Özgürlük Serüveni 4

OZGURLUK4

Amerika Birleşik Devletleri’nin her neresine gitseniz bazen daha az bazen daha çok Zenci-Beyaz problematiğiyle yüzyüze gelirsiniz! Biz müslümanlar boyacının Allah (cellecelaluhu) olduğunu bilir, imanımız gereği insanlar arasında asla yaratılış farkı gözetmeyiz! Türkler olarak da ezilen insan ve toplumların yanında saf tutmamız adeta genlerimizde yazılı olduğundan bundan da onur duyarız! Amerika kıtasında kronolojik olarak önce Kızılderililerin, sonra da Siyahderililerin doğal müttefikleriyiz! Hz. İsmail aleyhisselam ile Hz. Muhammed Sallallahualeyhivessellem’in gerekse de Bilal Habeşî radiallahuanh gibi bir Sahabî’nin esmer tenli olmaları sebebiyle ‘özel’ bir sevgimiz de vardır!!!.. Amerika’da İslam dini öncelikle zenciler arasında ve yine zenci müslüman tebliğcilerin üstün çabalarıyla hızla yayılmaktadır! Ashby Tren İstasyonu’nda haftasonları kurulan bitpazarında buhur satan ve hayatını İslam dinini tebliğe vakfetmiş olan bir müslüman Hacı Abla’mız var ki numune-i imtisaldir!!!..

Dindar zencilerin ahlâkının daha güzel olduğu aşikar! İslam dinini benimseyenleri çoğunlukla cezaevlerinde müslüman olmuşlar! Chicago’daki ‘Nation of Islam’ Farrakhan mensuplarında renkçilik, İlaca Muhammed’in oğlu Warithuddin’e bağlı olanlarda ise Selefilik hakim ton! Malcolm X başlangıçta Farrakhan, sonraki dönemdeyse Warithuddin gibi düşünüp hareket eden bir aktivist! Bugün onun adı New York Manhattan East Harlem Lexington Avenue 96th Street köşesindeki El-Hac Malik Shahbaz Camii’nde yaşıyor; ‘Harlem-i Şerif’!!!.. Amerika’daki zencilerin tarihî olarak haklı oldukları bir davada usul ve üslup yani biçim ve biçem nedeniyle haklıyken haksız hale geldiklerini düşünüyorum!.. Suç toplumu görünümleri; uyuşturucu kullanmaları, suça eğilimleri, ırkçılık, iftira, tembellik gibi sebeplerden kaynaklanıyor!!! Müslüman olmaksa zencilerin öfke ve şiddetinden emniyeti ifade ediyor USA koşullarında!!!..

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki egemen kültür WASP (White Anglo-Saxon Protestant) olduğundan bugün yaşanan hastalıklar birer sonuçtur! Hayatî bir ihtiyaçla çaresizlik içerisinde kıvranırken uzanacak bir yardım eli için çevirdiğiniz telefonun karşı ahizesinden aldığınız telesekreter mesajı kadar soğuk bir uygarlıktır bu sonuç! Günün beş vakti, namaz için toplandığınız Cami içinde; ilk vakitte yaraya merhem olabilen bir medeniyet değildir bu! Teknolojinin tanzim ettiği bir hayat tarzı din söz konusu olan! Dr. Ali Şeriati’nin dediği gibi ‘iş uygarlığı içinde bir ‘Şehid’ İnsan!’… Profesör Oktay Sinanoğlu ‘gönül’ kelimesinin karşılığı yoktur Batı lisanlarında, diyor!.. Gözyaşıyla Allah’ı (cellecelaluhu) zikir ancak İlahi Aşk ile mümkündür!.. Nesillerimize ‘gönül’ fukarası lisanları tarzanca öğretmek yerine her dili bilen Ruh eğitimini vermek gerekir!!!.. ‘Türbe’ nedir?! Ölümden sonra diriltilerek yaşayanların Ruhevleri değil midir Türbeler!..

Greyhound ile Oakland’a veda ederek köprüler şehri San Fransisco’yu uzaktan selamladım!.. Sacramento’ya doğru yol alıyoruz… Yeşil ve düz bir ovanın ortasında, nehir kıyısında kurulu güzel bir şehir Sacramento; California’nın başkenti!.. Greyhound Birleşik Devletler genelinde taşımacılık yapan bir otobüs firması, sembolü tazı! Greyhound İstasyonları daima şehirlerin ‘Downtown’ denilen merkezlerinde!.. Yuba City, Chico, Redding… derken California’dan çıkıp Oregon State sınırları içindeyiz!.. Eugene, Corvallis ve başkent Salem üzerinden geceleyin bir ışık seli içindeki Portland şehrine girdik!.. Portland’ın sevimli köprülerinden geçip Kızılderili Şef Seattle’ın kentine doğru Washington State hudutları içinde yol aldık!.. Tacoma ve gün ağarmadan Seattle’daydık!!!.. Greyhound İstasyonu ve ‘Downtown’ Seattle’ın simgesi ‘Needle’ (İğne) adlı kulenin yakınındalar… Seattle’ın yaşanılası bir yer olduğunu hissediyorum!!!..

