Ana Sayfa > Genel > Besim Altunöz: Bu Ülkenin Vicdanlı, Adaletli İnsanları Var…

Besim Altunöz: Bu Ülkenin Vicdanlı, Adaletli İnsanları Var…

Muhammed Balcı, Has Parti Danışma Meclisine seçilen  Alevi kökenli  Besim Altunöz ile HAS Partiye katılma sürecini konuştu. Söyleşide, Alevilerin partiye bakışı, laiklik ve HAS Partinin projeleri masaya yatırıldı. Neticede ilginç bir söyleşi ortaya çıktı.

Muhammed Balcı:HAS Parti nedir? Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Halkın Sesi Partisi bir halk hareketidir. Bu hareket iktidarı hedefleyen ve iktidara gelince evvela Halkın çıkarlarını savunacak ve onların yaşam koşullarını  iyileştirmek için net tavırlar takınacak bir siyasal partidir. Bu parti halkın partisidir.  Halk parasız eğitim, parasız sağlık ve iş istihdam istiyor. Evvela bu bizim birinci sorunumuzdur. Bununla beraber haklar ve özgürlükler geliyor. Din, dil, kimlik haklarını “ama, fakat” gibi şeylerle geçiştirmeden  tam manasıyla özgürlük verilmesini amaçlamaktayız. Bu parti halkın taleplerini merkeze almış bir partidir.

Muhammed Balcı:Sosyalistlerle İslamcılar bir parti içinde nasıl yer alabilir?

Neden yer alamaz? Bu konuda kesinlik arzeden bir kanun mu var? Sosyalizmden ben şunu anlıyorum, emekçilerin yaşam koşullarını düzeltmek, üretenlerin yönetime katılması. Başka nedir ki sosyalizm? Eğer diyalektik materyalizmden bahsediyorsanız bu Avrupa aydınlanmacılığın eseridir. Meselemiz basittir, alınteri ile geçinenlerin yaşam koşullarını nasıl değiştireceksiniz? İşte bizim siyasetimiz temel amacı alınteri ile yaşayanların yaşam koşullarını düzeltmektir..

Muhammed Balcı:Nasıl?

Biz bu ülkenin emekçileri, yoksulları,  asgari ücretle geçinenleri, işçi, memur, Alevi, Hanefi, Şafi, Laz, Kürt,  Arap, Bahai, Hristiyan, Ermeni halklarına dayanıyoruz, onlardan oy istiyoruz. Onların politikalarını oluşturuyoruz. Kuracağımız iktidarda emekçi iktidarı olacaktır. Çünkü TBMM’den geçireceğimiz  yasalar halkın yararına olan yasalardır. Onları çıkarını, hakkını, hukukunu koruyacak yasalar. Çünkü Has Partisi bir halk hareketidir.

Muhammed Balcı:Buna izin verirler mi?

Kimden izin isteyeceğiz?

Muhammed Balcı:Egemenlerden, AK parti yüzde 40 oyla bile bize izin vermiyorlar diyor?

AKP bu işleri çözmek istemiyor. AKP neoliberal politikaların çok keskin savunucusudur. Sadece yer yer, halkçı söylemler kullanıyor. AKP ontolojik olarak bu işi yapamaz zaten. Bünyesi derdi, politikası, bileşenleri  farklı.

Halkın çözemeyeceği hiç bir sorun yoktur. Bu tüm dünyada örnekleri ile mevcuttur. Bu dünyadan Ömer Muhtar geçmişse, bu dünyada Zapatalar varsa, bu dünya tarihinde, koca Rus ordusu bir avuç Çeçenle başedemiyorsa,  İsrail taş atan Filistinli çocuklarla başedemiyorsa bunun nedeni örgütlü halkın gücünden geliyor. Latin Amerika kıtasına bakın, Venezüela’ya, Şili’ye, Brezilya’ya. Halkçı partiler iktidara gelip bir halk yönetimi kurdular. Halk kısa sürede Has Partiye ilgi gösterdi. Bir ay gibi bir sürede kongremizi yapmamız bunun sonucudur.  Halkın  kendi partisi kuruldu, doğal olarak halk ona ilgi ve alaka gösterecektir. Şimdi sıra Halkın iktidarında.

