Ana Sayfa > Kitap ve Kültür > Karanlığa Aşık Olunur mu?: Gümüşkartal’ın Çağrışımları

Karanlığa Aşık Olunur mu?: Gümüşkartal’ın Çağrışımları

— Gamze İspaha ile “Gümüşkartal” Üzerine Röportaj —

Gamze İspaha’nın kaleminden çıkan Gümüşkartal, yalnızlıkla, güçle ve içsel çöküşle örülü bir roman. Bu kitap, okuru sadece karanlık sokaklara değil, ruhun en derin ve en ıssız dehlizlerine de götürüyor. Her satırı, insan ruhunun çatışmalı doğasına dokunan, cesur ve etkileyici bir atmosfer kuruyor. Romanın başkahramanı Hamza Alkan; soğuk görünümün ardında çalkantılı bir geçmiş taşıyan bir adam. Mastani ise hem bir meydan okuma hem de bir sığınak. Bu röportajda yalnızca karakterleri değil, yazarın içsel dünyasını ve yazma sürecine dair düşüncelerini de aralıyoruz.

🖋 YAZARIN İÇ DÜNYASI VE YAZMA SERÜVENİ ÜZERİNE
Gamze İspaha kimdir? Yazarlığa nasıl başladınız?
Gamze İspaha: Yazarlık benim için bir tercih değil, bir mecburiyet gibiydi. Bazı duygular kelimelerle dışa vurulmazsa içeride çürür. Küçük yaşlardan itibaren yazıyordum; ama yayımlamak, başkalarına dokunmak isteği zamanla oluştu. Gümüşkartal, o içsel zorunluluğun dışavurumlarından biri oldu.

Gamze İspaha ismiyle yayımladığınız bu kitap sizin için ne ifade ediyor?
Gamze İspaha: Bu benim için sadece bir roman değil, yıllarca zihnimde yankılanan soruların, yüzleşmelerin ve cevapsız kalan duyguların ete kemiğe bürünmüş hâli. Gümüşkartal, dış dünyaya yazılmış bir mektup değil; daha çok kendi iç dünyama kazınmış bir çığlık gibi.

Karanlık temaları işlerken en çok zorlandığınız ya da etkilendiğiniz an neydi?
Gamze İspaha: Bazı sahneler vardır, yazarken değil, yazdıktan sonra ağlarsınız. Bazı karakterler size aitmiş gibi görünür ama aslında siz onlara ait olursunuz. En çok zorlandığım anlar, karakterlerin yaşadıkları değil, onları yaşatmak zorunda kalışımdı.

Yazarken bir ritüeliniz var mı? Belirli saatler, müzikler, yalnızlık?
Gamze İspaha: Sessizlik en iyi dostum. Bazen gecenin en geç saatleri, bazen gün ortasında içime çöken bir huzursuzluk beni yazmaya iter. Müziği az kullanırım, çünkü kelimelerin kendi ritmi vardır. Yazarken, gerçek dünyadan tamamen koparım; bazen geri dönmek zor oluyor.

🖋 GÜMÜŞKARTAL ÜZERİNE
Hamza Alkan, sert ama derinlikli bir karakter. Onu yaratırken nasıl bir iç yolculuk yaptınız?
Gamze İspaha: Hamza bir çelişkiler bütünü. Dışarıdan soğuk, disiplinli, sert… İçerideyse yaralı bir çocuk, yarım kalmış bir adam. Onu yazarken kendimden, etrafımdaki erkek figürlerden, hatta bazen hiç tanımadığım insanlardan ilham aldım. Onun içindeki çelişki, yaşadığı dönüşümü anlamlı kıldı.

Mastani karakteri, özgürleşmenin ve direnmenin sembolü gibi. Kadın karakterleri yazarken hangi noktalara dikkat ediyorsunuz?
Gamze İspaha: Ben güçlü kadın karakterler yazmıyorum; dirençli, gerçek kadınlar yazıyorum. Mastani’nin gücü, yaralı oluşundan geliyor. O, duygularını saklamayan, kendini inkâr etmeyen biri. Onu yazarken onun düşüşlerini de direnişleri kadar sahici kılmaya çalıştım.

Romanın atmosferi oldukça karanlık. Bu temalar sizi neden cezbediyor?
Gamze İspaha: Çünkü karanlıkta insan kendisiyle baş başa kalır. Aydınlıkta her şey maskelenebilir, ama gölgede kim olduğumuz ortaya çıkar. Gümüşkartal’da o gölgelerin içinde yürümek istedim. Bazen iyileşmek için önce acıyı dürüstçe görmek gerekir.

