Ana Sayfa > Gizemler > PARACELSUS’UN KAN SIRRI-ALKAHEST

PARACELSUS’UN KAN SIRRI-ALKAHEST

Sır ! IGNIS-AQUA, asil madde. NEDEN GENÇ KAN ARIYORLAR?

‘’Hayat bir kum saatidir, kumlar, kaçınılmaz olarak incelen boyundan sonuna kadar akar, O, bu insani sonuçların en nihayetini asla kabul edemeyerek, bir süre deliği tıkayıp kumları durdurabildi’’

”Can kurtarma amacından farklı bir fikirle, çocuk veya gençlerden para karşılığı kan nakli” kabul edilemez, ama Ambrosia şirketi için gerçekti !

Paracelsus (Theophrastus Bombastus von Hohenheim, 1493-1541) Almanya’nın Hermes’i ünvanına sahip, Ortaçağ’ın simya, mineroloji, kimya, fizik, cerrahi, tıp ve farmakoloji dahisi ve Töton (Teutonik) Cermen-Roma Şövalyeleri Tarikatı yüksek üstadıydı.

”Alkahest”, Paracelsus’a göre varsayımsal bir evrensel çözücüydü. Altın dahil diğer bütün maddeleri çözebilirdi. Alkahest, çok özel yöntemle insan kanından elde edilen bir tür tuz olabilir. Ancak bu ruh, asit ya da alkali değil, tuzdu.

1500’lerde tanımladığı alkahestlerin, paha biçilmez tıbbi nitelikleri vardı ve tüm simyacıları ilgilendiriyordu. Alkahest, eğer her şeyi çözerse, kabını da çözeceği için, bir kaba yerleştirilecekse, kap, kurşun gibi saf bir elementten yapılmalıydı, aslında su dahi bir evrensel çözücü gibiydi ve çok çeşitli maddeleri çözebilirdi.

Sır ! IGNIS-AQUA, her şeyi ilk sıvı maddelerine çözen madde. Asil, sirküle edilmiş bir tuzdur. Çıplak bir çözelti ile sıvı haline getirilmiş herhangi bir tüzel tuz değildir, ancak ısıda buharlaşmayla pıhtılaşmadığı, arkasında hiçbir şey bırakmayan, yumuşak bir sıcaklıkla uçucu olan, manevi bir maddeye sahip, tuzlu bir ruhtur.

Kanın tuzunun, simyacılar tarafından, zaman zaman orta ömrünü koruyabileceği bir idrar fermenti sayesinde aktarımı da uygun bulunmuştu. Bu likör, insan kanının erdemlerini kabul etmeden olamazdı.

Evet, insan kanındaki tuz (sodyum klorür) teorik olarak elde edilebilir, ancak bu pratik veya tıbbi bir yöntem değildir. Kanın plazma kısmındaki sodyum, suyun buharlaştırılması veya kimyasal çöktürme yöntemleriyle ayrıştırılabilir.

Yaşam iksiri Alkahest için kimi simyacılar, her derde deva bu hayat iksirinin kanı temizleyip, onun canlılık niteliğini yükselterek, sistemden bilinen bütün hastalıkları atabildiğini söylemişti. 

Paracelsus, bunun, her derde deva tesirinin; kanı tümüyle temizleme gücünden geldiğini ileri sürecekti. Kusursuz kanın sağlık olduğunu, hastalığın kandaki bir kirlilikten kaynaklandığını söylemekteydi. Alkahest arayışı, 17. yüzyılın ikinci yarısının kimyasal eserlerinin büyük bölümünü kaplamıştır. Bazıları için “Filozofların Merkürü”ydü.

İngiltere Kraliyet Cemiyeti 1661 yılında “Alkahest” terimini, bir araştırma konusu olarak kayıtlara girmiştir. İngiliz simyacı Eirenaeus Philalethes’in, seçkin Alkahest veya Ignis-Aqua adlı çalışması ise, 1693’te yayınlanır.