Muhammed Balcı:Siz Partiyle nasıl tanıştınız?

Ben Doğu Konferansında çalışıyordum. Doğudan dergisini çıkarıyoruz.  Bu ülkede İslamcı arkadaşların Sosyalistlerle buluşturulmasında Mehmet Bekaroğlu’nun çok  emeği vardır.  Bekaroğlu ile yıllardır projeler üretiyoruz. Biz yıllardır siyasal bir parti kurmak için uğraş veriyorduk. Yaptığımız yayıncılık, dernekçilik hep buna hizmet ediyordu. Tabi dernek ve dergide yer alan her arkadaş bu düşüncede değil elbette. Fakat  son beş yıl benim ve bazı arkadaşlarımın, yaptığım her çalışma, bir halk hareketinin kurulmasına dönüktü. Tüm çalışmalarımızı bazı arkadaşlarla öyle gördük, öyle yorumladık  ve buna uygun çalıştık. Bir parti kursaydık eğer, bu HAS Parti gibi bir parti olurdu. Halkı merkeze alan adaletli vicdanlı bir parti olurdu.  İşte bu  parti kuruldu. Bu partide Tekel işçilerinin emeği var. Bu partinin harcında sabah namazı kılmaya giden Tekel  direnişi işçilerinden Hamdullah Uysal vardır. İstanbul itfaiyesinin özelleştirmesine direnen itfaiye işçileri vardır.  Sendikaya üye olduğu için direnen Emine Arslan var.  Gecekondular var bu partide, Ankara’da Altındağ, Ege mahallesi, İstanbul’da Sarıgazi, İzmir’de Kadifekale. Biz bütün bu emekçileri kucaklayacak bir parti düşlüyorduk. İşte bu parti Has Parti oldu.

Muhammed Balcı:HAS Partinin dine bakışı nasıl olacaktır. Mesela siz başörtüsü sorunu nasıl yorumluyorsunuz?

Din ve inançlara tartışmasız özgürlük verilmesi gerekir. İnsanların dinlerini yaşaması için kesin ve hiç bir ön şart koyulmamasından yanayız. Başörtüsü bir insan hakkıdır. Bu hak için kamusal alan, özel alan gibi bir ayrım olamaz. Bir şey ya haktır, ya değildir. Tenzilatlı özgürlük olmaz. Şurada başörtüsü takılır, şurada takılmaz. Öyle bir şey olmaz. Başörtüsü bir haktır. İnançtır. Başörtülü biri öğretmen de olur, doktor da, savcı da olur, benim içinönemli olan işini nasıl yaptığıdır. Yoksa dini, dili, cinsel tercihi, mezhebi niye önemli olsun?

Biz herkesin din özgürlüğünün sonuna kadar yaşamasını için çalışacağız. Hiç bir din ve mezhebin başkasına baskı yapmasına izin vermeyeceğiz. Ben Aleviyim köyümde cami istemiyorum, Cemevi istiyorum. Bunu tesis edeceğiz. Hanefi, Şafi, Alevi, Bahai, Katolik, Ortodoks, Protestan, Keldani, hatta misyoner olmayan Yehova Şahidi ve her kimse neye inanıyorsa onun inancını yaşamasını anayasal güvenceye alacağız.

Muhammed Balcı:Bu laikliğe aykırı değilmi?

Neden laikliğe aykırı olsun. İnkar ve asimilasyon halbuki laikliğe aykırıdır. Bize çocukluktan beri öğretilen bir laiklik tanımı var, tam da bunu uygulayacağız. Din ile devlet işlerinin ayrılması. Yani dini tamamen sivilleştireceğiz. Din ve devlet  biribirisinin müdahalesini kaldırmaz.

