Ana Sayfa > İsa Avcı

Avrupa’da Koruyucu Aile ve Türkler

Sabah, bir yandan aceleyle çocukları okula hazırlarken, diğer yandan haberleri takip ediyorum. Fransa’da gurbetçi bir ailenin başına gelen traji-komik bir olaydan bahsediyor spiker. İddiaya göre Fransız komşular, Türk aileyi çok gürültü yapıyorlar ve çocuklar şiddete maruz kalıyorlar diye polise şikayet ederler. Polisler eve gelirler ve ailenin elinden beş çocuğu alarak

Tamamını Oku

Denizli’de Zamanı Aşmak

Denizli’de zaman; meşhur Delikli çınar meydanındaki, Candoğan parkında durur benim için. Ne zaman canım sıkılsa, ruhum daralsa, bir esenlik, huzur arasam Candoğan parkına gelir palmiye ağaçlarının koyu gölgesinde otururum. Tatlı, hoş bir esinti eşliğinde gözlerimi kaparken, zihnimdeki zaman mefhumunun kaybolduğuna ve eski zaman dervişleri gibi tay-ı zaman yaptığıma şahit olurum. Bulunduğum

Tamamını Oku

Oğlum ve Yahudi Çocukları

Gecenin karanlığını aydınlatan ışık huzmelerini oğluma nasıl izah etmeliyim? O, bu ışık patlamalarını havai fişek gösterisi sanıp ellerini çırparak seviniyor. Oysa onlar Gazze üzerine sağanak halinde yağan bombalardan, füzelerden başkası değil. Henüz oyun çocuğu o, dünyadaki kirli siyaseti, kin ve nefret dolu savaşları idrak edemeyecek kadar küçük. Onun hiçbir ırka, dine ve

Tamamını Oku

Ramazan Ayına Özel Kampanyalar

Sade bir vatandaş olarak derdimizi kime anlatalım. Kamu ya da özel kuruluşların vatandaşı memnun etmeyen, onu madden, manen ve sağlık açısından zarara sokan uygulamalarını kimlere şikayet edelim. Konuyla ilgili isteklerimizi, uyarı ve ikazlarımı kimlere, nasıl yapalım. BİMER diye bir kuruluş var. Herkes e-devlet vasıtasıyla şikayetlerini, isteklerini iletebiliyor. Ben de birkaç sorunu

Tamamını Oku

Taşeron Canavarı

Bir baştan bir başa sarmış memleketi taşeron canavarı… nasıl da beslemişler? Nasıl da semirtmişler?... Milletin kürsüsünden, milletin gözünün içine baka baka… en yetkili ağızlar bu kölelik, sömürü düzenidir itirafında bulunurken… doymamış, doyuramamışlar… daha yok mu diyor alev alev yanan cehennem ateşi gibi… işçinin emeğini, alın terini silmiş süpürmüş… çocukların hayallerini,

Tamamını Oku

Euro Onların Dertlerine Derman Olmuyor

  Bir kömür madeni hükmündeki şehirler… Karanlık galerilerinde düşe-kalka yürüyoruz. Ruhlarımız mengenenin kıskacında lime lime, havasızlık dayanılacak gibi değil, yolun sonu ise çıkmaz sokak. Arıyoruz yaşam odalarını… İçinde dostların ve kitapların olduğu. Menzile ayaklar ile değil yürek ile gidilir, gönül ise sohbet ister dostların kucağında. İyi insanlar iyi atlara binip mi gittiler? Kalanlar son

Tamamını Oku

İhtiyar Çocuklar

Yüreğimde sana yardım etme arzusu filizlenmeye başladığında henüz bir çocuktum. Beş, altı yaşlarında olmalıydım. Siyah beyaz ekrandan sekiz haberlerine bakıyordum. İki asker seni aralarına almış, kollarını taşlarla ceviz kırar gibi kırıyordu. Böyle bir görüntüye bir anlam verememiştim önce, ama yüzündeki o acı ifade çocukluk yüreğime bir kor olup düşmüştü. Sen Filistinli

Tamamını Oku

Mütrefinler ve Lüks Hayatlar

Anadolu’nun şirin bir ilçesinde şöyle bir olay yaşanır. Müftü Efendi, imamlardan bankanın verdiği promosyon paralarını müftülüğe teslim etmelerini ister. Hayırlı bir iş yapılacağını düşünen imamlar paraları alıp müftülüğe teslim ederler (banka promosyonların caiz olup olmadığı konusunda ulema ihtilaf halindedir, ekser ulema caiz olmadığını söyler) Müftü efendi bu paralarla müftülüğe son

Tamamını Oku

Mealler Perspektifinde Soru ve Cevaplar

Son zamanlarda bir takım vakıf ve cemaatler meal, ilmihal, siyer yarışmaları düzenliyor. Hayırlı iş yapıyorlar, böylelikle unutulan bilgileri hatırlamış ve bilinmeyen mevzuları öğrenmiş oluyoruz. Ben de bu yarışma kervanına katılanlardanım ve gece gündüz Kuran meali okuyorum. Kuran mealini daha önce de ara ara okumuştum, fakat böyle dikkatli, ayetleri inceleyerek, sureleri

Tamamını Oku

Bu Ülkenin İnsanları

Hangi bir millet onlar kadar cefâkar. Hangi bir ulus onlar kadar fedakâr. Onlar kadar itaatkâr, tahammüllü, sabırlı başka millet var mı acaba yeryüzünde? Tüm bu güzel hasletleri bünyesinde toplamış bu ülkenin insanları gittikleri her yerde önce gönülleri fethetmiş sonra da ülkelerin, şehirlerin kapıları kendiliğinden ardına kadar açılmış. Yıkmadan, yakmadan ve

