Ana Sayfa > Prof. Dr. Mevlüt UYANIK

Erdemli, adil bir yönetim arayışı: Nomokrasi

Gençliğim hep bu başlıkta ifade ettiğim arayışla geçti, lisede sağ-sol çatışmaları içinde Milliyetçi söyleminin yanı sıra Sosyalist-Marksist okumaları yaptım, gençliğin verdiği heyecan ve olabilirlik ölçüsünde. Aslında bu diyalektik dil “gerekli bir öteki” olmanın gerekliliği olarak epey katkı yaptı. 12 Eylül 1980 ihtilaliyle gerekli öteki konumunu fark etmeme ilaveten 1979 İran İslam ihtilaliyle gündemimize girdi. Müslüman coğrafyanın

Tamamını Oku

Küçük filozoflar topluluğu

Mustafa Özcanbaz kardeşimin yöneticiliğinde geçen öğretim yılı sivil, bu sene Çorum Albayrak İlköğretim Okulu’unda resmi proje haline getirerek yapılan çalışma, MEB kanalıyla Tubitak’a sunuldu. Özcanbaz hocam, Çorum Aydınlar Ocağı’nın yıllarca başkanlığını yaptı, bu Sivil Toplum Kuruluşu hakkında master tezi yaptı ve yayımladı, halen Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırma’nın sivil ayağı olan

Tamamını Oku

Güçlü iktidar için nitelikli muhalefet ve eleştirel zihniyet gerekliliği

İnsan, toplumsal bir varlıktır, diğer insanlarla birlikte iş bölümü yaparak düzenli bir hayat sürmek ister. Emeğinin karşılığını görebileceği, doğuştan getirdiği temel haklarının güvence altında olduğu bir adalet ve özgürlüğün sağlandığı bir siyasal sistem içinde yaşamaktan da mutlu olur.  Çünkü özgürlük ve güvenliğinin birbirine tercih edilmeyeceği bir ortamın nasıl sağlanacağı düşünce

Tamamını Oku

Ekonomi-politik çatışmada devlet, din’in “uzantısı” mı?

İnsanlık tarihiyle eş zamanlı olan din duygusu, toplumların hayatında önemli yer işgal ettiği ve kültürün oluşturulmasında önemli unsurlardan olduğu malum. Günümüzde Durkheim sosyolojisinin 19. yüzyıldan itibaren ileri sürdüğü de budur ve bu görüş genel kabul görüyor. Alman düşünürü Karl Marx, ekonominin toplumlarda alt yapıyı teşkil eden temel faktör olduğunu, din

Tamamını Oku

Deforme bir tarih bilinci: Dinin siyasal meşruiyet aracı hâlinde kullanımı olarak hilafet

Öncelikle Müslümanların çağlarını doğru algılayıp yaşamaların önündeki en büyük engelin tespiti gerekir. Bu, Müslüman toplumların yaşadıkları tarihin ve o tarih içinde yarattıkları kültürün ayrı olduğu gerçeğini unutarak, bu ayırımı analiz edecek yerde, onunla hiçbir alakası olmayan ve menkıbelere dayanan yanlış ve deforme edilmiş bir tarih bilinci üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Emevî döneminden bu yana, yöneticiler, meşruiyetlerini bu

Tamamını Oku

İslâm Bilim Tarihi” mi; “Arabistik Çalışmalar” ve/veya “Arap İslam Bilim Tarihi” mi?

15-16 Şubat 2018 tarihlerinde Diyarbakır Kayapınar Belediyesi, Kadim Akademi ve İYC Diyarbakır Şubesi koordinasyonuyla gerçekleşen Uluslararası   İslam Bilim Tarihi ve Fuat Sezgin  Sempozyumunda  İslâm Dünyasında Bilgi Ve Bilim Tasavvurunun Yeniden İnşası diye bir bildiri sundum. Burada oldukça verimli tartışmalar oldu. Bildiri kitaplarını hemen yayımlacaklarını söylediler. İlgili birimlerin yöneticilerinin şahsında emeği

Tamamını Oku

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin tarihsel temellerini anlama çabaları

