Ana Sayfa > Genel > Turizm İçin Suyun Önemi: Batı Antalya’nın Geleceğine Dair – 29/3

Turizm İçin Suyun Önemi: Batı Antalya’nın Geleceğine Dair – 29/3

ilyastorgacKAŞ’A 500 BİN TURİST GELİYOR! 

Yakın zamanlarda turizmde patlama yaşanması bekleniyor. Akdeniz çanağındaki birçok ülkede yaşanan siyasi gerginlik ve çatışmalarla kuşlara benzetilen turistlerin de  daha güvenli ve sakin yerlere gitmesi beklenmektedir. Umulur ki Kaş’ta bu fırsattan nasibini alsın. Varsayalım ki “Kaş’a 500 bin turist akın etti”. Haydi, insanları bir şekilde yatmaya razı ettik. Ama suyumuz asgari ihtiyaçlara yetecek mi? Bu insanlar yiyecek içecek. Ortalama 2,5 litre su içecekler, günde 3 yumurta tüketecekler. Her şeyi dışarıdan mı getireceğiz. Üretim yapacak seralarımız, tavuk çiftliklerimiz, besihaneler suya ihtiyaç duymayacaklar mı? Kaş’ın yerleşik nüfusunun haricinde gelecek her turist için minimum 300 litre suya ihtiyacımız var. 500 bin kişiyi ağırladığınız zaman 150.000.000 litre fazladan suya ihtiyacınız olacaktır. Bunun Likya festivali var, Meis adasından gelecek komşularımız var. 30 bin dönümlük arazisinde sulu tarım yapmak isteyen Kasaba var. 24664 nüfuslu ve yaklaşık 20 bin dönümlük sera üretimine sahip Demre var…

 yesilgol2

yesilgol

BİR BARAJ YETMEZ İKİ İSTERİZ!

Durumu özetledikten sonra suyun Kaş’a ve Kaş’ın geleceği için ne kadar elzem olduğunu açık seçik görmek gayet basit olmalı. Bu durumda üretmek, daha çok kazanmak isteyen akl-ı selim sahiplerinin özellikle de turizmden ekmek yiyen işletmecilerin, yatırımcıların, derneklerin, ev hanımlarının söyleyebileceği tek şey kalıyor: “Bize bir baraj yetmez en az iki baraj isteriz!”

 

HES’LERE KARŞI ÇIKMANIN MANTIĞI

Yukarıda aklımızın yettiği, dilimizin döndüğünce yaşam kaynaklarının havadan sonra en önemli unsuru olan suyu, bir kişinin asgari ihtiyacı olan su miktarlarını ve mevcut su kaynaklarımızı anlatmaya, aktarmaya çalıştık. Geçmişte susuzluktan dolayı yaşanan sıkıntıları benim anlatmam abes kaçar. Onları iliklerine kadar yaşayan Kaşlılar özellikle de Kaşlı kadınlar, annelerimiz daha iyi bilirler. Tereciye tere satmamak lazım!

hes

Hele hele kişi başı kullanılabilir su ortalaması dünya ortalamasının beş kat altında ise iki kere düşünmek gerekmez mi?  Dünya ortalaması 7600 m3 iken Türkiye’de bu miktar 1430 m3 iken boşa akıp giden akarsuların üzerine suyu tutmak için yapılacak barajlara karşı çıkmanın mantığı pek kabul edilebilir ölçüde görünmemektedir.

Bizim toplumumuzda “Kefen Parası” diye bir olgu vardır. Her insan kara günü için gerekli parayı ayırır ve onu amacı dışında asla kullanmaz. Kış aylarında denizlere akan suyu kurak yaz günlerinde kullanmak üzere depolamak sizlere akıllıca gelmiyor mu?

İlyas Torgaç

– Haber Lotus –

HLotus

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.