Ana Sayfa > Manşet (Page 2)

Düşünme

Son zamanlarda okumaktan daha çok düşünmeye başladım .  Düşüncesizce okumalarımdan pişmanlıklar duydum ama bunu sessizce yaptım, kimseler duymasın diye. Düşünmeye Başladım Kuran’da “düşünmek” ifadesinin versiyonları “okumak”tan çok olduğu halde alimler toplumlara “okumayı” daha çok tavsiye etmişler. Peki ama düşünmeden okumak veya okuduktan sonra düşünmemek ne kadar fayda sağlıyor insana? Ve okudukları, okuyanı

Tamamını Oku

Felsefe öğretiminde Peygamberimizle yolda/yoldaş olmak

Giriş Felsefe, varlık (Tanrı-evren) bilgi ve değer üzerine rasyonel/tutarlı ve eleştirel düşünceler üretir. Bu anlamda var olması için başka bir varlığa muhtaç olmayan varlık diye tanımlanan Tanrı, insanlara dünyada refah, ahrette felahlarını sağlayacak ilkeler bütünü (ed-Din) ilk insan/peygamberler vasıtasıyla göndermiştir. Bu bilgelerin hayata nasıl aktarılacağını, uygulanacağını peygamberler (nebi/rasül) bizlere göstermiş, her

Tamamını Oku

Yine, yeni, yeniden

Ağustos böcekleri sustu. Her sabah tan yeri ağarırken ötmeye başlayan cırcır böcekleri Eylül ayının geldiğini sezmiş gibi bu sabah bir anda sessizliğe gömüldüler. Kim bilir belki adlarının hakkını vermek istercesine Ağustos böcekleri Ağustos bitince çalgılarını toplayıp başka memleketlere doğru uçup gitmiş bile olabilirler.. Yaz boyu kendini iyiden iyiye özleten rüzgar artık

Tamamını Oku

Türk Ocağı’nda Anadoluculuk, Türkiyecilik, Memleketçilik tartışmaları

Sunuş 26 Ağustos 1071/1922 Türk tarihi açısından son derece önemli, ilkinde Sultan Alparslan Malazgirt Zaferi’ni kazandı ve Anatolia bir “Türkeli” oldu. İkincisinde Gazi Mustafa Kemal önderliğindeki Türk Ordusu Dumlupınar’da Büyük Taarruz’u başlattı. Bu satırların yazıldığı gün; yani 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve/ya  Sakarya Meydan Muharebesi denilen zafer kazanıldı. Bu iki zafer

Tamamını Oku

Malazgirt ve Büyük Taarruz zaferlerini Anadolu’nun yurtlandırılması ve Anadolu Rönesansı bağlamında okumak

Giriş: Ağustos Türk’ün zafer ayıdır. 26 Ağustos 1071 Malazgirt, Otlukbeli (1473), Çaldıran (1514); Mercidabık (1516), Mohaç (1521), Kıbrıs (1571), Sakarya (1921) ve Büyük Taarruz zaferleri hep ağustos ayı içinde oldu. Malazgirt zaferiyle  Anadolu, Atayurttan getirilen temel değerlerle vatan kılındı ve Anayurt oldu. Yine aynı gün de yani 26 Ağustos 1922 günü

Tamamını Oku

21 Ağustos 2017, Tam Güneş Tutulması (Saros 145)

''Gizemli tüm beklentiler adına; niyetlerimizi gölgelerden arındırarak, ışığa yöneltelim.'' Tam Güneş tutulması, sabit yıldız Regulus'un yakınında ve Aslan’ın kalbinde gerçekleşiyor. Güneş, Aslan takımyıldızının içinde bulunacak. Regulus’la, önemli politik dönüşümleri ifade eden bağlantılar kurulurken, enerjisi, yeni girişimlerde başarı sağlayacaktır. 6 ay süre ile, bu Güneş tutulması, bir döngünün sonu ile, yeni bir

