Ana Sayfa > Felsefe

Ikigai, yaşamak için bir değer bulmak!

Ikigai bir Japon kavramı. Japonlara göre, herkes bir ikigai'ye sahip. Bunu bulmak, uzun bir arayışı gerektirebilir, ancak önemlidir. Bireyin ikigai keşfinin, yaşamına dopdolu anlamlar getireceğine inanılmaktadır. Ikigai terimi, iki Japon kelimesinden oluşuyor: Iki; "yaşam, canlı" ve Gai; "an etkisi, değer, fayda''. Yaşamı yaşamak için bir sebep, insanı yaşamaya değer kılan şey

Tamamını Oku

Felsefe ve Hikmet kavramlarını bir hadis bağlamında müzakere etmek

Felsefeyi bir “hayat tarzı” olarak görüp, yaşadığımız sorunlara dair “kaygılarımızı paylaşmak”, bunlara çözüm önerileri üretmek veya mevcut çözüm önerilerini tutarlılığını test etmeye yarayan hazır bulunuşluk sağlayarak alternatifleri çoğaltmak olarak görüyoruz. Bu açıdan bize göre bilgelik sevgisi (Philosophia) ancak insanlığın fikri birikimini rasyonel, eleştirel ve mukayeseli okumalarla edinilebilir. İşte bu nedenle

Tamamını Oku

Felsefe öğretiminde Peygamberimizle yolda/yoldaş olmak

Giriş Felsefe, varlık (Tanrı-evren) bilgi ve değer üzerine rasyonel/tutarlı ve eleştirel düşünceler üretir. Bu anlamda var olması için başka bir varlığa muhtaç olmayan varlık diye tanımlanan Tanrı, insanlara dünyada refah, ahrette felahlarını sağlayacak ilkeler bütünü (ed-Din) ilk insan/peygamberler vasıtasıyla göndermiştir. Bu bilgelerin hayata nasıl aktarılacağını, uygulanacağını peygamberler (nebi/rasül) bizlere göstermiş, her

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (4): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 4. Türk düşüncesini felsefenin diliyle anlatmak” için ya da daha müşahhas bir ifadeyle “Türk Felsefesi’ni  hayata geçirmek” için hakim kılınacak bir metodoloji olabilir mi? Bu metodolojiden bir “ideoloji” oluşturulabilir mi? Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanımızı mutlu ve müreffeh kılacak, huzura kavuşturabilecek yeni bir bilgi, bilim ve medeniyet

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (3): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 3. “Türk Felsefesi”nin temel prensipleri ve teklif ettiği değerleri neler olabilir ya da olmalıdır? Öncelikle İslam, Türk ve Felsefe kavramlarından ne anladığımı arz edeyim. Malum, kavram bir nesnenin zihinsel tasavvurudur.  Felsefe; varlık, bilgi ve değer alanlarıyla ilgili sorunları rasyonel ve eleştirel yöntemlerle müzakere ederek sistematik, tutarlı bilgiler üreten faaliyetlerin tamamını

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (2): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 2. Türk tarihi ve coğrafyasında, eski zamanlardan bugüne devamlılık halindeki Türk düşüncesi ve Türk kültürünü, bizim için yerel amaçla ama dünyaya da evrensel mesajlar verebilecek güçte felsefenin diliyle anlatmak mümkün müdür?  Bu noktada bir “Türk Felsefesi” öne sürmek mümkün olabilir mi?    -Tabii ki, Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırmak projesinin amacı tam

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (1): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 1.  Felsefe yaparken genel olarak bütün arayışların temelinde “varlık fikri / varlık anlayışı” olduğu kabul edilir. Özgün “varlık anlayışı” na dayanarak insanlığa yön veren dünya görüşlerinin bir felsefeden yola çıktığını söyleyebilir miyiz? Bir diğer ifadeyle bir felsefi anlayışın bir “dünya görüşü” oluşturabilme imkânı olur mu?   -Evet öncelikle bilgelik/hikmet arayışının serencamını ifade

