Ana Sayfa > Genel > Besim Altunöz: “Anadolu topraklarından bir Said Nursi geçmiştir. Bunu herkes bilmelidir”

Besim Altunöz: “Anadolu topraklarından bir Said Nursi geçmiştir. Bunu herkes bilmelidir”

Has Parti Danışma Meclisi Üyesi ve Hatay İl Başkanı Besim Altunöz Said Nursi’nin ölüm yıldönümünde bir basın açıklaması yaptı. Biz de bu basın açıklamasının izini sürerek Altunöz ile Said Nursi hakkında daha ayrıntılı konuştuk…

Muhammed Balcı: Said Nursi’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Besim Altunöz. Said Nursi çok yönlü bir insandır. Onun hakkında öne çıkarabileceğim iki argüman vardır. Birincisi  sürgünlerle geçen hayatı… Barla, Kastamonu, Isparta. Yani  iktidar sürekli onu manipüle etmeye, kontrol etmeye çalışmıştır. Buna rağmen baş eğmemiş ve üretmeye devam etmiştir.  Sürgün hayatının getirdiği çok önemli zorluklar vardır. İnsan fıtratını zorlayan meseleler bunlar. Eserlerini okuduğunuzda o insani zorlukları hissedersiniz. Mesela 2 ay bir ağaçta tefekküre  dalmıştır. Düşünün bir ağacın tepesinde tefekküre dalmak…  Sürekli yazmak… Sürekli kontrol altında tutulmak. Said Nursi’nin hayatı bence zor bir hayattır. Diğer tüm muhalifler gibi.

İkinci önemli nokta, çevresinde yazdığı binlerce sayfayı çoğaltan  insanların varolması. Bu üstün bir emek ve organizasyon yeteneğidir. Said Nursi kadar onlar da birer kahramandır.

Ankara’da bir gün Hakkarili bir kitapçı arkadaşım bana dedi ki, bir kitap edindim ve onu geri vermem gerekirdi. Ben de o kitabı oturup üç kareli kalın deftere geçirdim. Bundan çok etkilenmiştim. Düşünsenize şu an Said Nursi’in sanırım 19 kitabı var. Sanırım çoğu ağdalı bir dille yazılmış  ve birileri bunları el yazması ile çoğaltarak dağıtıyorlar… Bu ne müthiş bir inanç, azim, kararlılık ve sevgi. İşte bu hayranlıkla öğrendiğim bir şey.

Muhammed Balcı: Siz kitaplarını okudunuz mu? En çok hangi kitabında etkilendiniz?

Besim Altunöz: Doğrusu külliyatını okumadım. Mesela Lem’alar’ı var sadeleştirlmiş. Onu 2 defa okudum. Çok sevindim sadeleştirildiğine… Sözler’i, Tarihçe-i Hayat, Emirdağ Lahikası gibi eserlerini okudum. Benim için Lem’alar kitabı önemlidir.

Muhammed Balcı: Said Nursi’yi nasıl anlamak gerekir? Din Alimi, filozof, ideolog…

Besim Altunöz: Said Nursi romantik bir isyancıdır. Daha önce bu cümleyi Şeyh Said içinde kullanmıştım. Şeyh Said hakkında yazdığım bir makalenin başlığıydı.

Said Nursi’de bu romantizm daha çarpıcı. İnsan yanı çok ağır basıyor. Öfke, yalnızlık hasret özlem… İnsana dair ne varsa ve bir dava… Said Nursi’nin bir davası var. Bu onu hiçbir insani durumdan soyutlamıyor. Tam tersi birbirini besleyen şeyler bunlar.

Çamdağında yaşadıkları. Ağaç kesen talebeleri ile ilgili diyalogları, doğa sevgisi… Yalnızlıkla ilgili söylediği sözler, herşey ve hepsi insan sevgisi, Allah sevgisi,  İslam sevgisi harmanıdır.

Muhammed Balcı: Siyasal İktidarlar Said Nursi’yi anlamadılar mı?

Besim Altunöz: Bence anlamadılar. Daha önemlisi davasından korktular… Osmanlı da korktu, Cumhuriyet de korktu. Lakin en çok Milli Şef korktu.  Bir de dönem itibariyle tüm muhalefet zaten baskı altındaydı. Osmanlı son yılları da baskı dönemidir. Cumhuriyet, Milli  Şef dönemi… Hatta topyekün bir tarih, muhalefete yaşama şansı vermedi.

Mesela istiklal mahkemeleri ne kadar çok insanı astı, sürdü, hapsetti ya da darbe dönemleri 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat…

Oysa bu ülke rahat bir ülke olsaydı bu kadar değer istihdam edilseydi, felsefede,  toplum bilimlerinde, din alanında bir çok yenilik yapılırdı. Oysa İktidarlar her daim korkak ve baskıcıydı. Bu nedenle düşünceleri yasakladılar. Lakin her haklı düşünce yasaklandıkça güçlenir.

Bugün milyonlarca satan bir külliyata sahip Said Nursi, bir çok ülkede adını zikreden kitabevleri var. Milyonlarca taraftarı var. Düşünce yasaklanamaz.

Keşke Said Nursi yaşadığı dönemlerde Diyanet İşleri Başkanı olsaydı. Eminim diyanet çok daha sivil ve halkçı olabilirdi.

Muhammed Balcı: Zehra Üniversitesi hakkında ne düşünüyorsunuz. Diyorsunuz ki milyonlarca taraftarı var peki onlar neden Zehra Üniversitesini kurmuyorlar?

Besim Altunöz: Bana göre Said Nursi taraftarlarının en büyük eksiği budur. Bu benim anladığıma göre onun çok temel bir vasiyetidir. Said Nursi elbette eserlerinde eski Said Yeni Said gibi sözler söylemiştir. Hatta konjüktüre göre öncelik verdiği şeyler olmuştur. Kimi takipçileri her Said Nursi okuru bir Zehra Üniversitesidir de demektedir. Lakin bu bana çok gerçekçi gelmiyor. Bence ElEhzer’e kardeş olacak çapta bir üniversite gerekmektedir. Bu bence takipçilerinin en büyük eksiğidir.

Zaten onlar yapmazsa eğer  biz Has Parti olarak meclise girersek bu davanın takipçisi olacağız. En azından bu üniversitenin kurulması için ben elimden geleni yapacağım.

Muhammed Balcı: Nur cemaatleri ve  hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Besim Altunöz: Ben Said Nursi’nin hayatını okudum… Sanırım beş veya  altı ayrı kaynaktan ve kendi kitabından. Yazdığı kitapların bir kısmını okudum. Yani hangi argümanlarla yorum yapmalıyım. Ben teolog değilim. Anadolu topraklarından bir Said Nursi geçmiştir. Bunu herkes bilmelidir düşüncesindeyim. Bu adam direnmiştir, yazmıştır, sevmiştir, efkarlanmıştır, ibadet etmiştir, bilgelik yapmıştır. Haksızlığa uğramıştır, zulüm görmüştür. Bence  Zehra Üniversitesinin kurulmasını da vasiyet bırakmıştır.

 Muhammed Balcı: Teşekkür ederim. Söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Besim Altunöz: Son olarak şunu söyleyebilirim:  Said Nursi’nin mezarının bulunması gerekir. Şanlıurfa’da bir anıt mezar yapılmalıdır. Türkiye demokrasisi için bu önemlidir. Belki bu anıt mezar tüm baskıcı rejimler için caydırıcı bir misyon taşır.

– Haber Lotus –

HLotus

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.