Ana Sayfa > Köşe Yazıları > Vatandaşın Suçu Ne?

Vatandaşın Suçu Ne?

Bu başlığın altına toplanabilecek çok mesele var. Var da bizde mecal yok arkadaşım. Çünkü biz de bu toplumun içindeyiz. Hal mi kaldı Allah aşkına!

 Yahu senin derdin ne?

 Dedik ya dert çok, lakin en şiddetlisi ne siyaset, ne terör, ne anayasa. En fena durumda olduğumuz konu bireysel akıl sağlığı ve ailedir. Ailelerdir! Çatırdayan, yıkılan, ortada kalan ve psikolojileri bozuk yeni bireyler üreten evlilikler…

 Saldırı çok büyük!

 Tüm iletişim araçlarıyla saldırıyorlar, görsel-işitsel tüm alanlardan saldırıyorlar. Durumumuz fenadır. Biz başka şeyler konuşa duralım aileler bu saldırı karşısında direne dursun. Dizileri iyi okuyun, sahnelerde kullanılan bayan oyuncuların kıyafetleri ertesi günlerde yok satılıyor, anında o insanların kopyaları türüyor. Televizyona çıkan(çıkarılan) insanlara dikkat edin, konuk izleyicilerinden tutun şöhrete kavuşturulanlara kadar hepsi sanki bir oyunun parçaları gibi.

 Peki, nedir bu oyun?

 Oyun sandığımız aslında öyle kurgulanmış tipik “bu milleti çökertme planı” filan söylemiyle izah edilecek bir şey de değil. Aslında daha basit, daha sığ daha anlaşılırdır, yeter ki anlamak isteyelim. Mesele tam olarak tüketen insan yığınları oluşturma çabasıdır. Bugün bir baba çocuğuna o 3G’li telefonu alamadığı için vicdan azabı çekebiliyor! Televizyonun yön vermesiyle okullarda aynı markayı giyenler arasında gruplaşmalar var. Aynı markayı giymiyorsa dışlanan ve bu yüzden okula gitmek istemeyen çocuklar var. Ya ebeveynler, doğum günü, evlilik yıldönümü, sevgililer günü,  ilk yumurtaya giriş günü…

 Büyük fotoğrafa baktığımızda bu bizim topluma “düşman” olanların yaptığı bir şey değil. Avrupa da bu tezgâhtan geçti, geçiyor. Bu insanlar kendilerine de düşman değiller ya! İçinizden Siyonistler dediğinizi duyar gibiyim, sanmam. Bu sorunların kaynağını ona buna bok atarak kapatamayız, bu durum düpedüz insana mahsus bir duygunun tezahürüdür. Her insanın daha fazla istediği ve doyumsuz olduğu gibi sermaye sahipleri de daha fazlanın peşinde. İçlerinde ülkesini çok seven, dinini milletini canından çok sevenler de var. Ama bir farkındalık yok. Henüz uyanamadılar. Yaptıkları yıkımı anlayamadılar.

 Milletin zihnine toplu tecavüz ediliyor!

 Etrafınıza bir bakın, işçilerin giysileri, araçların kaportaları, şişeler, poşetler, tabelalar, billboardlar, afişi, broşürü, televizyonu, radyosu, interneti, banneri, haber reklamları, şöyle bir rahatlayayım diye gittiğin tuvaletin duvarları … liste o kadar uzun ki. Her yerden geliyorlar, dışarıda kaldırımlarda bile reklamlar var. Gözünüzü kaçıramazsınız, kulağınızı tıkayamazsınız, zora koşamazsınız, kaçış yok, zevk almak zorundasınız yani rahatlamak için alışveriş yapacaksınız. Çünkü bu zihinlere toplu bir tecavüzdür!

 Boşanmalar neden arttı?

 Alın size komplo teorisi, toplumda boşanma oranlarının artmasında da iletişim yoluyla verilen gizli telkinlerin etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü boşanan, ayrı ve yalnız yaşayan insanlar kendilerine yeni evler kurmak zorundadır. Anne babasının yanına dönenler var elbet ama birçoğu dönemez, hem YENİ eşler bulunduğunda, YENİ evlilikler yapılırken o eski eşyalar nedense “KULLANILAMAZ!”  YENİ olmak zorundadır.

Evlilik karşıtlığı ve sevgililik kavramının yaygınlaştırılmasında ise kendine özen gösteren, bunun içim masraf eden, tüketen, hediyeleşen ve dışarıda gezerken yiyip içen, yani yine tüketen insanlar oluşturma çabası. Hem sıksık da değişmesi lazımdır, YENİ sevgili olsun ki hayat monotonlaşmasın!

 Çok mu zorladık, inandırıcı gelmedi mi? 

 Hadi canım sen de mi diyorsun?

 Peki, o zaman aynaya bak, yukarıda bahsettiklerimizin hangisi senden uzak ya da sen bunlardan biri değil misin? Kaç sevgili “değiştirdin”? Kaç ayakkabın var, kaç gözlük takıyorsun, kaç saatin var? Peki, kıyafet seçmekte zorlanıyor musun sabahları? Bütün bunları bir mecburiyet olarak adlediyorsun değil mi?  Ama ben! Ama ben! mi diyorsun?

 Sakin ol, sakin.. Durumun vahametini fark ettin değil mi?

 Her istek karşısında insan, kendine şunu sormalıdır: Bu istek elde edilirse ne olur, elde edilmezse ne olur? (Epikür)

Serhan Varol

– Haber Lotus –

HLotus

One thought on “Vatandaşın Suçu Ne?

  1. Serhan Bey her şeyden önce yeni sitenizi tebrik ediyorum.
    Temel olarak söylediklerinize katılmakla birilikte seküler fanatizm haline gelmiş farklı olamama, tevhidi farkı yakalayamama, veyahut özde olanı bir türlü söyleyememe, sözü evirip çevirme doğruların işinize gelen ve üzerinize yakıştığını düşündüğünüz bir kısmını söyleyip bir kısmını saklamak hastalığı bulaşmış size de.

    bu aslında size özel bir şey de değil. Sözüm ona basın dindarların eline geçti ya bu kadar gazetede çalışacak adam bulamayınca 2 kelimeyi bir araya getirebilen herkes yazmaya başladı. Yazmalı da, özellikle sizin gibi kaliteli ve birçok kelimeyi bir araya getiren ve gelecek vaad eden kardeşlerimiz olmalı.

    ama…

    Acilen kuran ve sünnetler ile tedavi edilmezseniz bildik entenlektüel çok konuşan ama hakkı gölgeleyen ama haktan bir bir parça bile götüremeyen kendi amalini karartan abilerden olmanızdan endişe ediyorum.

    Kuran ile konuşan ve o kutlu peygamberin emanetlerine sahip çıkan BİR ZAAT OLMANIZ DUASI İLE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.