Tamamını Oku

Yeni Bir İslam Medeniyeti Tasavvuru İçin Hoca Ahmed Yesevi ve Yönteminin Önemi

Giriş: Durum Tespiti: Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanlığı huzura kavuşturabilecek yeni bir medeniyet tasavvuru üzerine düşünmek gerekiyor. Dini ve metafizik değerlerden arındırılmış seküler, maddeci-pozitivist bilgi, bilim tasavvuru ve bunlar üzerine kurulu Batı medeniyet anlayışının sosyo-politik alanda küreselleşmesiyle insan insanın kurdu haline geldi: Kitle katliamları yapılmaya; bireysel anlamda bencillik,

Tamamını Oku

Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırmak: İhsâu’l Ulum Merkezli Okuma

Emrah KANLIKAMA Giriş: Farabi’nin İhsa’ül Ulûm[1] adlı eseri, faydası ve içeriğinde ihtiva edilen bilgi/görüşlerin zenginliği açısından İslam Felsefesi’nin kurucu metinlerinden birisi olarak kabul edilebilir. Zira eser, henüz XI. yüzyılda iken bile İbn-ü Said tarafından tüm felsefe öğrencilerine “Felsefeye Giriş” niteliğinde okutulmuş, daha sonrasında ise eserin kıymeti harbiyesi üç kez Latinceye bir kez

Tamamını Oku

Bugünün İlahiyatı Nasıl Olmalıdır?

Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve İSAV işbirliğiyle “Bugünün İlahiyatı Nasıl Olmalıdır? Sorunları  ve Çözümleri”  konulu Çalıştay (1-4 Haziran 2014 Kozaklı / Nevşehir)  düzenleniyor. 50 üzerinde akademisyen,  Ağustos 2013 yılında  başlayan müfredat tartışması ile başlayan süreci değerlendirmek, mevcut sorunlara olası çözüm önerileri üretmek gayretinde. Bildiriler merkezli bir beyin fırtınası hedefleniyor, inşallah

Tamamını Oku

Bir Zihniyet Problemi Olarak “Felsefesiz İlahiyat”

Ağustos ve Eylül 2013 tarihleri Türkiye Yüksek Eğitim ve Öğretim Tarihi açısından çok boyutlu incelemeyi hak edecek bir sürece işaret etmesi açısından önemlidir.  Bu  süreci farklı açılardan incelemeyi hedefleyen bir dergi ve yönetiminin talebi üzerine tarafımdan kaleme alınan yazının giriş kısımını takdim edeyim. Durum Tespiti 12 Eylül 1980 fiili askeri darbe,

Tamamını Oku

YÖK’ün İlahiyatlara İlişkin Erk Kullanımında Yöntem ve Ahlak

Bu yazı İlahiyat Fakülteleriyle ilgili tasarruflarda bulunan YÖK’ün tutumunu teolojik olarak değerlendirmekte ve bu Kur’an-ı Kerim’in yönetim erkini elinde bulunduran insanların içine düştükleri veya düşürüldükleri bir hâle dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Bize ışık tutacak ilk ayet-i kerime şu şekildedir: “Onların yanına yanaşıklar/ kötü danışılanlar yerleştirmişizdir. Geçmişlerini ve geleceklerini onlara güzel gösterirler. ...

Tamamını Oku

Felsefesiz İslami İlimler Ne İşe Yarar?

Bugün ülkemizin kritik bir eşikten geçtiğine; yükseliş ve ilerleme borazanlarının yarattığı panayır havası ve gürültüsünün içerisinde fark edilmeden, sinsice toplumsal/siyasal bedene sirayet eden çöküş ve hastalığın izlerine şahit olmaktayız. Bu hastalığın adı dinden nemalanan, sinsi despotik parti demokrasiciliğidir. Neden sinsidir? Çünkü modern ve demokratik diye tabir edilen ilke ve değerlerle

Tamamını Oku

Bir Felsefecinin Diliyle “Hakikat”in Nihai Temsilcisi Olarak Peygamberimiz

Takdim: İnsanlığın birikimini felsefe/düşünce tarihi başlığı altında inceleyen ilim dallarının budanması, İslam Ahlak felsefesi gibi derslerin ise tamamen kaldırılarak yapılacak bir din öğretimin neliği üzerine bir süredir ciddi müzakareler oluyor.  Yönetimi ele geçiren ve güçe sahip olduğunu sanan herkes bir şekilde ilahiyat fakülteleri müfredatı ile oynuyr. Kendi “iyi tasavvuru çerçevesinde tanzimatlar

