Ana Sayfa > Köşe Yazıları > Küçük Burjuvalık

Küçük Burjuvalık

Sevinçleri, sevimlilikleri, tutkuları, kaprisleri, kıskançlıkları, ucuzlukları ve düşünce hayatından uzak oluşlarıyla onlar küçük burjuvalardır, iyi aile çocuklarıdır. Tüm idealleri birer büyük burjuva olmaktır ya da en azından büyük burjuva gibi olmaktır. Çünkü onlara göre varılması gereken yer orasıdır. Ne başkalarının uğradığı haksızlıklar, acılar, felaketler onları ilgilendirir ne dostlukların arkadaşlıkların değeri vardır. Vicdanları vardır ancak küçük ve göstermeliktir. Sorumluluk duyguları vardır ancak sıkıya gelinceye kadar. Onurları vardır ancak gücün karşısında ya da çıkarlar söz konusu olduğunda paramparça olan cinsten. Özverileriyse terfisi gelsin, maaşına zam gelsin dualarıyla bir dilenciye bir lira atmanın ötesine geçmez. Onun için onlara küçük denmektedir. Asıl olan çıkarlardır. Bir küçük çıkar için en yakın arkadaşlarını kolaylıkla satabilirler. İdeoloji, bilim, tarih, demokrasi onlar için yalnızca varlığı bilinen ve herhalde gerekli ve önemli şeylerdir ancak üniversitede bir öğretim üyesi olmak söz konusu olmadığına göre ilgi alanlarının dışında kalması olağandır. Olabildiğince modern döşenmiş bir ev, bir araba, bir yazlık onların dünyasında olması gereken temel değerlerdir. Bir akşam yemeğini arada bir de olsa dışarıda yemek, turlarla gezilere, kesinlikle yaz tatiline çıkmak, karşılıklılık esasına ve çıkarlarına uygun olarak edindikleri dostlarını yemeğe davet etmek, davetlere gitmek, dans etmek, çocuklarını kolejlere vermek hayatın kendisi olan ihtiyaçlardır. Bu dünyada turistik bir yaşam sürerek ömürlerini tüketmekten başka bir yaşam tarzını düşünmeleri söz konusu olmamıştır. Ebedi turistlerdir. Onlar için dünya yaşanılacak iyi yerdir.

Elin kavgası gürültüsü patırtısı onları ilgilendirmez. İdeolojiler, dünyada olup bitenler onları ilgilendirmez. Uçuşkan hazların, günübirlik yaşantıların insanlarıdırlar. Yemek, içmek ve seks temel değerlerdir ve yemenin, içmenin iyisi, seksin fantastik oluşu onlar için mutluluğun reçetesidir. Yaratıcılıkları modayla sınırlanmıştır. Maymundurlar. Birbirlerini görerek, taklit ederek, izleyerek cesaretlenirler. Renkli ve ışıltılı salonlarda boy göstererek, jestler ve mimiklerle yaklaşımlarda bulunarak toplumsal olurlar.

Siyaseten hafif solcudurlar, sosyal demokrattırlar, hiç bilgisine sahip olmadıkları, bir olasılık az buçuk oldukları Atatürk, onlar için yaşam tarzlarına uygun gelen serbestliğin, modernliğin karşılığıdır. Kısacası solculuk, Atatürkçülük işlerine gelir. Sosyalizmse komünizmdir dünyanın dışladığı bir şeydir, aşırı uçtur, o kadarı da olmaz elbet, yani kötüdür. Moderndirler çünkü modernlik, batıdır, modadır, mini etektir, bikinidir; anlayış olarak küçük kaçamaklar, küçük tat almalardır; cafeler, barlar, salonlardır bu nedenle iyi bir şeydir.

Dekoratif beyinlerdir. Yüz küsur metrekare sığınaklarını nasıl düzenleyeceklerine ilişkin fikirleri memleketin bütün vitrinlerini seyrederek edinirler. O evlerdeki mobilyaların bir yerindeki kitap bölmesinde en büyüğünden küçüğüne kuşe kâğıda baskılı kitaplar renkli sırtlarıyla süstür. Kültürlü insan görüntüsü vermeye son derece meraklıdırlar. Okudukları varsa onlar kişisel gelişimle ilgili kafalarındaki sorulara yine kafalarındaki cevapları veren (başka türlüsünü nasıl anlasınlar) kitaplardır.

