEN HAREKETLERİN BAZI ETKİLERİ

Fransa ve Belçika hükümeti, merkezi Belçika’da bulunan CIAOSN- Center for Information and Advice on Harmful Sectarian Organizations (Zararlı Hizipçi Kuruluşları Bilgi ve Danışma Merkezi) ile, muazzam paralar toplayan bu tür kimseleri takip etmektedir.

Çoğu oldukça iyi yapılandırılmış bir ağ olarak faaliyet gösteren, yükselen hareketler ve onlar tarafından empoze edilen uçuk bilgilerin, takipçilerinin davranışlarında ani değişimler yarattığı, bireyin bir istikrarsızlıkla, doğrudan kozmik varlıklara (meleklere ya da uzaylılara) iletişim önerilerini kavrayamadığı, araştırmadığı ve bu nedenle de, insanlar üzerlerinde yaratılan tüm tesirlerin değerlendirilmesinin gereği açıktır. Bunlar, kişinin toplumsal yaşantısında, aidiyet hissinden başlayarak, gariplikler ve değişik beklentiler halinde öne çıkmaktadır.

Örneğin, İndigo, Kristal ve Elmas çocuklarının, onları kurtarmak için Dünya’ya gönderilmiş yüksek varlıklar olduklarına inandırılan velilerdeki psikolojik etkiler ayrı bir tehdittir. Onların düşünce okuduğunu, sihir yetisine sahip olduğunu iddia edenler, aileler üzerinde ayrı bir baskı kurmuştur. Çocuk krallar kraliçelerden sonra, çocuk tanrılar, tanrıçalar ve onlara tahakküm edemeyen, sezgilerinin asla yanılmaz olduğuna inanan ebeveynler, raporlara göre, ne yapacakları şaşırtılmış olan insan örnekleridir.

Tüm bu tezler, Fransa’da Başbakana sunulan bir parlamento raporunda da onaylanmıştır. Birçok organizasyon, sevgi ve enerji ile refah getirecekti belki, ama önce kimlere? İşte bu soruya yanıt olarak, Fransa’da eğitim kursları ve konferanslarla teknikler geliştirmenin, 1000 €’ ya mal olduğu, bunun da, ortalama bir eğitim kursunun maliyeti olduğu ve paranın nasıl, nereye aktığı da vurgulanmıştı.

CIAOSN raporlarına göre, Sümerce Anunnakiler yani “gökten gelenleri” , Tanrı olarak addeden çoğu kişi, Anunnakiler’in insanlar üzerinde yaptıkları genetik müdahalelere inandırılmış, böylece farklı farklı uzay ve melek kültleri de, psikotik çılgınlık yaratan vakaları körüklemişti.

 

İSLAMİ İNANIŞ ÇERÇEVESİNDE KISACA MELEKLER

Belli bir programa bağlı olarak varlık gösteren melekler İslam’da, Allah’ın emirlerini uygulamakla görevli, nurdan yaratılmış varlıklardır. İnsanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar, zikrederler ve programına bağlı oldukları İlahi Esma’nın tasarrufu ile görevlerini yerine getirirlerken, sürekli olarak bu isimlerle hizmet ederler.

Meleklerin hiyearşisini İslami inanış çerçevesinde incelersek:

Vahiy meleğinin özel adı Cebrail’dir.

Mikail, kainattaki olayların, yaratıkların rızıklarının idaresi ile görevlidir.

İsrafil için sura üfleyeceğinin haberi verilir, hayat verme ile ilgili emirleri uygular.

Azrail, eceli gelenin ruhunu teslim alandır.

Kiramen Katibin melekleri İnsanın sağ ve solunda görevli olan iki hafıza meleğinin adıdır. Mukarrebun melekleri, İlliyyun ve Kerubiyyun olarak da anılır, Hristiyan inanışında da vardırlar.

Hamele-i Arş melekleri Arşı taşıyanlar,

Münker ve Nekir; sorgu ile görevli iki melektir.

Cünd-ü Sübhani; kulak hırsızlığı yapan şeytanları taşlayan meleklerdir.

Hamele-i Mümtesil, Hak’tan aldığı emri Dünya semasına ulaştıranlar,

Amele-i Mümessil, tabiat kanunlarını uygulayıcı,

İbad-ı Müsebbih, Hakk’ı sürekli tesbih edenleri,

Zebani; Cehennem Görevlisi Melekler,

Melaike-i Müekkel ise, dağların, taşların zikirlerini Allah’a takdim eden meleklerdir.