Tamamını Oku

“Ben, Femur” ve Üniversite Hastaneleri

Kitabın adı: Ben, Femur. Kent Kitap'tan (Lotus Yayın Grubu) çıkmış. Yazarı: İsmet Emre. Dünyada ilk kez yayınlanan bir kemiğin romanı. Olaylar silsilesi kemiğin dilinden anlatıldığı için ayrıca ilginç. Kitap 2008 yılında basılmış. Böyle bir kitabın varlığından yeni haberdar oldum, ve kitabı bir solukta okudum. Bunda en büyük etken şüphesiz bir sağlık

Tamamını Oku

Aidiyet Duygusu ya da ‘Araf’ta Yaşamak

“…Sevse de, nefret de etse, Avrupa dediğimiz şeyle başa çıkmayı öğrenmesi gerekecek. Bilgisini kendi kimliğine, nereli olduğuna dair kendi kavramıyla birleştirmesi gerekecek. Burada yaşamaya karar verse de vermese de, doğduğu yer burası. Ben burada doğmadım. Buraya geldim, kaderim hiçbir zaman tam çözemediğim bir şekilde bu kıtanın toprağına bağlı. Benim hiçbir

Tamamını Oku

Son Akşam Namazı

Hz. Peygamberin güzide ashabına kıldırdığı son namaz, vefatından üç gün önceki akşam namazıdır. Bu namazda zamm-ı sure olarak Mürselat suresini okumuştur. Düşünüyorum da hangi bir din görevlisi; müezzin, imam, kayyım, müftü, vaiz… vs Hz. Peygamberin aziz hatırasına istinaden akşam namazlarında (en azından Perşembe akşam namazlarında) Mürselat suresini okuyor. (Mürselat süresi

Tamamını Oku

Üstad’ın Denizli Günleri

Bir insan düşünün ki; devrinin tüm müspet ve dini ilimleriyle mücehhez, “zamanın harikası” ünvanı ile taşradan kalkıp, hilafet merkezi İstanbul’a gelsin, kısa sürede kendini ilim çevrelerine kabul ettirsin, yüksek ilim paye ve rütbelerine nail olsun, iltifat-ı şahaneye mazhar olsun. Milli mücadeleye desteği neticesi Ankara’ya davet edilsin, büyük bir devlet merasimi

Tamamını Oku

Hafız Ali Ağabey‏

Denizli'de bir zamanlar tarihe şahitlik etmiş olan Denizli Hapishanesi 2005 yılında yıkılarak yerine Belediye Meclisi kararı ile yeraltı otoparkı ve yeşillik alan yapıldı. Şimdi bu kapalı otoparka her gün yüzlerce araba girip çıkıyor. Üstteki park alanında sevgililer el ele dolaşıyor. Öğle tatilinde insanlar banklara oturup dinleniyorlar. Parkın hemen bitişiğindeki Hayme

Tamamını Oku

Osmanlıca

Aslında her şey yazıya da fotoğraf olarak seçtiğim bu taşla başladı ve Konya yolculuğunu da unutmamak lazım tabi. Denizli’nin sanayi bölgesinde kalmış olan bir mezarlık var; İlbadı mezarlığı. Tarihi, Türklerin Batı Anadolu’yu fetih yıllarına kadar dayanır. Burada kimler medfun değil ki; hayatı filmlere konu olacak kadar ilginç bir kadın komutan Fatma

Tamamını Oku

Cemalnur Sargut Hoca Hanım’ı Dinlerken

Bir dostum, 'tasavvufa yönelmemde Cemalnur Sargut Hoca’nın sohbetlerinin büyük tesiri oldu' dediğinde hafızamda Hoca ile ilgili ilk görüntü şöyle idi; göğsüne kadar uzanan beyaz sakalı, başında sarığı, sırtında cübbesiyle, nur yüzlü, tonton bir şeyh efendi. Kafamda böyle bir silüetin oluşmasında şüphesiz en büyük etken Hoca’nın ismindeki  “nur” kısmını atlamış, sadece

Tamamını Oku

Trafik Canavarı

Trafik canavarı diye bir şey yok. Biz ürettik onu. Bir kılıf bulmak için. Öyle hızlı öyle aceleci, dikkatsiz halimize. Kelimeler masumdur aslında. Hatalarımızı, beceriksizliğimizi masum kelimelerin cılız omuzlarına yükledik. Böylelikle yakamızı kurtaracağımızı, işin içinden sıyrılacağımızı sandık. Çözümden ziyade kolaycılığa kaçtık. Her işimizde olduğu gibi. Trafik canavarı, enflasyon canavarı, deprem canavarı, terör

Tamamını Oku

Gönül Dostuna Yolculuk

Gönle aşk düşünce, ben de yollara düştüm. Yolum aşk yolu, yolculuğumun aşk yolculuğu… Ve ben Konya’ya Hz. Pir’e, Mevlana’ya gidiyordum. O güne kadar Hz. Pir ile alakalı kafamdaki bilgiler; dağınık, kırık dökük hattâ karmakarışıktı. Her iş yerine asılan ve Mevlana’ya atfedilen yedi öğüdü biliyordum mesela. Gel, gel yine gel şeklinde başlayan

Tamamını Oku

Su

Mübarek Ramazan’da suyun hayatî kıymet ve önemini bir kez daha anladım. Öyle ki iftardan sahura fasılasız su içebilirim. Gün boyunca da sudan müteşekkil bir adam olarak kâh çalışma masamda oturur kâh caddelerde dolaşırım. Bu arada iftara kadar buharlaşırım da buharlaşırım. Yok olmanın son noktasında minareden yükselen ezan sesleri imdadıma yetişir ve ben Hoca’nın Allah-ü

Tamamını Oku