“Evrensel Menstrüum” veya “Ignis-Aqua”; Flaman bir doktor ve simyacı olan von Helmont için, erdemlerin kilidini açan, doğal terapötik yararlar içeren güçtü.

Uygun ayırıcısı olan kan; doğanın derin girintilerinde yer almasına rağmen, esasen bir vücudun saflaştırılmasına tekabül edecekti.

Alkahest, Dünya’dan Cennet’e yükselir, tekrar Dünya’ya iner, dolaşımın ve tekrarlayan bir sürecin göstergesidir, kanla kırmızı evrenin başlangıcı, filozofların Merkür’ü, Ateş ve Suyun bileşenidir, karşıt parçalarıyla çok saf bir ruh taşır.

Bir damıtma işlemi olarak Alkahest, Pelikan kuşu görüntüleriyle sembolik biçimde temsil edilir. Kendini bıçaklamak için gagasını kullanan ve kanı ile yavrularını besleyen kuş Pelikan. Simya bilginleri bu konuda oldukça tartışırlar ki; bu imgelem, simyacının fedakarlığını başlatacaktı, içsel varlığı ise, kendi ruh güçleri ile beslenmeliydi. 

Yunan mitolojisindeki Ambrosia, bir Elixir olarak, tanrıların ortak içkisidir.

İran mitolojisinde, yaşam iksiri; 4 varlığın kanlarından bir araya getirilerek oluşturulmuştur; deniz diplerinde Şah-ı galsam, yer altında Şahmaran, göklerde Zümrüd-ü anka, ateş ve volkanlar içinde İmperan.

Unicorn türü efsanevi atın kanı hakkındaki bir kısımda, J.K Rowling şöyle aktarır: ‘’Tek boynuzlu atın kanı, ölümden bir santim olsa bile, korkunç bir bedel karşılığında sizi canlı tutacaktır. Kendini kurtarmak için saf ve savunmasız bir şey öldürdün ve kanı dudaklarına dokunduğu andan itibaren lanetli bir hayatın olacak.’’

Unicorn-Tek boynuzlu atı düşünelim bu, efsanevi varlık, son hal olarak saflık kavramıdır, ancak kanı önemlidir. Tek boynuzu; üçüncü gözde saf durumun, epifiz ve hipofiz bezleri alanındaki konsantrasyonudur. Sadece bakire kızların yanına yaklaşır ve bu şekilde yakalanabilir.

Saf ve masum Unicorn’un kanını içen, ebedi hayat sürer. Bu lanetlenmiş bir yaşam olacaktır. Orta Çağ’da hastalıkları iyileştiren temel ilaçlardan birinin bu kan olduğuna, kanının zehirlere deva olduğuna inanılan bu varlığa, şüphesiz sık sık gerçek gözü ile bakılmıştır. 

Zira, MÖ 5. yy. sonlarında, Yunan bir terapist Ctesias; Tekboynuz’ların Hindistan’da bulunduklarını söylerken, İncil’de de Tekboynuz’lara değinilmiştir.

Ctesias’ın bir tek boynuzu olan Hint Gergedanını kast edip etmediği bilinmez, ancak, Avrupa’da “süper hayvan” olarak görülmüş, 4. yaşında uzayan spiral boynuzu tıbbi ilaç sayılmıştı. 1704’te Valentini, 4 değişik tip tekboynuz kayda geçirmiş, birini gerçek olarak değerlendirmişti. İngiltere Doğa Tarihi Müzesi’nin mektup kağıtlarının başında tekboynuz resmi bulunmaktadır.

BİLİMDE ALKAHEST, NEDEN GENÇ KAN?

Kaliforniya’da ‘’Alkahest’’ olan özel adını, simyacı Paracelsus’un evrensel çözücü’süne verdiği isimden almış olan özel bir şirket var.

