Ana Sayfa > Türk Felsefesi

Türkçeyi bir bilim ve felsefe dili yapmak

Dünyada en uzun ömürlü tek hanedanlı devlet olan Osmanlı, 1789 Fransız İhtilali ile siyasi, iktisadi, ictimai alanda değişen dünya paradigmasına uyum sağlamak için Üç Tarz-ı Siyeseti kademeli olarak devreye soktu. En sonunda 1899 yılında basılan harita da bile Türkiye diye gösterilen Anadolu’da yeni bir devlet kuruldu. 9 Mart 1920'de bu

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (4): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 4. Türk düşüncesini felsefenin diliyle anlatmak” için ya da daha müşahhas bir ifadeyle “Türk Felsefesi’ni  hayata geçirmek” için hakim kılınacak bir metodoloji olabilir mi? Bu metodolojiden bir “ideoloji” oluşturulabilir mi? Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanımızı mutlu ve müreffeh kılacak, huzura kavuşturabilecek yeni bir bilgi, bilim ve medeniyet

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (3): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 3. “Türk Felsefesi”nin temel prensipleri ve teklif ettiği değerleri neler olabilir ya da olmalıdır? Öncelikle İslam, Türk ve Felsefe kavramlarından ne anladığımı arz edeyim. Malum, kavram bir nesnenin zihinsel tasavvurudur.  Felsefe; varlık, bilgi ve değer alanlarıyla ilgili sorunları rasyonel ve eleştirel yöntemlerle müzakere ederek sistematik, tutarlı bilgiler üreten faaliyetlerin tamamını

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (2): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 2. Türk tarihi ve coğrafyasında, eski zamanlardan bugüne devamlılık halindeki Türk düşüncesi ve Türk kültürünü, bizim için yerel amaçla ama dünyaya da evrensel mesajlar verebilecek güçte felsefenin diliyle anlatmak mümkün müdür?  Bu noktada bir “Türk Felsefesi” öne sürmek mümkün olabilir mi?    -Tabii ki, Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırmak projesinin amacı tam

Tamamını Oku

Prof. Dr. Mevlüt Uyanık ile Röportaj (1): Bir Türk Felsefesinin İmkanı

Soru 1.  Felsefe yaparken genel olarak bütün arayışların temelinde “varlık fikri / varlık anlayışı” olduğu kabul edilir. Özgün “varlık anlayışı” na dayanarak insanlığa yön veren dünya görüşlerinin bir felsefeden yola çıktığını söyleyebilir miyiz? Bir diğer ifadeyle bir felsefi anlayışın bir “dünya görüşü” oluşturabilme imkânı olur mu?   -Evet öncelikle bilgelik/hikmet arayışının serencamını ifade

Tamamını Oku