Ana Sayfa > Mevlana

Şehadet 9

Mevlana Celaleddin Rumi ışık saçan bir şair, Aziz ve Diriler'den; bir diğer şair Yunus Emre gibi!!! Aziz Muhyiddin İbn Al-Arabi ile Hallac-ı Mansur gibi!!!   Ecel sonrası Diri Tüm Azizler; Kuran-ı Kerim ile nurlandıklarını itiraf ederler!!! Ve Aksakallı Büyük Melekler asc de Allah'a cc Kuran-ı Kerim'in Nur'uyla yakınlaşırlar!!!   Ey İnsan Kardeşlerim!!! Lütfen Kuran-ı

Tamamını Oku

Hangi Mevlânâ

“Müslümanlar kötü, Mevlâna başka” tehlikesi Rivayete göre, III. Selim, canı sıkılıp ruhu daraldığında, Şeyh Galip’in yanına gider, onunla dertleşirmiş. Yine böyle bir günde, III. Selim, Şeyh Galip’in dizlerine başını yaslamış. “Hocam” demiş, “Bana Mevlâna hazretlerinin bir kerametini anlatın.” Şeyh Galip, “Sultanım! Yaşarken gösterdiği kerametlerini mi anlatmamı istersiniz yoksa öldükten sonraki kerametlerinden

Tamamını Oku

Mistik Çiçek Lale

“Ecel gelip çattığı için, yüzün safran gibi sararıp soldu ise, üzülme. Ötelerde; Erguvan Renkli Lalelikler’de oturmaya başlarsın.” Mevlana Celaleddin Rumi. Mevlana’nın Cennet bahçelerine yakıştırdığı bu güzel çiçeğin Anavatanı Hindukuş ve Tanrı dağları. Türk boylarının Anadolu'ya getirdiği soğanlar, 16. yy’da Padişah Kanuni tarafından Hollanda kralına gönderilir, böylece Avrupa’da da yetiştirilir. Soğuklardan çok etkilenmeyen Lalenin, sıklıkla

Tamamını Oku

Ne İşim Var Halk TV’de?

"Senin ne işin var Halk TV'de?" diyenlere ve diyeceklere şimdiden cevap vereyim: 1- Mevlana bir ekmek gibidir. Ondan herkes nasiplenir. Mevlana'yı konuşmak isteyen herkese kapım açık, öyle de olacak. Bütünü kucaklayan bir insana parçada ne işin var denmez. 2- Kitabım çıktığı günden bu yana bana destek vermeyenler, elindeki imkanları paylaşmayanlar, para verip

Tamamını Oku

Mevlana ve Ben

Mevlananın babası Bahaeddin Veled, tehlikede olan halkın selameti için gerekeni yapmayan padişahla kavga edip Belh'ten göç etmiştir. Mevlana, Konya'da en başta İslam'a yapılan saldırılara karşı mücadele etmiştir. Halkı bilinçlendirmiş, haçlı düşüncesi, Anadolu'daki sapık mezhepler ve Moğol saldırılarına karşı Müslümanların moral ve motivasyonunu yüksek tutmuştur. Mevlana, hoşgörüsüyle değil Allah'a, peygamberine ve Kur'an'a bağlılığıyla

Tamamını Oku

“Yaşadıklarımız Hak Ettiklerimiz midir?”

Ekrem Özdemir’in, “Fena-Mevlâna’da Özgürlük” isimli kitabı, kitapçılarda yerini aldı. İnsanlar arasında ilk şüphe ne zaman ortaya çıkmıştır? Bu sorunun cevabını bilmek, bizi şüphelerimizden arındırmaz. Aksine daha da çok düşünmeye iter. Hayat, bütünüyle izah edilmesi zor bir konu, bu kesin. Bu yüzden, güç geçmiyor ki, hayata dair yeni bir fikirle karşılaşmayalım. İnsanlığımız, Tanrı’yı

Tamamını Oku

Gönül Dostuna Yolculuk

Gönle aşk düşünce, ben de yollara düştüm. Yolum aşk yolu, yolculuğumun aşk yolculuğu… Ve ben Konya’ya Hz. Pir’e, Mevlana’ya gidiyordum. O güne kadar Hz. Pir ile alakalı kafamdaki bilgiler; dağınık, kırık dökük hattâ karmakarışıktı. Her iş yerine asılan ve Mevlana’ya atfedilen yedi öğüdü biliyordum mesela. Gel, gel yine gel şeklinde başlayan

Tamamını Oku

Hüzün Kalbine Taht Kurmuş

“Müslümanın yüzü gülse de kalbi daima mahzundur.” O ne güzel bir makamdır öyle. “Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır.” diyor ya, Sezai Karakoç.Ruh, beden zindanına girdiğinden beri, ayrılık derdiyle muzdarip.Güldüğü görülmemişefendimin. Sadece tebessüm. En güzelinden, bir avuç kadar. Yaşadığım hayatı ne güzel tarif etmiş: “Dünyada bir garip yolcu