Büyük ihtimalle, bir simyacının dediği gibi; ”İnsan kanında bulunan mükemmelliği tezahür ettirmeyi’’ amaçlamışlar. Ne var ki, bu; asla kanı içmekle elde edilebilecek bir şey değildir. 

Kan plazmasında bulunan proteinleri inceleyerek yaşlanmayı tersine çeviren, bilişsel gerilemeyi durduran tedaviler bulmayı amaçlayan bu şirketin araştırmacı doktorları, 18 yaş insan plazmasını yaşlı farelerde denediklerinde bunun beyni de gençleştirdiğini öne sürmüşler. ”Alkahest”, yaşlanmaya odaklı bir şirket, kan ve bileşenlerinden elde edilen ürünlerle, alzheimer ve parkinson türü hastalık tedavilerini de geliştiriyor. Alkahest’te, hastalar için potansiyel dönüştürücü terapilerle, plazma biliminin derinlikleri araştırılıyor.

Ana şirket Grifols, 1909 yılında Barcelona’da homeopat J. Antoni Grifols tarafından kurulmuş. Küresel bağış merkezleri ağına sahip. 100 dolar fix ücretle kan alıyor. Plazma bağışlayan gençlere ödeme yapılıyor. Plazma içinde gizlenen birçok terapötik sırrın kilidini açmak için, gelişmiş AI ve biyoanalitik sistemler kullanıyor. Grifols, yaklaşık 15 yıldır toplanan 100 milyondan fazla ayrı plazma örneğini saklıyor.

Yaşlandıkça, plazma proteinlerimizin yaklaşık% 20’si önemli değişiklikler yaşar veya hastalandığımızda kendilerini farklı şekilde ifade eder. Plazma infüzyonları, donörün bu denli yaşıyla ilişkiliyse, doğrudan genç kan kullanımını ideal sayan gençlik iksiri arayıcılarının çıkış noktalarından birine işaret ediyor.

İlk kez 2005 yılında Dr. T. Rando, Stanford Üniversitesi’nde, genç bir hayvandan elde edilen faktörlerin yaşlı olan hayvanı nasıl aktive edebildiğini göstermek için, ‘Heterokronik Parabiosis’ yöntemini kullandı. Eski kandaki hücreler yerine, yaşlı farelere tekrar tekrar enjekte edilen ve genç farelerden alınan plazmanın, bilişsel işlevde yaşa bağlı bozuklukları tersine çevirdiğini, gençleştirdiğini, eski plazmadaki “yaş arttırıcı” unsurları giderdiğini öne sürdü. 

Genç ve yaşlı birer farenin dolaşım sistemlerini cerrahi olarak bağlayan ve aralarında kan kaynaklı faktörlerin değişimine izin vermeyi içeren model, genç sistemik faktörlere maruz kalmanın, yaşlanmayı tersine çevirebileceğini ve kan dolaşımındaki yaşlanma ile ilgili moleküllerin daha genç organizmaları nasıl etkilediğini araştırmak için güçlü bir deneysel çerçeve sağlıyordu.

Erken çalışmalar, genç kanın kas, kalp, karaciğer ve beyin de dahil olmak üzere çeşitli dokularda yaşa bağlı düşüşünü hafifletebileceğini, yaşlı kanın ise genç farelerde yaşlanma fenotiplerini hızlandırdığını bildiriyordu.

Bir yaşlının kanının, bir gencin kanı ile değiştirilince gençlik kazanıldığını yazan simyacılar vardır. Damarlarını genç birine bağlayarak, eski bir organizmayı canlandırma son derece ürkütücü bir fikir gibi gelse de, fareler ve insanlarda yapılan ilk deneylerde, Alkahest kurucusu ve Stanford profesörü Tony Wyss-Coray, genç kan için, çok farklı bir yöntemle, eski kanın değiştirilmesinin, yaşlı organizmaya faydalar sağladığını iddia ediyordu. 