Muhammed Balcı:Siz Alevisiniz, İslamcılarla nasıl bir araya geldiniz?

 Öncelikle Has Partisi islamcı kadrolardan oluşmuyor. Ben Aleviyim. Bu ülkede yaşıyorum. İslamcı dediğiniz kimler? Komşumuz, iş ortağımız, mahallelimiz, çalışma arkadaşımız. Yani bu ülke sosyolojisi, insanları Alevi, Sünni, solcu sağcı bölmüyor. Reel hayatta öyle bir bölünme yok.  Anadolu’nun çok anlamlı insani değerleri vardır. Biz bu kentlerde, bu sokaklarda yaşıyoruz. Hepimiz bir arada yaşıyoruz. Öyle şaşıracak bir şey yok ortada. Her kesimin sıkıntıları var. Bir Alevi olarak birçok  sorun yaşadım. Bir Hanefi de, Bir Şafi de bu ülkede bir çok sorun yaşadı. 28 Şubat sürecinde Kuran Kursları basıldı. Küçüçük çocuklar gözaltına alındı. Hala benim arkadaşlarım başörtüsü yüzünden bu ülkeye gelemiyorlar. Her biri master, doktora yapmış arkadaşlar. Buraya gelemiyorlar. Yurtdışında çalışıyorlar. Çünkü eğer başörtüsünü çıkartmazlarsa veya peruk takmazlarsa işsiz kalacaklar. Doktor, öğretmen maliyeci olamayacaktır. Kim bunlar? Bunlar komşularımız. Dostlarımız, okuldan tanıdıklarımız, benim arkadaşlarım bunlar ve onları çok özledim, onlar vatanlarını özledi.  Bu arkadaşlar yıllardır yurtdışında sürgün hayatı yaşıyorlar. Bu insanlar öyle uzağımızdakiler değil. Başkasının acısını görmek gerekir. Bu toplumda bir kişinin bile bir mağduriyeti varsa, o toplum özgür olamaz. Rahat uyuyamaz. Ursula K. Le Guin’in bir romanı vardır. Gülün Günlüğü… Orada bir insan eğer mağdursa o toplum huzurlu olamaz diyor. Biz HAS Parti olarak öyle hassasiyet göstermek üzere yola çıktık.

Alevilerin sıkıntıları var, var da, Bahai’nin de, Şafi’nin de, Nakşi’nin de, Nurcu’nun da, Hanefi’nin de, Ortodoks’un da sıkıntısı var. Kimse acısını başkasının acısıyla yarıştırmasın. Yanlış budur işte. Bu ülkede ikibin yıllık Nakşi geleneği vardır. Bu ülkede Said Nursi’nin mezarı bilinmiyor fakat kitapları milyonlarca  baskı yapıyor.  Bu ülkede Alevileri yok edebildiler mi? Hayır. Asla. Bu yüzden hepimiz bir arada farklı güzelliklerimizle, Anadolu  topraklarına has güzel komşuluk anlayışımızla birarada yaşıyoruz, yaşayacağız. Bu ülke insanının vicdanına güvenin.

Muhammed Balcı:HAS Partide kimler siyaset yapacaktır?

Bu ülkenin vicdanlı adaletli insanları var. Siyaset yapmıyorlar, yapamıyorlar. Kendilerini ifade edecekleri bir yer bulamamışlar, küsmüşler küstürülmüşler, bunlar bu ülkenin güzel  insanları, adaletli, vicdanlı insanları, Solcu, Alperen, İslamcı, Laz, Kürt diye kategorize etmiyorum. Tek kıstas adalet ve vicdan. İşte bu insanlar,  inanıyorum ki akın akın HAS Partiye gelecekler, ve toplumsal bir kıpırdama yaratacaklar. İşte bu bir araya geliş ve toplumsal kıpırdanma Türkiye’yi çok yaşabilir onurlu ve anlamlı hale getirecektir. Nazım Hikmet’in dediği gibi gündüzleri sömürülmediği, geceleri aç yatılmadığı bir Türkiye varedeceğiz.  HAS Parti iktidarı Ortadoğu’yu da, Asya’yı da  etkileyecektir.  Halktan yana iktidar nasıl tesis edilir öğretecektir.

