Nefesin ve bilincin hareketi

Bob Mandel “The Science of Enjoying the Rest of Your Life” adlı kitabında nefesi  çok güzel açıklamaktadır.

“Nefesi birleştirerek sindirilenleri ve bastırılanları serbest bırakırız. Sindirilenler (bilinçli içe atma) daha iyi hissetmek adına farkındalığımızın bilinçli bir şekilde nahoş bir duygu ya da yargılayıcı düşüncelerden geri çekilmesidir. Ne zaman bir şeyin yanlış olduğuna hükmetsek, bir sindirilme yaratırız. Bastırılanlar (bilinçsiz içe atma) ise bilincimizin acı veren dürtü, arzu ya da korkulardan bilinç dışı bir şekilde dışlanmasıdır.”

Bilinçli ve mevcut ânın farkında yaşama sanatı, gerçek, özgün ve doygun bir yaşam sürmenin en iyi yolu olarak kabul edilir.  Bunu uygulamaya geçirmenin en kolay ve etkili yolu, nefesinizin farkında olmaktır. İyileşme ve büyümedeki enerji dönüştürücümüz, nefesimizdir.

Ve doğal, kolay, kendiliğinden gerçekleşmektedir.

Nefes, gerçekte kim olduğumuzun farkındalığını çoğaltıp öz halimizi ışıldayan bir kristale dönüştürür. Nefese dair engin bir anlayışa sahip olduğumuzda, yaşamın anahtarını da buluruz.

Evet evet, her an bizimle olan ve günde 23.000 kez yaptığımız şeyi anlatıyor yukarıdaki tüm cümleler. Nefes alıp vermek, sadece yaşamı devam ettirmek için bahşedilmemiş biz canlılara. Doğru nefes yaşamın her alanında, sağlıkta, eğitimde, kendini geliştirmede, iletişimde başrolü oynuyor.

Ve  içinde derin bir bilgelik barındırıyor.

Bu bilgeliğin, kadim öğretilerin ve bize verilmiş sırlarının içinde dolaşmak, yani “nefesin içinde nefes olmak” kendimizi keşfetmek için verilmiş.

Aldığımız her nefes eşsizdir ve yalnızca bir kez gerçekleşir.  Bu eşsiz nefesi tuttuğumuzda ne oluyor peki?

Doğduğumuz andan itibaren, yaşadığımız her türlü negatif duygu hücre hafızamıza kaydedilir. Bu negatifliklerden kendimizi korumak için farkında olmadan nefesimizi tutma eğilimi gösteririz. Bu davranış şeklimiz doğal bir koruma mekanizması şeklinde işler. Fakat bu nefes tutma davranışını alışkanlık haline getirdiğimizde ve her nefes tutuşumuzda sistemimize yeniden negatiflikleri yüklemiş oluruz. Yaşamımız devam ederken hücre hafızamızda kayıtlı olan bu negatiflikler bazen hiç bir sebep yokken bile kendimizi gergin, huzursuz ve hatta mutsuz hissetmemize sebep olur. Çünkü yaşadığımız olayları unutsak bile etkileri bizde kalır.

Nefes çalışmalarıyla birlikte duygu ve beden bağlantısı doğal bir şekilde dengelenerek  rahatsızlık duyduğumuz negatiflikler ortadan kalkar. Nefesin doğru alınmasıyla birlikte duygularımız ve  düşüncelerimiz güçlenir ve her durumda engellere karşı kendimizi savunmak yerine farkındalıkla hareket ederiz. Daha fazla sorumluluk alarak hep daha iyisini yaratmak için cesur girişimlerde bulunuruz. En önemlisi, aldığımız her nefesle her şeyin bir bütün olduğunu ve bizim de bu bütünün bir parçası olduğumuzu hissederek derin huzur, kabullenme ve koşulsuz sevgiyi hissetmeye başlarız.

Ve şimdi, tam da şimdi aldığımız nefesin farkında ve gerçek bir yaşam için burnumuzdan  derin bir nefes çekip yine burnumuzdan  uzunca bir nefes verelim. Ve mutlaka doğru nefes almayı öğrenelim. Doğru nefes tüm bilinç sistemimizi değiştirdiği gibi, yaşamımızı da değiştirir.

En doğru zaman şimdidir.

Lao tzu ve Chuang Tzu’nun paradoks vurgusu şöyle der;

Rahat olan doğrudur 

Doğru olanla başla ve rahatsındır 

Rahat olanla devam et ve doğrusundur 

Rahat yolda gitmenin doğru yolu, doğru yolu unutmaktır. 

Ve gitmenin rahat olduğunu unutmaktır.

 

Sevgiyle ve nefesin içinde kalınız.

 

Kişisel Gelişim Uzmanı – Nefes Eğitmeni

Gülşen Kazgın

– Haber Lotus –

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.