Tamamını Oku

Tatmayan Bilmez

Cemil Meriç tespit yapıyor: “İnsan mağarasını terketti edeli kaderle boğaz boğazadır.” Fakat bugünün insanına gelince, farklı bir yoruma başvuruyor: “Kavga, insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında.” Burada duralım ve Şahin Uçar’ı dinleyelim:“Efendi olan hangisi? İnsan mı kelimeler mi?” İnsanın ve de hayatın gerçeklerini anlatırken, günümüz dünyası, İsmet Özel’in

Tamamını Oku

Sistemin Dili

Sistemin bir programlama dili var. Bu dil insanlar tarafından anlaşılmadığı/deşifre edilmediği takdirde, insanlar sistem tarafından yönlendirilmeye devam edileceklerdir. Bu da bilinç genişlemesinin (Büyük Mevlana diyor ki, senin kabın küçükse, deryanın günahı ne?) ve yükselmesinin ve tekamül sürecinin önündeki en büyük engeldir. Bilincimiz tıpkı bir okyanus gibidir; orada her canlı (her bilgi)

Tamamını Oku

Bilmek, Bulmak ve Olmak

BİLMEK Bütün servetim bir testi sudan ibaret. Hediye etsem kıymetini bilir misin? Hem bilmek dediğin şey nedir ki! Üstelik bir soru takılıp duruyor aklıma: “bilmek neyi halleder?” “Okudum bildim deme” diye uyarıyor Yunus. Bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığını bilen biri için endişe verici bir durum olsa gerek. Bilenlerin anlatmadığı,anlatanların bilmediği bir alemde, hayatı

Tamamını Oku

“Hadiselere Gebe Olan Zaman”

“Hadiselere gebe olan zaman”, bu ifade Hz. Mevlana'nın bir cümlesinde geçiyor. Anlıyoruz ki, “zaman gebedir.”  Zamanı gebe bırakan nedir? Ve zaman, ne vakit doğuracaktır? İşte meselenin düğümlendiği iki nokta. Öncelikle determinist (neden-sonuç) dünyanın bağlı olduğu kuralları önemsemek/bilme gayretinde olmak gerekiyor. “Bilimsellik” denilince benim aklıma gelen, maddi dünyanın değişmez prensipleri oluyor.

Tamamını Oku

Der Beyân-ı Usul

Hikem-i Ataiyye sahibi der ki: “İnsan nevî üç kısımdır; Bir kısım insan vardır, ekmek gibidir. Ondan ayrı yaşamak kabil değildir. Bir kısım insan daha vardır, o da ilaç gibidir. Hastalık zamanında yetişir, dertlere derman olur. Arada bir lazımdır. Yine bir kısım insan daha vardır ki, hastalık gibidir. İnsanı beladan belaya

Tamamını Oku

Yeni Şeyler Söylemek Lazım

“Yaşamı çok ciddiye almayın, nasıl olsa sonunda sağ çıkmayacağız.” diyor Üstat Necip Fazıl. Ama sırf bu sözden etkilendiğim için bugün gündemden uzak yazacak değilim. Malum en önemli gündem maddesi 12 Haziran seçimi ve 11 Nisan’da YSK’ya verilecek olan kesinleşmiş listeler. O nedenle şu an söylenecek bütün sözler afaki olmaktan öteye

Tamamını Oku

Teoriniz Fazlasıyla Tutarsız Sayın Cündioğlu!

     Yazıyı ilk okuduğumda, bana, binası iyi kurulmuş, cilası, süsü iyi işlenmiş bir yazı gibi geldi.      İtiraf etmeliyim.      Fakat, ikinci okuyuşum, temeline konulan harcın malzemesinin nereden devşirildiği hususunda bende müthiş bir şüphe hâsıl etti ve yazı birdenbire gözümde küçülüverdi.      Hangi yazıdan mı bahsediyorum?      Dücane Cündioğlu’nun 10/ 10/ 2010 tarihinde Yeni

Tamamını Oku

Aralık’ta Yaşamak Zor

Mevsimlerin de bir talihi olduğunu söylemek, pek de hayal olmasa gerek. Mesela, aşk derdiyle gönlü hoş Rûmî’nin dilinde kış, ölümü çağrıştırır. Bahar ise, yeniden dirilmenin, hayata yeniden doğmanın adıdır. Deyim yerindeyse ölüm, saltanatı için Aralık ayını seçmiş kendine. Kuşlar alıp başını nasıl giderlerse, iyi adamlar da, iyi atlara binip gitmişler

Tamamını Oku

Ehline helaldir la ehle haram: Mevlânâ Müslüman mıydı?

Cahit Zarifoğlu, “Artık Evimize Dönüyoruz” başlıklı yazısında, şöyle bir tespitte bulunuyor: “Müslümanlar, iki yüz yıldır, evindeki bir huzursuzluktan dolayı sokaklarda dolaşan bir çocuk gibi.” İki yüz yıldır sokaklarda dolaşan çocuğun bu zaman zarfında yaşadığı halet-i ruhiyeyi Nurettin Topçu şu şekilde izah ediyor: “Ben seni uzaklarda ararken, sen kendi evimde idin.” Kimdir Mevlâna?

Tamamını Oku