İnternet üzerinden araştırıp adresini not ettiğim ama hiç tanımadığım İdris Camii’ne geldim!.. Sabah namazı henüz kılınmıştı Northgate Avenue’daki bu şirin ibadethanede!.. Kamboçya, Filistin ve Afganistan’dan birkaç müslümanla tanıştık içeride!.. Afgan olan Ruslara karşı ‘Albay’ rütbesiyle savaşmış yaşlı bir ‘Gazi’ydi!.. Bana çay ve kahvaltı hazırladı; duygulandım!.. Çay Afganistan Bağımsızlık Savaşı’nın sembolüymüş; gözleri doldu, hatıralar canlandı gözlerinin önünde!.. ‘Allah’a cellecelaluhu. şükür; bilerek hiçbir Rus öldürmedim!..’ dedi ve ekledi; ‘Rusları esir aldım; gayemiz onları diri ele geçirip İslam dinini anlatarak dirilişlerine vesile olabilmekti!!!..’ Sabah namazımı kılıp ben de bir köşede uyudum!.. Sonrasında yürümekten parçalanmış ayaklarıma bir çift potin aldım yakınındaki Lake City’den!.. Kamboçyalı olan da beni Filistinli’nin taksisiyle Tacoma Airport yakınındaki Masjid Seatac’a teslim etti!..

Masjid Seatac… Mısır, Pakistan, Bosna-Hersek, Somali, Etiyopya… gibi farklı ülkelerden; Tebliğ Cemaati mensupları genellikle!.. Yatsı namazından sonra Mescid içinde geceyi geçirmeye hazırlanırken yanıma Afrika-Habeşistan’dan zenci bir müslüman yaklaştı; nazik bir dille beni misafir etmek istediğini, eğer lutfedersem mutlu olacağını söyledi!.. Hamza Abdi adındaki Ensar mizaçlı, Kral Negaşi’nin hemşehrisi bu mübarek İnsan Seattle’da kaldığım hafta boyunca; mülteci olarak kaldığı evindeki tek döşeğiyle battaniyesini bana tahsis edip, Kendisi yer üzerinde ve açıkta büzülerek sabahladı!.. Yemedi yedirdi, içmedi içirdi misafirine!.. Habeşistan’daki Kopt Kilisesi için onlar daha da Ruhani, Havarilerin izinde Apostolikler!.. diye de tevazu gösterdi!!!.. Vancouver için ‘Canadian Embassy’ homeless olduğumdan bana vize vermedi; Papa Jean Paul’ün mektubunu referans gösterdim, para etmedi!..

Eşcinsel iki lezbiyen ise vizelerini alıp gitti!..

Seattle-WA Birleşik Devletler’deki en güzel, en müreffeh, en yaşanabilir şehir; şiirsel ve entellektüel de!.. ‘Downtown’ bölgesindeki Kızılderili grubun açık hava konserlerini büyük zevkle dinledim!.. Seattle yeşil doğası, deniz kıyısı ve Sanat Ruhu’yla beni mest etti!.. Seattle kapitalizme karşı başkaldırının da sembolü; çünkü Salvation Army’nin (Kurtuluş Ordusu’nun) meçhul askerleri homeless kardeşlerimdi onlar, hepsini çok özleyeceğim!!!.. Cadde üzerinde oturmuş Veda İlahileri okuyan, hatırını sorduğum için beni dualarla uğurlayan entellektüel yoldaşımı!!!.. Habeş Hamza Abdi’yi!!!.. Afgan Mücahidi Gazi Albay’ı!!!..

33 yaşımı tamamlayarak yeni bir hayata başladığım Seattle benim için sadece coğrafi bir kavşak değil, eşzamanlı olarak iç dünyamın da Güneş’in doğduğu yere yöneldiği bir dönüm noktası oldu!!!.. Michigan-Flint’e Greyhound ile beni Hamza Abdi yolcu etti; Hak yoldaşlarım adına!!!..

Seattle’a çalışmaya gelen işçilerin doluştuğu otobüsle yola koyulduk, onlar Spokane’de indiler… Washington State sonrasında Montana’ya girdik; Missoula, Butte, Billings derken North Dakota… Dickinson, Bismarck ve Fargo’dan geçip Minnesota State’in başkenti Minneapolis ile St.Paul’e uğradık. Mayo Clinic’in şehri Minneapolis; St.Paul ise görkemli Katedraller’e sahip!.. Wisconsin State içindeki Madison ve Milwaukee’den geçip İllinois State Chicago ‘Downtown’a vardık.

Amish hristiyanlarından bir aileyi tanıma şerefine erdim bu İstasyon’da; sohbetimiz oldu!.. Teknolojiyi reddeden bu dindar İnsanlar geleneksel siyah fötr palto ve çarşaflı tesettürleriyle tarımsal toplum ve dini bir Cemaat olarak yüzlerce yıllık ataları gibi yaşıyorlar; elektrik, telefon, televizyon vd. teknolojiyi yaşamlarından uzak tutuyorlar!.. Amish’ler Pennsylvania, Michigan, Oregon States köylerinde yaşamaktalar!!!..

