Ana Sayfa > Genel > Meğer Din Devletiymişiz

Meğer Din Devletiymişiz

Yer: Prof:Abdülazîz Bayındır’ın başkanlığını yaptığı Süleymâniye vakfı…  Konuşmacı: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî aleyhtarlığı ile ve Hacı bektâş-ı Veliy sempatisiyle tanınan  kıymetli hoca  Prof. Mikâil Bayram… Bu vakfın sitesinde yayımda bulunan, hocanın sohbet-ders videolarından birinde, hayret verici bir ifşâata tesâdüf ettik.

Mikâil Bayram hoca’nın ,, sonlara doğru sohbet ortamına dönüşen dersinde, söylediğine göre 1960  darbesinde asılan, Ali Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Devrik cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Meclis başkanı Refîk Koraltan köken i’tibâriyle Hazar “Yahudileri”ndenmiş.

Bir yahûdî mezhebi olan sabataycılığın, üç büyük cemâatten müteşekkil olduğunu, bu cemâatlerden yâkûbîlerin  nispeten en güçsüz cemâat olduğunu biliyorduk. Cumhuriyet adı altında yeni rejimin kurulmasından sonra asıl iktidâr mücâdelesinin Karâkâşîler ve Kapanîler arasında cereyân ettiğini de biliyorduk. İkinci Dünyâ  savaşından sonra Güçlü Dünyâ devletlerinin, bir daha Hitler vakıası yaşamamak için diktatörlüklere son verme kararı almaları ve Türkiye iktidârına demokrasiye geçmeleri için talimat vermeleriyle, gerçeğe yakın ilk seçimler yapılıyor ve zarûrî olarak Türkiye de Demokrat  Parti iktidara geliyordu.

Demokrat parti, Cumhuriyet halk partisinden  mutlak bağımsız, halkın kurduğu yeni bir parti değildi. Tek parti (chp) iktidârında , yine chp içindeki mevcûd milletvekillerinin chp den ayrılarak kurdukları bir parti  idi.

Yeni rejim kurulurken merkezde konuşlanan  hâleler yukarıdaki sırayla zikredildi, Bu  hâlelere en yakın hâle Karay musevîleri olmuş görüldüğü gibi… Mes’elelerin künhünden habersiz milliyetçiler (Türkçüler değil, genetik olarak gerçek Türkler) ve ateistler, yine meselelerin iç yüzüne vâkıf olmayan solcular ve mezhebi bir ummân gibi geniş olan şerîatsız  müslümânlar sonraki hâleleri teşekkül ettiriyorlardı.

Birkaç makale konusu olabilecek bu haberde, haberle alâkalı olan şu bilgilerin de okuyucu tarafından bilinmesi, haberin doğru algılanabilmesi için şarttır.

Hazar türkleri veyâ Hazar yahûdîleri veyâ daha doğrusu Hazar Musevîleri ve Karay Türkleri olarak tanımlanan  ve devlet dîni olarak yahûdîliğin (musevîliğin) egemen olduğu bu  imparatorluk (650-985) ekseriyetle türklerden müteşekkildi. Bir Türk Devleti idi fakat devlet dîni olarak musevîlik seçilmiş idi (yahudilik demek yanlıştır).

Burada bilinmesi gereken husûs, yahûdîliğin  gerçekte bir ırk dîni olması, yahûdî ırkına mensûb olmayan hiçbir musevîyi yahûdîlerin kendilerinden kabûl etmemesidir. Yahûdîlerin yardıma ve sığınmaya çok muhtâç oldukları bir zamânda  bu inançlarını açıkça dile getirmeleri Hazar türklerini dışlamaları elbette imkânsız idi… Fakat yâhûdîler, gerçekte Hazar musevîlerini kendilerinden kabûl etmezler. Çünkü Yahûdîlere göre kendilerinin dışındaki bütün kavimler Âdem’in çocuklarıdır. Onlar ise Âdem’in çocukları olmadıklarına inanırlar. Âdem’in çocuklarına hamam böceği kadar kıymet vermezler. Ve  mümkün olduğu kadar da bu inançlarını gizlerler.

Bu bahis uzar gider…
Haber formatından çıkmayalım….

Genetik olarak Türk olan bu üçlü kânlarındaki asâlet vâkâr ve hakşinâslık saikiyle halka hizmet etmekten içtinâb edememiş, insânlık, demokrasi, cumhuriyet düşmânlarına ve aslında dîn baronlarına yem olmuşlardır.

Ali Aytaç Şenol

– Haber Lotus –

HLotus

One thought on “Meğer Din Devletiymişiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.