Tamamını Oku

Melek göksel cisimciliği

- MELEKLERLE İLETİŞİM ÖNERİLERİNE OBJEKTİF BİR BAKIŞ - Sığınılacak manevi limanlar ve buna değer katacak olguların arayışı sürüp giderken, Yeniçağ akımlarının büyük kısmına dahil edilen sertifika sistemi; çeşitli koçluk ünvanları için fırsatlar ortaya atmaktadır. Bunlar arasında, oldukça yaygınlaştırılan meleklerle iletişime geçme düşüncesi de var. Artık, ‘’Melek Koçları’’, meleklerle iletişime geçtiklerini, size de

Tamamını Oku

Ortaya karışık

Yaş aldıkça oturur sandım bazı şeyler. Kişilik oturuyor da ruh hali falan da oturur, bi’yaştan sonra fazla gel-git yaşamam iç dünyamda sanıyordum. Yıllar geçiyor, zaman ilerliyor, her yıl +1 ilave ediyor yaşcağızıma. İçim durulacağına kabaran okyanuslar misali coşuyor. Ruh halim dinginleşeceğine sarsılıyor, bunca zaman içimde oturttum, yerli yerine yerleştirdim sandığım

Tamamını Oku

Fatıma’nın eli, Hamse sembolü

Bu sembolün ilk kullanım izleri Akdeniz'e yayılmış medeniyetlerle başlar. Fenikeliler, Kartaca'nın koruyucu tanrıçası ve Ay döngüsünün denetleyicisi Tanit'i temsil etmek için bir el imgesi seçmişlerdir.  Tanit, tarım bolluğunu koruyan yağmuru taşırdı. Hz. İsa’dan önceki yıllarda şimdiki Tunus topraklarında Kartacalılar başarı için, güçlü dilekleri için Tophet’lerde çocuk kurban ederlerdi. Tunus'ta Bardo

Tamamını Oku

Resilyans gücü ve dayanıklı, esnek kişilik geliştirme

‘’Ona bir ok atıldı ve O, bu oku yakaladı. Ve ondan yayını yaptı. Okun kendisine gelişini denetleyemezdi ama, oku dönüştürmüştü !’’ İnsanların bir kısmında rastlanılan, ancak genetik olmadığı düşünülen ruhsal bir yeti, bir güç bulunur. Anlamlandırmak gerektiğinde; adeta tehlikeli bir yar kıyısında dururken, başı dönmeden dibe doğru bakabilme cesaretini çağrıştırır.

Tamamını Oku

Ayşe Teyze mutlu ama…

5 sene önce başladılar kazmaya. Gece gündüz bitmeyen inşaat sesleri, en karanlık geceyi bile gündüze çeviren dev projektörleri ile hayatımızın içine… dahil oldu. Günden güne yükseldi, yükseldi, bir gün baktık ki mavi gökyüzünü artık göremez olmuşuz. Onun yerine dev bir binanın koyu gölgesi düştü salonumuzun orta yerine. Perdeyi aralayarak korku

Tamamını Oku

Kudüs’ü Gezi/yorum -III- İbrahim Mescidi utanç duvarı, Zeytindağı

18 Mart 2017 sabahı erkenden hareket ettik, hemen Mescid-i Aksa yanındaki Zion/Siyon tepesindeki Hz. Davud makamını ziyarete geçtik. Museviler malumunuz King/kral derler bu peygamberimize.  Doğu Kudüs’e girilen kapı da hala İsrail askerlerinin kurşunları duruyor, buradan da girmek gerek şehre ama kafile ve zaman yok. Yani bu sefer birkaç kişi ile

Tamamını Oku

Kudüs’ü Gezi/yorum -II- Kubbetü’s-Sahra

17 Mart 2017 Cuma saat 10 sularında Mescid-i Aksa’ya tekrar döndük, Kubbetu’s-Sahra’yı Nebi Mihrabını ve Miraç kümbetini selamlayarak doğrudan adı üstünde Cuma/Kıble mescidine girdik. Ne bileyim gece görmek sanki bana da iyi geliyor, sessizlik sakinlik ve pırıl pırıl parlayan binalar, birden güneşin altında durgunluğa geçmiş gibi. 1993 yılında Mekke’ye de