Durum Tespiti: 11/01/2018 tarihinde Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde “Gelenekten Geleceğe Türk Bilimi ve Düşüncesi” Çalıştayı yapıldı. Burada Aygün Akyol hocamla birlikte Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde İslam Felsefesi ve Türk Düşünce Tarihi Alanında yaptığımız çalışmalar ve temel kaygımız hakkında görüşlerimiz paylaştım. Felsefe tanımımız kaygıları paylaşmak ve yaşanılan soru/nlara çözüm önerilerini üretmeye katkı

Tamamını Oku

Türkistan-Türkiye kültürel sürekliliğinin ses/avaz üzerinden takibi

Genelde felsefe tarihi, özelde İslam İslam Felsefe tarihi bağlamında yaptığımız kronolojik okumalarımızı, “Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırmak” dediğimiz “bir kaygı” ile yapıyoruz, yakın amacımız da  “Türk Felsefesi”nin teşekkül dönemini incelemek ve bunu güncellemek. Farabi’nin İlimlerin Sayımı adlı felsefeye giriş metnini merkeze alarak, burhan, cedel ve hitabet/retorik/belagat ve şiir yöntemleri çerçevesinde üretilmiş

Tamamını Oku

Türkçeyi bir bilim ve felsefe dili yapmak

Dünyada en uzun ömürlü tek hanedanlı devlet olan Osmanlı, 1789 Fransız İhtilali ile siyasi, iktisadi, ictimai alanda değişen dünya paradigmasına uyum sağlamak için Üç Tarz-ı Siyeseti kademeli olarak devreye soktu. En sonunda 1899 yılında basılan harita da bile Türkiye diye gösterilen Anadolu’da yeni bir devlet kuruldu. 9 Mart 1920'de bu

Tamamını Oku

Tarihsiz okumaların talihsizliğinden kaçınmak için tarih felsefesi şart

Tarihsel bir olgu/olay ve metne ulaşma ve onun yazıldığı dili anlama imkanı olmayan bir kişi, onun hakkında konuşanın görüşüne göre karar verir, bu tarih yazılığının/anlatıcılığının doğal halidir. Ama burada tarihin belirli bir zamanında gerçekleşmiş olay/olguyu kayıt haline alınmış şekli olan metinleri yazanların içinde bulundukları dil/söylem ve ideolojilere göre tarih anlatıcılığının

Tamamını Oku

Hilafet hakkında bazı genel bilgiler ve Yeni Türkiye

Yazılarımı takip edenler, bu sıralar İbn Arabi ve Vahdeti Vücut okuması yaptığımı bu bağlamda Mehmet Ali Ayni’yi okuduğumu hatırlar. Türk Ocağı’nın bir sempozyumu da devreye girince onun siyasi fikirlerini de ayrıntılı okumaya başladım. Ayni, Osmanlı’nın son dönemleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde idari ve ilmi birçok önemli görevlerde bulunmuş, teori ve

Tamamını Oku

Tarihsiz okumaların talihsizliğinden kaçınma okumaları: Tarikatlar ve cemaatler

Bu sıralar Osmanlı’nın son dönemini ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu yaşamış, bürokrat olarak her iki dönem de önemli icraatlarda bulunmuş Mehmet Ali Ayni hakkında okumalar yapıyorum. Aslında 1987 yılında vahdet-i vücut ve vahdet-i şuhud okumaları sırasında “Şeyh-i Ekberi Niçin Severim”? risalesini sadeleştirmiştim, ama İsmail Kara tarafından aynen Latin harflerine aktarılınca yayımlamaktan

Tamamını Oku

Din yorgunluğu ve deizm tartışmalarına dair bir “derkenar”

  Soru/n: Türkiye’de “Muhafazakâr Demokrasi“ söyleminin gereği olarak “Dindar Nesil” yetiştirmeyi önceleyen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının ülkede İmam Hatip Liseleri ve İlahiyat Fakültelerinin çoğalması için maddi açıdan her türlü desteği vermesine rağmen son günlerde “Deizm” ve “Din Yorgunluğu” tartışmalarıyla karşılaşmamızın gerekçeleri neler olabilir ve bunların tutarlılığı nedir? Öncelikle tartışmanın fitilinin