“İntikam ve adalet” romanın ana izleklerinden biri. Bu ayrımı nasıl kurdunuz?
Gamze İspaha: İntikam, kontrol duygusunun bir uzantısıdır. Adalet ise teslimiyettir. Hamza bu ikisi arasında bir salınımda. Adaleti haklı çıkarmaya çalışırken intikamla yüzleşiyor. Bu çizgi, bazen tehlikeli ama gerçekçi bir yerde duruyor.

Kitapta erotik sahneler cesurca yer alıyor. Bu anlatım biçimini nasıl yorumluyorsunuz?
Gamze İspaha: Benim için erotizm bir iletişim dili. Tenin dokunuşu bazen kelimelerin taşıyamayacağı kadar yoğun bir duygu aktarır. O sahnelerde sadece cinsellik değil; teslimiyet, iktidar, kırılganlık da var. Her şeyin göründüğünden fazlası olması gerektiğini düşündüm.

Bu sahnelerde mizahın yeri de dikkat çekici. Mizah, anlatınızı nasıl dengeliyor?
Gamze İspaha: Mizah, bir karakterin hayatta kalma biçimidir. Duygusal yükleri hafifletmek için bazen küçük bir kahkaha yeter. Mizahı, karakterin kendini savunma biçimi olarak kullandım. Bu, okuyucunun karakterle duygusal bağ kurmasını da kolaylaştırıyor.

Hamza ve Mastani’nin ilişkisi yer yer flört, yer yer zekâ savaşına dönüşüyor. Sizce erotizm ile zeka arasında nasıl bir bağ var?
Gamze İspaha: Zihinsel çekim olmazsa tensel yakınlık eksik kalır. Gerçek erotizm; bir bakış, bir ima, bir geri çekilişle başlar. Hamza ve Mastani’nin her diyaloğu bir satranç oyunu gibiydi. Aşkları kadar zihinleri de çatışıyor.

Okuyucudan aldığınız en çarpıcı geri dönüş neydi?
Gamze İspaha: “Bu karakter bendim ama kimse bilmiyordu” diyen bir okur olmuştu. O cümleyi unutamam. Çünkü yazarlığın en büyük mucizesi, bir yabancının sizin kelimelerinizde kendini bulmasıdır.

Hikayenizin Wattpad’de ilgi görmesi ve basılı kitabın da çok sevilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gamze İspaha: Bu, hikâyenin sadece bana ait olmadığını gösteriyor. Okurların ilgisi, karakterlerle bağ kurduklarını ve hikâyenin duygusal katmanlarında kendilerini bulduklarını gösteriyor. Bu etkileşim, yazdıklarımın gerçek bir karşılığı olduğunu hissettiriyor. Belki de en değerli olan bu: Sessiz bir bağ kurabilmek.

Okuyucunun bu romandan nasıl bir etkiyle ayrılmasını istersiniz?
Gamze İspaha: Sarsılsın isterim. Ama duygusal bir sorguyla. “Ben olsaydım ne yapardım?” dedirtsin. Hikâye bittikten sonra da içlerinden çıkmasın. Karakterlerin zihinde yaşamaya devam etmesi, bir yazar için en büyük ödüldür.

Yazarken en çok zorlandığınız sahne hangisiydi?
Gamze İspaha: Bazı yüzleşme sahneleri beni yazarken bile yoruyordu. Özellikle Hamza’nın geçmişiyle hesaplaştığı anlar. Orada onunla birlikte ben de sustum, ben de ağladım. Yazmak bazen bir terapi değil, yeniden yaşamak oluyor.

Yeni projelerinizde yine bu karanlık ve yoğun dünyalarda mı olacağız?
Gamze İspaha: Muhtemelen evet. Ben gölgeleri seviyorum. Yeni projemde yine içsel çatışmalar, duygusal boşluklar ve yüzleşmeler var. Ama belki bu kez karanlığın içinde bir ışık arayışı da olacak.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Yeni bir kitapla bir dahaki buluşmayı dört gözle bekliyoruz.

Gamze İspaha: Ben teşekkür ederim. Çok naziksiniz.

Gamze İspaha Kimdir?

31 Temmuz 1996 tarihinde dünyaya gelen Gamze İspaha, içinde uyanan yazma arzusuyla hayal dünyasından derlediği satırları yazıya dökerek dram ve romantizm ağırlıklı kitaplar yazmaktadır. Kafes, Kimliksizler Şehri, Gümüşkartal, Gözlerindeki Canavar adlı kitapları yayımlanmıştır. Estetisyenliği de sürdüren İspaha İstanbul’da yaşamaktadır.

– Haber Lotus –

HLotus

One thought on “Karanlığa Aşık Olunur mu?: Gümüşkartal’ın Çağrışımları

  1. Gamze İspaha iyi bir yazar. Daha önce Gümüşkartal kitabını okumuştum. Bu röportaja denk gelmek de iyi oldu. Bazı şeyler daha iyi oturdu şimdi. 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.