Tamamını Oku

Kudüs’ü Gezi/yorum -I- İbrahimî geleneğin kalbi: Kudüs

1992-1993 öğretim yılında Ürdün Amman Üniversitesinde araştırma için bulunmuştum. Oradayken Mısır ve Suudi Arabistan ziyaretleri yapmıştım. Şam ise zaten yol üstündeydi. Mekke ve Medine ziyaretlerinden sonra bir saatlik uzaklıkta bulunan Kudüs’e gidip 3. Mescid-i haremimizi ziyaret edemememin burukluğunu hep içimde hissettim.  Amman’da da güzel insanlar ve anılar biriktirmiştik, onun için

Tamamını Oku

Bodrum Bodrum

"Kaç kişiydik o zaman, bak? Kaç kişi kaldı şimdi?" Nasıl anlatsam, nereden başlasam? Bodrum Bodrum, Bodrum Bodrum!" Bodrum'da yaşamaya başlayalı bu baharda tam 12 yıl olacak. Pek çok kişi Bodrum'un yalnızca yaz yüzünü bilir. Onlar için Bodrum denince akla ilk gelen deniz, kum ve güneştir. Bodrum demek tatil demektir; tatil demek Bodrum demektir. Oysa

Tamamını Oku

Aura enerjisi ve aurik ışığın yenilenmesi

"Temizlenmiş Aura, kişiye özgü bir kıyafet gibidir." Tüm canlılar, biyoplazmik enerji kozalarına sarılıdır. Canlıları çevreleyen parlak, yaşamsal enerji alanı olan Aura, oval ışınımı, insan bedeni etrafına yayılır ve tıpkı dahili organları koruyan deri tabakası gibi, dışımızda aurik alanı kurarak enerjiyi korur. Cildimize özen göstermenin önemini bilirken, Aura’mızın temizliği ve güçlenmesi için

Tamamını Oku

Balıkçı olsam…

Sabahın ayazında, koyu karanlıklarda başlar onların mesaisi. Ekmek tekneleri gün doğmadan çok önce açılır denize. Ağlar serilir, oltalar atılır, gün doğumunu seyrederken ilk cigaralar yakılır. Kuşlar bile güne yeni uyanırken, balıkçı çoktan başlamıştır mesaisine. Üstünden daha sis kalkmamış gibi tüterken deniz, sandala vuran cıp cıp sesiyle göz kapakları ağırlaşır balıkçının... Maviden önce kızıldır denizin rengi.

Tamamını Oku

Kars’taki Almanlar, Malakanlar ve Tolstoy

Şubatın son haftasında çıkacağım Kars seyahati için planımı bir ay önceden yapmıştım. Kışın en soğuk zamanına denk geliyordu bu yolculuk, ama ne de olsa ben bir kış çocuğuydum. Eksi derecedeki soğuk hava beni korkutmuyor, tam tersi heyecanlandırıyordu. Kars Harakani havaalanında başlayacak olan gezim üç gün sürecek ve Erzurum'da sona erecekti. Neredeyse

Tamamını Oku

-Köyden İstanbul’a, İstanbul’dan Londra’ya- Tottenham Çocukları kitap incelemesi

Sık sık dünyanın hiç de yaşanası bir yer olmadığını düşündüğüm bu son günlerde elime geçen ve bir çırpıda okuduğum son üç kitap da bu düşüncemde beni haklı çıkarır cinsten oldu. Önce Zülfü Livaneli'nin Huzursuzluk kitabında Orta Doğu'nun kanayan yarasına ve kadınların bitmez çilesine tanıklık ettim, ardından Oğuz Atay'ın Tutunamayanları ile

Tamamını Oku