Ana Sayfa > Köşe Yazıları > Yaşadıklarımız Hakettiklerimizdir

Yaşadıklarımız Hakettiklerimizdir

Eğitim bilimleri ve sosyal bilimciler için muhteşem bir tez konusu: Twitterda 140 karakterde kendimizi ifade etme zorunluluğu düşünme, kendimizi ifade etme ve hayal gücü kabiliyetimizi nasıl etkiliyor?

Bu konuda çalışma yapılmasını çok acil ve gerekli buluyorum. Acaba kelime hazinemiz, düşünce dünyamız 140 karakter zorunluluğundan nasıl etkiliyor. Çok merak ediyorum.

Bizim gibi şiir seven, az konuşup çok düşünmeyi üstün tutan toplumlar için bu bir avantaj mıdır, yoksa dimağımızı yok eden bir tehlike mi?

Adam her akşam eve gittiğinde bize haber veriyor. Hatta gittiği her mekanı, hatta bazıları otobüs beklediği durağı bile haber veriyor. Her akşam eve ne zaman geleceğini, akşam ne yemek istediğini soracak bir kadınla (karı dırdırına dayanamam diye) evlilik yapmaktan kaçıyor ama yüzlerce insanı her eve ayak bastığında, her yemek yediği mekanda forsquareden haberdar ediyor. Bu insanın mutlu olma şansı nasıl olsun! Zavallı şehir insanı! Zavallı modern insan! Eskiden köleler bir gün özgür olacağı umuduyla kölelik yapardı. Modern insanın eline bir alet veriyorsun, sana gönüllü kölelik yapıyor… Bir insanın gerçek sevgisinden kaçıp binlerce insanın sahte ilgisine sığınıyor. Sonra da ağlıyor: Ben niye yalnızım! Neden mutsuzum!

Ama bunu sen istedin… Yaşadıklarımız hakettiklerimizdir azizim…

Ekrem Özdemir

– Haber Lotus –

HLotus

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.