– Haber Lotus –

HLotus

4 thoughts on “Besim Altunöz: Bu Ülkenin Vicdanlı, Adaletli İnsanları Var…

  1. Sosyalist,Liberal,DemokratşKemalist,Hıristiyan,Yahova Şahidi vb.her inanç ve dünya görüşü yer yüzünde barış ve adaletin kendisi ile geleceğini iddia eder.Bu islam için de böyledir.Onun içindir ki İslam,Müslüman toplumunun,dünya görüşü İslam olmayan insanlar tarafından yönetilmesini kabul etmez.İslam,Müslüman olmayan insanları kendileri İslam toplumuna tecavüzde bulunma durumu ile İslam dışındaki toplumlardan yer yüzünde fesat çıkarma ile güçlü bir toplumun zayıf bir toplumu ezmeye çalışmasını engellemek gibi durumlar olmadığı sürece Müslümanlardan sığınma istemeyen hiç bir toplum üzerinde de yönetme iddiasında bulunmaz.Bu nedenledir ki İslam’da din ile devlet bir birinden asla ayrılmaz.Kendi özgün sosyalitesinden ve siyasasından soyutlanmış bir İslam anlayışından yola çıkıyorsunuz.Uç ve marjinal yorumlar dışında Kur’an’ın ve Müslümanlarında İslam anlayışı bu değildir.Alevilere gelince onlarla yüz yıllardır oturup konuşulmaış.Ancak istismar edilmişler.Hz.ali,Hz.Muhammed ve Kur’an bağıntısı önlerine konduğunda onlar da yukarda anlattığım eleştiriyi paylaşıyorlar.Onun için rahatlıkla iddia edebilirim ki Kur’an’dan ayrı düşünce disiplinleri ile hareket eden insanlar sırf alevi kökenliyiz diye aleviler üzerinde söz sahibi olamazlar.Asıl adalet A dünya görüşüne sahip insanların B dünya görüşüne sahip insanlar üzerinde siyasal ve kamusal velayet hakkına sahip olmadıklarını kabul etmeleridir.Müslüman sol diye bir şey olamaz.Ne sol,ne sağ,ne laiklik,ne demokrasi İslam’da yola çıkarak üretilmiş kavramlar değildir.İslam demokrasisi,Müslüman sol olacaksa kardeşim İslam’a ne gerek var?Bu kavramlar varlıklarını İslam’a borçlu kavramlar değildir.Eğer doğru iseler insanlar Tanrısal vahye gerek olmaksızın,Kur’an’a ve peygabere ihtiyaç olmaksızın insanlar kendi akılları ile doğruyu bulabilirler ve bulmuşlar da zaten bu mantığa göre.Müslüman sol diye yeni bir çorba icat etmenize gerek yok.İslam’a gerek yok,sol var,laiklik var demokrasi var ya işte bunlar yeter deyin çıkın.Hatta aleviliği de kaldırın.Hayret yahu.Demek bu muydu bir şey sanılan N.Kurtulmuş’un Erbakan’la derdi?.Konuşun,konuşun,iyi oluyor.

  2. SÖYLENEBİLECEK TEK BİR ŞEY OLABİLİR BU VECİZE ÇÖZÜMLEME VE MAVAL OKUMALARDAN SONRA: SİYASİ ÇORBA EVDEKİ HER MALZEME KULLANILMIŞ AMA NE YAZIK Kİ BU MALZEMELER BİRBİRLERİ İLE ÖZLEŞMEZ BU NEİDÜĞÜ BELİRSİZ BİR ŞEY ÇIKAR ORTAYA ONUDA KİMSE YEMEZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.