Kültürsüzlüklerini ya da cehaletlerini örtülemenin ustalarıdırlar. Önce modayı bir kültür olayı olarak yaşarlar. “Nezih” diye adlandırdıkları yerlerde nasıl davranacaklarının bilgisi de onlara göre bir kültür olayıdır. İstanbul ağzı, kültürlü olmanın olmazsa olmazıdır. İşin içine bir de iyi kötü okullu olmayı koydunuz mu standart kültürlü insan ortaya çıkmış olur. Bu tip, benlik sorunu yaşar. Tutunabileceği sağlam ilkeler, inançlar, doğrular yoktur. Bu nedenle kendine inancı da söz konusu değildir. Hayatın zorlukları karşısında ne yapılacağını bilemeyeceklerinden o zorluklara hiçbir şekilde yanaşmazlar. Dolayısıyla o zorlukların içinden gelmiş insanların karşısında hafif sıklet kalırlar.

Az önce değinir gibi olduk. Onları belirleyecek kesin ölçü paraya olan tutkularıdır. Alamayacakları kuşkusunu taşıdıklarında kesinlikle borç verip iyilikte bulunmazlar. Bu nedenle pire kadar alacakları için başkasının yorganını yakmaktan hatta yaşamlarını karartmaktan kaçınmazlar. Sözgelimi size borç vermiş ve karşılığında da “ölürsek, kalırsak” gibi sözlerle senet almış olsunlar. Çok çaresiz olduğunuz için süresinde ödeyemeyin. Sizin o çaresizliğinizi görüp de paralarını alamayacakları kuşkusuna düştükleri anda dostlukları bitmiştir; senedi işleme koyarlar ve evinize haciz getirirler. O eşyaların yok pahasına satılması onların vicdanlarında en küçük bir sızı yaratmaz. Üstelik sizi suçlamaktan geri kalmazlar: “Paramızla rezil olduk, iyiliğimizin karşılığını böyle aldık,” gibi.
Özetleyecek olursak küçük burjuvalık aşağıdaki gibi maddelenir:

1-Çıkarcıdırlar. Çıkarları kesinlikle her şeyin önündedir.
2- Müthiş fırsatçıdırlar. Hangi ürünün nerede indirimde olduğunu şaşırtıcı biçimde bilirler.
3- Korkaktırlar. Tavuk cinsidirler.
4- Haz duygusunu temel alan yanları vardır. Mutluluk haz almak demektir.
5- Hazzı temel aldıkları için serbestlikten yana olan siyaset kendilerine uygun düşer. Hafif solculukları, ilericilikleri bu nedenledir. Ancak kesinlikle güvenilmezdirler. Çıkarlarına uygun düşecekse mazeretler bularak faşist bir partiye oy verecek ölçülerde dönek olabilirler.
6- Modernist bir yaşam tarzı idealleridir. Büyük burjuva kriterlerine göre davranırlar. Maymundurlar. Gerçeklere göre değil moda olana göre yaşarlar. Bu nedenle düşünce üretmeye, bu nedenle okumaya gereksinim duymazlar. Okumamalarının bir nedeni de okuduklarını anlamakta zorlanmalarıdır. Seminer, konferans, sergi gibi etkinliklerle idare etmeye çalışırlar.
7- Tembel, uyuşukturlar. Rahat düşkünüdürler. Gezi, tutkularıdır. Bunun için paranın gerekliliğini elbet bilirler. Ancak onlar her şeyi ucuza getirmenin ustasıdırlar. Tek istekleri parayı sorun etmeksizin turistik yerlerde harcama yapabilecek ölçülerde rahat bir konuma gelebilmektir. Ebedi turistlerdir. Fotoğraf çekerler.

Halil İbrahim Balkaş

© Halil İbrahim Balkaş

(Tüm hakları Halil İbrahim Balkaş’a aittir. İzinsiz yayınlanamaz)

– Haber Lotus –

HLotus

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.