
Yazık ki ne yazık! Olayın gezi parkından çıkıp hükümeti devirme yolunda büyük bir direnişe gittiğini düşünen zavallılar! Devirmek dediğin ya darbeyle olur, ya sandıkta olur. Ha bir de devrimle bir şeyleri devireceklerini düşünenler var! Onlar düşünmekten öteye geçip anlama safhasına gelemedikleri için burada bahse konu etmeye bile lüzum yok.
Darbeyle olan devirmelerin bu ülkenini anasını nasıl tanınmaz hale getirdiğini bilmeyeniniz var mı? Üniformalıların başbakan, cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede protestonun p’si için adım attığında biber gazını adama mumla aratırlar.
Sandıkta devirebilmek için de her zaman, her sorunda halkın yanında olmayı başarabilmek zorundasın. O samimiyeti insanların kalbine yerleştirmek zorundasın ki, seçim günü eline oy pusulasını alanlar gönül rahatlığıyla senin ambleminin böğrüne çaksınlar mühürü.
Gördüğün her muhalif kalabalığı kendi kitlen sanırsan, olayı siyasi ve ideolojik başkaldırı noktasına getirmeye çalışırsan, bu aralar işleri kesat olan anarşistler de çıkar ortalığın içine ederler. Polis yediği haltla tüm dünyaya bu ülkeyi rezil etmişken, şimdi de yakıp yıkıcılar sahne almaya başladı. Haklı dava bir anda alaşağı oldu. Hani gezi parkı? Hani avm inşaatı? Hani ağaçlar? Artık kimse hatırlamayacak bunları!
Ulan bi huzur verin şu ülkeye! Sağı da solu da “bir” olması gereken yerde yanyana durabilmeyi öğrensin artık. 80 öncesinde yapılan yanlışları ulema edasında anlatıp bugün aynı b.ku yiyenlerden olmaya ne kadar da meraklıyız. Yakında insanlar birbirini vurmaya başladıklarında pisi pisine ölüp gidenlere de “demokrasi şehidi” mi diyeceğiz?
Hüseyin Agoviç
– Haber Lotus –
HLotus