Tanıştığım bu Amish Aile’nin ataları İsviçre’den Birleşik Devletler’e göç etmişler!.. Fotoğraflarını çekmek istediğimde bana ‘Biz resime inanmayız!’ cevabını verdiler!!! Bu söz çok hoşuma gitti:) Vedalaştık!!!..

Indiana State sonrasında Michigan Eyaleti oldu istikametimiz!.. Kalamazo ve Lansing şehirlerinden sonra nihayet üçüncü günde Flint’e ulaştık!.. Kanada sınırı boyunca katetiğimiz bu Eyaletler’den dağlık ve plato olan Montana ile North Dakota haricinde hepsi yemyeşil bir bitki örtüsüne sahiptiler!..

Michigan State Birleşik Devletler’deki müslüman popülasyonun yoğun yaşadığı bölgelerden!.. İslamiyet aktüel ve canlı Michigan’da!.. Seattle’dan ayrıldığım günlerde Somali ve Cibuti’den Amerika’ya ulaşmış İslam tebliğcileri de konvoy halinde Michigan-Detroit’e hareket halindeydiler!!!..

Flint’e yirmi mil mesafede bulunan Fenton’a hareket edeceğim az sonra, taksi bekliyorum!..

Ve nihayet Fenton’dayım!.. Fenton’da Şeyh Abdullah Dağıstanî ve Gurdjief ile bağlarını bildiğim Sufi bir Cemaat ile ‘Head Office’leri (Yönetim Merkezi) var!.. Owen Road üzerindeki Ofis’e ulaştığımda herhangi bir yetkili bulamasam da, benimle İran’dan göç etmiş Ermeni asıllı bir ailenin İslam dinini seçmiş olan kızı Hatice ilgileniyor… İlgilenmek ne kelime; bana yardımcı olabilmek için çırpınıyor, didiniyor, başaramıyor ve gözyaşları sel olup akıyor!.. Çünkü O da İslam dinini tercihi sebebiyle ailesinden kopmuş bir homeless!.. Hatice ile entellektüel bir sohbetimiz oluyor; Ona ailesiyle barışmasını ve evine dönmesini öğütlüyorum, İslamiyeti tercih etmenin daha iyi bir Hristiyan olmak anlamına geldiğini izah ediyorum! Hatice ise bana yaşlı gözlerle yalvarıyor; ‘N’olur Mesih İsa aleyhisselam ile Hz. Pavlus’a (aleyhisselam) olan imanınızı gizleyin!’ diyor. ‘Bell Atlantic Yellow Papers’ üzerinden ‘Flint Islamic Center Genesis Academy’ adresini not ederek bir taksiye binip Hatice’yle vedalaşıyorum!!!..

Flint Islamic Center Genesis Academy görkemli bir külliyye!.. Cami yemyeşil ağaçların ve çimlerin tam ortasında, Okul da yanıbaşında!.. Her yer sessiz!!!.. Güneş’in son ışıkları da kaybolup karanlık çöktü!.. Bavul elimde, eşyalarımla çimlerin ortasında; yapayalnızım!.. Hava biraz serin, eğer bir rahatsız eden olmazsa çimlerin üzerinde uyuyup geceleyeceğim!.. Güneş battıktan birkaç saat sonra, insanlar gelmeye başladılar yatsı namazı için; Cami müslümanların toplanma yeri!.. Cemaat ekseriyyetle Mısır Cumhuriyeti’nden!.. Arapça lisanım fasih olduğundan benim serüvenimi ilgiyle dinlediler!.. Hepsiyle tanıştık!.. Mısır coğrafyasını ve kültürünü iyi biliyor olmamdan etkilenip şaşırdılar!.. Mısırlılar her yerdeler!.. ‘Al-Masr Ummid-Dunya!’ (Mısır Dünya’nın Anasıdır!) derler!.. Profesör Muhammed El-Baradey ile de Tucson.

Arizona University Islamic Center’da; bir Cuma vakti, ayaküsütü tanışmıştık!.. Flint İslam Cemaati beni Dr. Ahmad Zaki isimli bir fizyoterapist ile tanıştırdılar!.. Doktor Yatsı namazından sonra, evinde mükellef bir sofra hazırlattı; ikramlar faslı ardından, beni o gece Kliniği içinde misafir etti!.. Malum; Arapların asaleti sahavetindedir, yani cömertliğinde!.. Ertesi gün yine açık büfe bir ziyafetten sonra beni çok sayıda Mısır’lı tabibin kaldığı bir eve yerleştirdi!.. Mısır nüfusu kalabalık ve fakir bir Ülke; uzman tabipler dahi altı aylık vizeyle gelerek gaz istasyonlarında çalışıyor, USD (Dolar) biriktirip Mısır’a dönüyorlar!..

devamı haftaya …

Dr. Ömer Nasuhi Bildik

08 Kasım 2015

 – Haber Lotus –

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.