Tamamını Oku

Felsefe ve Hikmet kavramlarını bir hadis bağlamında müzakere etmek

Felsefeyi bir “hayat tarzı” olarak görüp, yaşadığımız sorunlara dair “kaygılarımızı paylaşmak”, bunlara çözüm önerileri üretmek veya mevcut çözüm önerilerini tutarlılığını test etmeye yarayan hazır bulunuşluk sağlayarak alternatifleri çoğaltmak olarak görüyoruz. Bu açıdan bize göre bilgelik sevgisi (Philosophia) ancak insanlığın fikri birikimini rasyonel, eleştirel ve mukayeseli okumalarla edinilebilir. İşte bu nedenle

Tamamını Oku

“İslamcılık” diye diye …

Bu günlerde yeniden “Dindar Nesil” tartışmaları bağlamında ortaya çıkan sorunlar ve gençlerin Deizme kaydığı konuşuluyor. İkdam eğitim Derneği ve Uluslararası Öncü Eğitimciler Derneğinin Konya İl Milli Eğitim müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Gençlik ve İnanç konulu çalıştay (4.3.2018) sonrası bir sonuç bildirisi yayımlandı. Burada özellikle Allah’ın hayata müdalehesini reddetmek olarak tanımlanan deizm

Tamamını Oku

Tarihsiz okumaların talihsizliği: Hilafet, İlahiyat-Medrese

Bu sıralar "1980'den Günümüze İslamcılık Düşüncesi ve Dergiler Sempozyumu" ( İlem ve Üsküdar Belediyesi, 20-22 Nisan 2018 İstanbul) için dergileri oku/yorum. Bana göre 1789-1799 yıllarında Dünyanın eko-politik paradigması değişti, çok uluslu devletten ulus devlete, din merkezli yapıdan laik bir sisteme, monarşiden cumhuriyete geçildi. Monarşik dini değerleri önceleyen bir dünya devlete

Tamamını Oku

Yurtsever meşruiyet

  Bazı kitapların okunma zamanı olur derim hep. Bunlardan biri Remzi Oğuz Arık’ın Türk İnkılabı ve Milliyetçiliğimiz (Ankara.1958) diğeri de Emin Maluf’un Çivisi Çıkmış Dünya ( Uygarlıklarımız Tükendiğinde, Deneme, çev. Orçun Türkay, YKY, 2017) başlığını taşıyan kitabı. Bahar döneminde Türk Düşünce Tarihi dersi için notlar hazırlıyorum ya bu arada da böyle

Tamamını Oku

Felsefe öğretiminde Peygamberimizle yolda/yoldaş olmak

Giriş Felsefe, varlık (Tanrı-evren) bilgi ve değer üzerine rasyonel/tutarlı ve eleştirel düşünceler üretir. Bu anlamda var olması için başka bir varlığa muhtaç olmayan varlık diye tanımlanan Tanrı, insanlara dünyada refah, ahrette felahlarını sağlayacak ilkeler bütünü (ed-Din) ilk insan/peygamberler vasıtasıyla göndermiştir. Bu bilgelerin hayata nasıl aktarılacağını, uygulanacağını peygamberler (nebi/rasül) bizlere göstermiş, her

Tamamını Oku

Türk Ocağı’nda Anadoluculuk, Türkiyecilik, Memleketçilik tartışmaları

Sunuş 26 Ağustos 1071/1922 Türk tarihi açısından son derece önemli, ilkinde Sultan Alparslan Malazgirt Zaferi’ni kazandı ve Anatolia bir “Türkeli” oldu. İkincisinde Gazi Mustafa Kemal önderliğindeki Türk Ordusu Dumlupınar’da Büyük Taarruz’u başlattı. Bu satırların yazıldığı gün; yani 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve/ya  Sakarya Meydan Muharebesi denilen zafer kazanıldı. Bu iki zafer

Tamamını Oku

Malazgirt ve Büyük Taarruz zaferlerini Anadolu’nun yurtlandırılması ve Anadolu Rönesansı bağlamında okumak

Giriş: Ağustos Türk’ün zafer ayıdır. 26 Ağustos 1071 Malazgirt, Otlukbeli (1473), Çaldıran (1514); Mercidabık (1516), Mohaç (1521), Kıbrıs (1571), Sakarya (1921) ve Büyük Taarruz zaferleri hep ağustos ayı içinde oldu. Malazgirt zaferiyle  Anadolu, Atayurttan getirilen temel değerlerle vatan kılındı ve Anayurt oldu. Yine aynı gün de yani 26 Ağustos 1922 günü

Tamamını Oku