Ana Sayfa > Dış Politika > WikiLeaks’in Kirli Çamaşırları

WikiLeaks’in Kirli Çamaşırları

Uluslararası ilişkilerde bir taşla iki kuş vurabilirseniz, bu çok büyük bir başarıdır. Lakin bir taşla bir, iki, üç hatta dört, beş kuş vurmaya kalkarsanız, attığınız taşın altında kalırsınız.

İnternet aktivisti ve aynı zamanda bir gazeteci olan Julian Assange diye biri çıktı ve yayımladığı gizli belgelerle, dünyanın efendiliğine soyunan ABD’yi çok zor bir durumda bıraktı. Tek kelimeyle kral çıplak, dedi. Örtü kaldırılınca Pentagon’un, Beyaz Saray’ın ahlaksız yerleri beliriverdi.

Dünya resmen şokta…

Kirli çamaşırlar ise artık internet olan her yerde…

Beyaz adamın, pardon şimdi siyah adam demeliyim. Evet, ne de dedikoducuymuş Obama Başkan’ın diplomatları, elçileri!..

Hani bazen şaşırmak için kendini zorlar ya insan. Abov!!!

Kıyamet kopuyor sanki!

Yahu kim bilmiyordu hemen hemen tüm ülke elçiliklerinin böyle işler yaptıklarını? Her diplomat aynı zamanda bir ajan değil midir? Bunu yeni mi öğreniyorsunuz! Hiç mi Amerikan filmi izlememiştiniz? Devletlerin bir birilerinin kuyularını kazmak için en donanımlı adamları ile gizliden gizliye iş yaptıklarını daha yeni mi öğrendiniz?

Bu sahte şaşkınlık rollerini bir tarafa bırakıp asıl meseleye bakmalı insanlar.

Benim bu “Uluslararası Kirli Çamaşır Operasyonu”ndan anladığım en büyük gerçek şu: ABD’nin kendi eliyle, tam da koynunda beslediği yılan harekete geçti.

Kim bu koyundaki, hatta kalbe dilini uzatan yılan? Yahudilerden başkası değil, bundan emin olabilirsiniz.

Çünkü, hedefte en başta Obama yönetimindeki Amerika var.

Öte yandan belgelerde en çok Türkiye ve İran dikkat çekiyor. Arap liderlerinin İran hakkındaki sözleri ile yapılmak istenen İran’ın ne kadar da yalnız olduğunu ve kimsenin, en yakınları da dahil, evet, hiç kimsenin bu devleti sevmediğini anlatmaktır.

Ve Türkiye…

Daha geçen hafta Lübnan’da İsrail’i katillikle itham eden Başbakan Erdoğan hakkında skandal sözler yer alıyor belgelerde.

Sonra kim var hedefte? Dünyadaki en başarılı yüz entelektüel arasına giren ve İsrail’in birçok kez başını ağrıtan Dışişleri Bakanı Ahmet

Davutoğlu… Amerikalı diplomatlara göre çok tehlikeliymiş, deliymiş.. falan filan…

İftiralar, şunlar bunlar bir gün ortaya çıkar ve hak yerini bulur, ama eskisi gibi olmayacak bir şey vardır. O da İsrail-ABD ilişkileridir.

Yahudilerin Başkan Obama’yı sevmedikleri, onu devirmek istedikleri çok açık. Bunun belirtileri çok önceden ortaya çıkmıştı zaten.

Ve bu skandal belgeler sonrası göbek atmaya başlayan, Mescidi Aksa’nın etrafında konut dikmek için hemencecik dozerler gönderen İsrail tarihinin en büyük hatasını yaptığının farkında değil.

Uluslararası ilişkilerde bir taşla bir ya da iki kuş vurursanız büyük bir başarıdır. Lakin siz bir taşla üç, dört ve hatta beş kuş vurmaya kalkarsanız attığınız taşın altında kalırsınız.

Hani bazı gazeteciler vardır, sayfalarına çok önemli belgeler taşırlar ve “bu belgeleri ben ele geçirdim!” derler. Oysa o belgeleri ele geçirmiş değillerdir. Bazı gizli servisler bu gazeteciyi pazarlamacı olarak seçmiş ve onun aracılığı ile istediklerini yapmışlardır.

Bu Wiki’nin kirli çamaşır operasyonu da bundan ibarettir.

Peki, bu belgeleri hangi gizli servis elde etti ve onu piyasaya sürdü? Ya da hangi gizli servisin içine sızmış bir başka servis elemanları bu işi yaptı?

Bazı cinayetleri çözmek için, o cinayetten en çok nemayı kim kapmış ona bakarlar.

Bu Wiki olayı bir cinayetse eğer katili er ya da geç ortaya çıkar. Belki de Siyah Adam çoktan bulmuştur kötü adamları…

Her ne olursa olsun, şuan ortadaki gerçek şu: Birileri gözleri iyice karartmışlar. Bu usta ya da acemi kumarbazlar önlerindeki bütün paraları ileriye sürmüş ve kartlarını açmışlar… Ya hep ya hiç!..

Ben İsrail’i eski dostu ABD’ye karşı hiç bu kadar acımasız görmemiştim. Bir avuç Yahudi koca ABD’ye aynen şu mesajı veriyor: Her şeyinizi biliyoruz. En zenginleriniz biziz, en kudretlileriniz biziz. Ya bizim çizgimizde yürürsünüz ya da sizi dünyaya rezil ederiz.

Vaav!..

Yehova İsrailoğullarına yardım etsin, hiç bu kadar yalnızlık bataklığına saplanmamışlardı. Çünkü en sağlam kalelerine onarılmaz gedikler açtılar… 

Türkiye’yi Akdeniz’de, ABD’yi WikiLeaks’te kaybettiler.

Yaşayacak, göreceksiniz…

İsa Yılmaz

– Haber Lotus –

HLotus

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.