Havass ilminde, ulvi ve sufli müekkil melek adları ile çalışılır, örneğin; Sarfiyail ulvi, Şemhureş ise sufli bir melek ismini ifade eder.

Göklerde, meleklerin ibadet etmedikleri boş bir yer bulunmaz ve yalnızca Allah’ın emirlerine uyarlar.

 

İNCİL’DE YAZANLARA GÖRE DEMONLARIN MELEK GİBİ DAVRANMASI

İncil’e baktığımızda (Şeytan) kendisini bir ışık meleği olarak gizlemektedir. 14 Buna şaşmamalı. Şeytan da kendisine ışık meleği süsü verir. 15 Ona hizmet edenlerin de, kendilerine doğruluğun hizmetkarları süsü vermeleri şaşırtıcı değildir. Onların sonu yaptıklarına göre olacaktır. İncil (2 Kor., 11:14-15)

Demonlar kendilerini çekecek davranış içinde olanlara, bazen ışık ve kutsal melek gibi davranabilir. ”Meleklerle iletişime geçmek” deyince, Kutsal Kitaplar, meleklerle irtibat kurmak için ne izin, ne de örnek verirler.

İncil’e göre de, insanlar melekleri aramaya başladığında, öncelikle cevap veren kutsal melekler değildir. İncil’e göre, kötü niyet egemenliği altında bulunan, düşmüş melekler ordusu vardır.  Melekler Yaratılmış’lardandır, güçleri, bilgi ve etkinlikleri sınırlıdır. Yaradılmışların hepsinde olduğu gibi, melekler Tanrı’nın yetkisi altındadır ve O’nun hükmüne tabidirler.

Bazı yeni “melek uzmanları”, takipçilerine, meleklerini sevmeleri ve baş meleklere sağlık, iyileşme, refah ve rehberlik çağrısı yapmalarını söylemektedir. Meleklerimizi sevin, meleklerimize dua edin demektedirler. Hristiyan ilahiyatçılar da “O, Yücelerini bir kulu ile paylaşmamaktadır” derler ve melekleri sevmekten bahsedilmediğini eklerler, onlara gore, Rab, meleklere dua etmeyi söylememiştir.

Böylece, Rab’bimizin kendisine dua ederiz, yalnız O’ndan ister ve aracı koymayız.

Vahiy kitabının iki yerinde, John, bir melek vasıtasıyla Allah’tan aldığı vahye öylesine hayret ediyordu ki, çok görkemli bir meleğe ibadet etmek için eğildi. Vahiy 19:10 Ve ben ona tapınmak için ayağa kalktım. Bana dedi ki: “Yapma bunu; Ben, sizin ve benim kardeşlerim İsa’nın ifadesini tutan bir köleyim; Tanrıya ibadet et. Çünkü İsa’nın ifadesi peygamberlik ruhudur. “Sonra tekrar Vahiy 22’de şöyle söyler:

Vahiy 22: 8-9 Ve Ben, John, bunları duyan ve gören benim. Ve işittiğimde ve gördüğümde, bana bunları gösteren meleğin ayaklarına ibadet etmek için yere düştüm. 9- Bana dedi ki: “Yapma bunu; Ben sizin ve kulların kardeşlerinizden ve bu kitabın sözlerine kulak verenlerden biriyim. Tanrıya ibadet et.”

Musevi ve Hristiyanlarda Başmelekler (Archangels); Mikael-Rafael-Gabriel-Souriel, Katolik inancında ise, Michael Gabriel, Raphael, Uriel isimleri ile anılırlar.

 

Sonuçta, güvendiğimizin, sığınıp, yardım istediğimizin önce Allah olduğunu biliyoruz. Meleklerden sık sık isimlerini seslenerek, tekrar tekrar özel mistik içgörüler veya pragmatik günlük işlerle, hayata dair türlü oluşlar talep ediliyorsa, bu eylemin; YALANCI VARLIKLAR’a, hatta onları DAVET’e açılan kapılara dokunmak anlamına gelebileceğini düşünerek; yeniden İHTİYACIMIZ OLAN GÜÇLÜ AYIRT ETME BİLGELİĞİ’ni kazanmamız dileği ile, sevgiyle kalın.

Ferda Ercan Uyulan

11/04/ 2017

www.facebook.com/okultizmveenerji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.