Parabiyoz adı verilen 150 yıllık cerrahi teknikle, iki canlı organizmanın kanını değiştirmeyi içeren olgu, 2017’de, genç, sağlıklı insan gönüllülerden, standart kan plazmasını yaşlı yetişkinlere transfer ettikleri çalışmayla sunuldu ve ”Jama Nöroloji Dergisi’’nde yayımlandı. Araştırmacılar, önerdikleri prosedürün tehlikeli olduğu konusunda uyarılmışlardı.

Diğer şirketler:

Genç kandan yararlanmayı amaçlayan transhümanist bir başka girişimci ise, yaşlanmayı yenmek için, genç kan transfüzyonlarını satmayı planlıyordu.

Stanford mezunu Jesse Karmazin tarafından 2017’de kurulan ”Ambrosia Medical”, vücudun organlarını gençleştirerek, yaşlanma ile savaşı; ”Genç Kan” ile başarmayı umduğunu açıklıyordu.

 Bu yolda tasarlanan ilk ABD kliniği AMBROSIA olmuştu. Bu şirket, adını Yunan mitolojisine göre, tanrıların içeceği olan ve “sonsuz hayat” veren balımsı bir maddeden alıyordu.

Can kurtarma amacından farklı bir kan alım fikri ile, gençlerden para karşılığı veya bağışla yapılan bir kan naklinin satışı çılgıncadır, kabul edilemez. Plazma transfüzyonları, normalde kanaması olan hastalarda kan pıhtılaşma eksikliklerini gidermek için yapılır.

Ancak, 2017 yılındaki ilk ücretle, damarlarını genç kanla doldurmak için Ambrosia’ya bir litre kan için 8.000 dolar ve iki litre kan için 12.000 dolar verenlerin sayısı hiç de az değildi. Bu, oldukça sıradışı ve tartışmalı bir girişimdir. FDA (Amerikan Gıda ve İlaç dairesi) onayı gelmediği biliniyor.

Şirkette, yaşı 35 ila 92 arasında değişen 150’ye yakın hasta, genç kanlarıyla aşılatılmış, 2 gün boyunca, 16 ila 25 yaş arasındaki bir donörden 1.5 litre plazma vermeyi içeren çalışma gerçekleştirilmiştir. Karmazin, bu 150 kişinin kandan sonra; odaklanma, iyi hafıza, iyi uyku ve iyileştirilmiş bir görünümle, iyi kas tonusu gibi yararlar kazandığını belirtmişti, yine de, ne denli kalıcı veya olumlu olabileceği zamana bağlıydı.

Karmazin, iki hayvanın damarlarını birbirine bağlayan parabiosis çalışmasını gördükten sonra, kan infüzyon tedavisini oluşturmak için ilham almıştı.

Ambrosia, gençliklerini korumak için çaresiz olanlara bilimsel olarak şüpheli iksirleri agresif bir şekilde pazarlayan tek şirket değil.

Florida’daki Maharaj Enstitüsü pahalı klinik denemelere başlamış ve genç bağışçılardan alınan plazma transfüzyonları için hastalardan ücret alma planlarını açıkça tartışmıştı, kayıt olmayı düşünen kişilere de, 285.000 dolar ödemeleri gerektiği söylenmişti.

Ancak, bilimin, yine son sözü; zamana ve Yaradan’a bırakmak zorunda olduğu unutulmamalı. 

Unicorn kanını içip, ölümsüzlüğe kavuşmayı dileyenin, bu yüzden lanetli bir hayat sürdüreceğini bilmemesi mümkün mü?

Ferda Ercan Uyulan (Mayıs 2019)

www.facebook.com/okultizmveenerji

www.facebook.com/karanliginmesaji

https://www-theguardian-com.translate.goog/society/shortcuts/2017/aug/21/ambrosia-the-startup-harvesting-the-blood-of-the-young?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=tc

https://www.washingtonpost.com/outlook/2019/03/27/egalitarian-dreams-that-fueled-quest-young-blood-treatments

HLotus

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.