Ana Sayfa > Gülşen Kazgın

Nefesin ve bilincin hareketi

Bob Mandel “The Science of Enjoying the Rest of Your Life” adlı kitabında nefesi  çok güzel açıklamaktadır. “Nefesi birleştirerek sindirilenleri ve bastırılanları serbest bırakırız. Sindirilenler (bilinçli içe atma) daha iyi hissetmek adına farkındalığımızın bilinçli bir şekilde nahoş bir duygu ya da yargılayıcı düşüncelerden geri çekilmesidir. Ne zaman bir şeyin yanlış olduğuna

Tamamını Oku

Yüzleşme

Akşamları başımı yastığa yaslarken, oldukça yavaş hareket ederim ben. O anlara sayısız düşünce sığdırmak çok hoşuma gider. Ne çok yer ziyaret eder, onlarca insana en az bir cümle kurarım. Tabii aralarında kendim de varım. E delilik elbisem bütünleştiği için artık benimle, rahatça söyleyebilirim bunu da. Yani aramızda kalmasına gerek yok yastıkla. Yüzleşmeye kalkışırken kendinle,

Tamamını Oku

Bir Hayalet Şehir: Kayaköy

Önce kalbime sonra aklıma düşer gidilecek yerler. Ve bir kez kalp akla yöneltmişse rotasını, şu navigasyonda konuşan kadın gibi başlar sesler bir biri ardına. Tarih kokarsa bir de gidilecek yer değmeyin keyfime. Rotamız Fetiye ve burada her yer tarih… Kayaköy’deyiz.  Burası, Rumlar ve Türklerin uzun yıllar bir arada yaşadığı küçük bir köy.  İlkel

Tamamını Oku

Düşeriz Yollara, Erenler Etrafımızda

Her sabah aşk ile uyanır, her gece aşk ile kaparız gözlerimizi... Yollara düşmek için çok düşünenlerden değilim.. Nereye diye sorduklarında, çoktan hazır bir program vardır elimde. Notlar alınmıştır. Çoğu zaman o planlar nasıl yapıldı bilmem. Ziyaret edilecek yerler önceden bilinmez benim tarafımdan genelde. Notlar almaya başlamışımdır birden ve çantam kapı önünde.  İşte

Tamamını Oku

Anne Duası

Yıldız tozuyla yüzümü yıkayıp , yine gelirim dedim rüyama . Sonrası uyanmak oldu da , hangi uykunun kaçıncı katında acaba? Üstüm başım bembeyaz .  Dokunursam  yok olacaklar sanki . Çocuk yanım fark ettirmeden etrafa, titretiyor beni. İtinayla takıp sırt çantamı, az ve uz gidilecek yoluma koyuluyorum. Tepeler boyunca şarkımı söyleyip , yeşilin

Tamamını Oku

Mevsimlerden Lale

Hikaye o ki; fırtınalı bir gecenin sabahında, bir yaprağın üzerindeki çiğ tanesine yıldırım düşmüş, yaprak alev almış. Alev alan yaprak, çıkan rüzgarın etkisiyle o anda donmuş, laleye dönüşmüş. Lale göbeğinde yer alan siyah gölgeler, yıldırımdan arta kalan yanık izidir, denilir. Renkleri de, güneşin fırtınaya olan kıskançlığından. Yunan mitolojisi kendi üzerine alınsa

Tamamını Oku

Her Zaman Doğru Zamandır

İnsan aklının yanılsamaları ne çoktur. Yorumlar durmadan yaşadıklarını ve hayatı. Yorumsuz kalmayı kaldıramaz bünyesi .Engel olamaz cevap bulma arzusuna. Ve durmadan sorular sorarız hem kendimize hem de başkalarına. Sorulardan örülü duvarlarla çevrilidir benliğimiz. Öyle sağlamdır ki her bahar o duvarları yıkmak için sıra sıra balyozlarınız olsa , o gün geldiğinde ruhunuzun o

Tamamını Oku

İnsan Manzaraları

Daha sabahın en karanlık saatlerindeyiz. Aydınlığa en yakın olan, ama karanlığın kopkoyu  saatlerinde. Yollar bomboş. Sokak aralarında bazı evlerin ışıkları yanıyor. Kim bilir hangi nedenle. Servisten inip otobüse biniyoruz. Yerler laminant ve tekli koltuklar sıra sıra. Konforda sınır yok, kuruluyoruz koltuğumuza. -Sizi tanıyorum bir yerden. Bu çantayı nerde görsem tanırım. Sapı kırılmışdı

Tamamını Oku

Özay Gönlüm Anısına

Biz onu kolundaki tesbihi, başındaki peruğu, üçlü sazı, ayağında çizmesi, dizinde mendili ve güzel Denizli yöremizin türküleriyle tanıdık. Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki Özay Gönlümden. Özay Gönlüm baba tarafından Denizliliydi. Babasının askeri görev aldığı Erzincan'da 1940 yılında doğdu. Küçük yaşta ağız armonikası çalarak müziğe başladı , ortaokul yıllarında keman çaldı. Bağlama

Tamamını Oku

Kokular: Sadık Yol Arkadaşlarımız

Bir kokunun peşinden  gidesi gelir bazen insanın.  Sadece bir kokudur altı üstü. Anlamlandıramadığınız bir etki yaratır sizde.  Normal yaşantımızda pek dikkatimizi çekmeyen, nereden geldiğini, neden bizde gözlerimizi kapatıp içimize çekme refleksi gösterdiğini bilemeden geçer gider burnumuzun ucundan.  Sevgilimizin teninin kokusu, çocuğumuzun kokusu, annemizin kokusu, annemizi hatırlatan yemeğin kokusu ve daha onlarcası… Kokuları düşünmüşümdür hep. Neden bu

Tamamını Oku

Hangi Delilikten Bahsediyorsunuz?

Ve bir masal biter… Gökten üç elma düşecek iken, son anda vazgeçip, havada asılı kalırlar. Biz çıkalım kerevetine diyemeden, ağızlar açık, bakakalır insanlar. Ne gerek bize şimdi? Ne lazım ki ? Psikozla nevroz arasında gidip gelirken, Eflatun ve Erasmus gülümseyip, ‘Deliliğe övgü’ tebessümlerinden bir demet sunmaya hazırlanırlar. İçine biraz kahkaha, bir tutam hüzün, bir

Tamamını Oku