Tamamını Oku

Yeni İlahiyat Programı Üzerine Değerlendirmeler

   “Yarın için, bu günün öğrencilerini, dünün okullarında eğitemeyiz.” YÖK Genel Kurulu’nun 15.08.2013 tarihinde aldığı İlahiyat/İlahiyat Bilimleri/İslami İlimler/Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi Müfredat Programının Değiştirilmesi hususunda oy çokluğu ile karar alınmıştır. Bu alınan karar bir müfredat programı ile birlikte bir üst yazı ile fakültelere bildirilmiş ve yeni programın bu dönemden itibaren bütün

Tamamını Oku

Marmara İlahiyat Hocalarından Yeni İlahiyat Müfredatına Dair

Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Kelâm Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Bekir TOPALOĞLU (Emekli), Prof. Dr. M. Saim YEPREM (Emekli), Prof. Dr. Yusuf Şevki YAVUZ, Prof. Dr. Metin YURDAGÜR ve Prof. Dr. İlyas ÇELEBİ kelam.org sitesinde yeni İlahiyat müfredatına dair görüşlerini yayınladılar. Bu bildiriyi dikkatlerinize sunuyoruz: YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU TARAFINDAN KABUL EDİLEN YENİ İLÂHİYAT PROGRAMI ÜZERİNE Yüksek Öğretim Kurulu

Tamamını Oku

28 Şubat Süreci Yargılanırken Felsefesiz Din Öğretimi mi?

Türkiye ilginç bir ülke vesselam, ekonomi-politik konumu gereği sürekli siyasi gerilimler yaşıyoruz, Arap dünyası kan ağlıyor, Irak ve Suriye merkezli bir yeni kaosun eşindeyiz; ama bu arada içeride de sulh ve sükûnu bozacak her türlü eylemi de kendi elimizle yapmaktan çekinmiyoruz. Mesela her yönetimin bir şekilde ilahiyat fakülteleri ile uğraşmasını

Tamamını Oku

Yeni İlahiyat Müfredatına Dair Birkaç Söz

Son günlerde İlahiyat camiası hararetle YÖK Genel Kurulu’nun 15.08.2013 tarihli oturumunda oy çokluğuyla kabul ettiği yeni İlahiyat müfredatını tartışmaktadır. İlahiyat Fakülteleri için tasarlanan yeni müfredat, ilk bakışta rahmetli Celaleddin Ökten’in aklî ilimlerin İmam Hatip Okullarının müfredatına konulmasına karşı çıkan döneminin din(i)darları ve bürokratlarıyla olan mücadelesini akla getirmektedir. Celal Hoca’nın bütün meselesi,

Tamamını Oku

Felsefesiz Din Eğitimi, Türkiye’de İlahiyat Fakülteleri ve İşlevi

Türkiye’de ilahiyat fakülteri programlarında felsefe ve gurubu derslerindeki azaltma, kırparma çabalarının olumsuz sonuçları üzerine durmuştuk. Bu bağlamda, ile  15/06/2013 tarihinde Bişkek’te sunduğum ve İlahiyat fakültelerinin işlevini ele alan yazıyı da kamuoyu ile paylaşmak isityorum.  Çünkü Çift Kutuplu, yani sosyalist ve kapitalist dünya tasavvuru 1989 yılı itibarıyla sarsılmaya başladı. Kardeş ve

Tamamını Oku

Felsefesiz Din Eğitimi ile Zafer Bayramı Kutlanır mı?

Cumanız hayr ola, 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu ola, güzel bir gün; ama mevcut durumumuz pek iyi gitmiyor. Çünkü Müslümanlar halklar kan ağlıyor, her gün bir bomba sesiyle uyanır, yönetimler halklarını alenen katlediyor; üstelik bunlara dinsel meşuriyetler sağlanıyor. En acı tarafı da bu. Dünyada refah ve huzuru, ahirette ise felahı

Tamamını Oku