Ana Sayfa > Gündem > Erbakan’ın Suçu Ne?

Erbakan’ın Suçu Ne?

Numan Kurtulmuş da nihayet Erbakan’ın maiyetinden ayrıldı. Numan Kurtulmuş’ un bundan sonraki siyasi istikameti ne olacak? Acaba Kurtulmuş, Ak Parti sonrasını mı hedeflemektedir? Bütün bu sorular bir yana, Numan Bey’in ayrılışı her şeyden önce şunu kesin bir şekilde göstermiştir ki, Erbakan hoca, etrafında adam tutmakta zorlanmaktadır. Artık bu saatten sonra  da kimse Erbakan’ın partisinde parlak bir siyasi istikbal aramayı denemeyecektir. Peki neden Erbakan, Sünni Milli Görüşçüler –burada kullandığım Sünni kavramını yalnız mezhebi değil sosyolojik anlamıyla da kullanıyorum; bir bakıma da mu’tekid anlamında–  dışındaki Milli Görüş’e yakın duran kişileri çevresinde tutmakta başarısız olmaktadır? Ben, bunun sebebini bir menkıbeden yola çıkarak izah etmeye çalışacağım.

Menkıbe şöyle… Büyük evliyadan Mevlana’nın hocası Şems-i Tebrizi, kendi çocukluk hallerinden bahsederken, babasıyla kendi arasında geçen bir diyaloğu şöyle aktarır: “ Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı, otuz, kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim, günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı: “Oğlum” dedi, “ Ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum; bunun sonu nereye varacak?  Bu davranışlar seni felakete götürecek.” Ben ona şu cevabı verdim: “Baba! Seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla karışık bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman bunlar hep birlikte analarının arkasına düşer giderler, yolda bir göl kenarına rastlarlar. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendisini suya atar, bunu gören ana tavuk, “eyvah yavrum boğulacak” der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu neşe içinde suda yüzmektedir. İşte seninle benim aramdaki münasebet buna benzer.”

Menkıbenin tasavvufi anlamında değilim. Bir benzetme için aktardım menkıbeyi.

Türkiye’de kırk senedir Müslüman halka yönelik siyaset üretmeye niyetlenenler, siyasi ikbalin Milli Görüş kuluçkasının altına yatmakla mümkün olabileceğini biliyorlardı. Çünkü Erbakan Milli Görüş’ü hep milletin ana vasatı olarak tanımlayageldi. Yani Milli Görüş milletin Sünni reflekslerini hiç ihmal etmedi ve meseleyi hep tarihi perspektifi göz önüne taşıyarak açıkladı. Milli Görüş bu yüzden hiç ideolojik bir elbise giyinmedi. İddiası, siyasi ve sosyal bağlamda Anadolu İslam geleneğini ihya etmek ve bu vasatı Batı’nın karşısına dikebilecek hale getirmekti.

Bunu bilenler ve bu vasatın Türkiye’de iktidar şansının düşük olduğunun fakat yine iktidarın bu vasatın bir tarafından tutunmakla mümkün olabileceğinin farkında olanlar, Milli Görüş kuluçkasının altına yattılar, yumurtadan çıktılar ve uygun ortamı buldukları zaman da yüzmeye başladılar.      

Erbakan’ı tedirgin eden ve gerilimli kılan şey hiç beklenmeyen bir zamanda bunların yüzmeye başlamaları, Erbakan’a göre boğulma tehlikesi taşımalarıydı. Halbuki bunlar farklı yumurtadandı ve yüzmeyi başarabilmekteydiler. Erbakan’ın kendisi ve asıl yumurtadan çıkanlar ise kıyıda kalmaya mahkumdular. İşin başka ilginç tarafı hiç yumurtadan çıkmak istemeyenler de vardı, Oğuzhan Asiltürk, Recai Kutan, Şevket Kazan gibi. Sünni Milli Görüşçülerle Milli Görüş’e yakın duranların arasındaki psikolojik gerilimin sebebi buydu. 1970’lerde bir cemaatin siyasi sözcüleri konumundaki Gündüz Sevilgen ve arkadaşlarının parti içi muhalefetleri sonucu MSP’den ayrılarak başka bir kıyıya yüzme eylemleri, bu gerilimin görünüre çıkan ilk örneğidir. Bunların hangi kıyıdan karaya çıktıkları da bilenlerin malumudur. Bunun ardından Korkut Özal olayı bilinenlerden biridir. 12 Eylül 1980 sonrası Turgut Özal’ın tek başına iktidarı… Özal daha önce MSP’nin İzmir milletvekili adayıydı, kazanamadı. O da kuluçkanın altından çıkanlardandı.

Tayyip Erdoğan ve ekibi kuluçkadan çıktıktan sonra uzun süre Erbakan’la birlikteydiler ve Hoca’yla  bir iktidar deneyimi yaşadılar. Yüzmeyi denediler; hem suda hem karada hareket ettiler. Karada iken başarılılardı. Fakat suya girdikleri bir  28 Şubat günü korsanlar Hoca ile bunları suyun kenarına bırakıverdiler. Erbakan’dan ayrılan Tayyip Bey ve Ak Parti, yüzmeye devam ediyor.

Bakalım Numan Bey, nasıl yüzecek, hangi istikamette yüzecek; bekleyip göreceğiz.

Sait Mermer

– Haber Lotus –

HLotus

5 thoughts on “Erbakan’ın Suçu Ne?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.