Ana Sayfa > Edebiyat

Başka Emsallerde Kendini Bulabilmenin Ümidine Son Çağrı: Tokyo-Montana Ekspresi

İçsel sorgulamalarınızla aranız nasıl? Kendinizi en derinlerde izlerken hangi hislere kapılırsınız? En mahrem yerlerinizde dolaşırken hiç utanır mısınız? Peki karanlığınız, ondan hiç korkar mısınız? "Korku" demişken "ben hiçbir şeyden korkmam!" diyenlerden misiniz? Eğer öyleyse korkunun kaç boyutunu bilirsiniz? Bu sorular ve benzerleri, özünde hep tragedyanın unsurları olmuştur. Tragedya, bir kaostan doğar

Tamamını Oku

Ölülerden Geriye Kalanların Şiiri

Bir gün kulağımı açtığımda Sesin duyulmalıydı etrafta Azrail benden çaldı seni Niye bu kadar cüretkâr oldun korkak herif? Sana dair anılar canların zihnimde Toprağa karıştın şimdi sen Bir düşünce ayrıldı beynimin en derininden Nereye gidiyorsun? Hiç mi iz bırakmadığın gittiğin yerlerden… Gözlerimi açıyorum yeni bir güne Neşemi kaybettim sen gittiğinde Hepimiz misafiriz biliyorum Gözyaşlarım aktı misafirliğin bittiğinde Zaman ne göreceli bir kavram Giden

Tamamını Oku

Kalbimi Isıtan Bir Nietzsche Soğuğudur

"bana biçilen kambur yaşamak*" Lirik… Yalnız. Sağanak başladı bir saçak altı bulmalısın. Yaşam, anlar paragraflara denk düşüyor.  Bu kısa parçalar unutkanlıkla doldurmuş belleğin çukurunu Ve içime siyah bir ova gibi yayılır hiçlik. Hayatı parçalara ayırarak daha lirik bir imajın peşinde. Bellek, onun içine yuvarlanmış ne varsa anlara ve düşlere bölmüş. Hüzündeki koridoru geçtim Nietzsche

Tamamını Oku

Yatak Çekim Yasası: Kronometre Kim İçin Çalışıyor?

Uyandım. “Hasta kim acaba?” diye düşünürken hemşirenin beyaz eldivenlerine doğru uzandığını görüyorum. Elindeki kronometreyi çalıştırıyor ve bir saat vaktim olduğunu söylüyor.Geçmişimle hesaplaşmak için bir saat sürem var. Bozdur bozdur harca... “Artakalan zamanımı nasıl değerlendirebilirim?” diye düşünürken diğer yandan “Bu laboratuvar da benim denek de… kime hesap vereceğim?” diye meydan okuyorum. Yatak

Tamamını Oku

Edebi Dilin Soyut Kritiği ile Kapitalizmi Okumak: “KısMen Hüzünler Şatosunda ve Arabalar Eskiyor”

Münasip zamanı geldiğinde bana sırlarını emanet edecek Baby Boomer büyüklerimi, bol tümörlü kedileri ve botanik ev hediyelerini  toprağa iade etme sezonu dublajlı törenlerle açıldı.   Vademi bir yandan ödüllü filmleri yarım bırakırken diğer yandan klasikleri tekrar okumaya niyetlendiğimi unutarak dolduruyorum. Birlikteliğimiz her an sona erebilir. Günümüzün çoğu ilişkisi gibi bizim ilişkimizi de bu belirsizlik anlamlandırıyor. İçinde

Tamamını Oku

Yapraklarını Kaybetmiş Bir Ağaç Burukluğuna Benzeyen Kelamlar

Merhabalar, elime bir tükenmez kalem aldım. Gerçi o da tükendi. Tükenmek; anlık olan aynı zamanda bir birikimin eylem hâlidir. Herkes zamanı geldiğinde bu hissi tadıyor. Maalesef, nedenini bilmediğim bir şekilde yazmak istiyorum. Bir sonraki cümlemi düşünürken bitmiş kahve bardağının içine düşen sigara külü gibi çaresizim. Cebimden gelen bildirimle irkildim. Teknoloji, yetişkinleri

Tamamını Oku

Çünkü Uzun Bir İntiharmış Çocukluk

Deniz Dengiz'den Mehmet Dönmez'e Önceleri geceleri hissettim onu…/ -ruhum beni boğuyor, bedenimin içinde kıvrana kıvrana kapkaranlık bir kuyunun dibine çekiyordu beni. Sonsuzluk duygusu veren bir boşluk./ Bitmek bilmeyen bir sessizlik sürüyor içimde…/ çığlıklarımı mezara gömmüştüm, günlerden çarşambaydı. Benim bu çarşambalardan ne çektiğimi bilemezsiniz. Hep çarşambaları olur böyle şeyler. Zamanı ölçmek işi ya

Tamamını Oku

Yitirdikçe Arılaşan Evrenin Ritminde Dans Etmek

Arayışın içinde kaybolmanın maliyetini belirleyip bir kaybın bedelinin ne olması gerektiğine dair üretici olabilir misin? Bir tohumun toprağa karışmasının ve filizlenmesinin ötesinde su ve ışığın dehasını görmek, aydınlanma için sarf edilen çabaya yeterli midir? Ama bana kalırsa bir ağacın gölgesinde güneşi izlemenin ve batan bir günün romansını kalpte hissetmenin derin

Tamamını Oku

Niyete Dönük Eleştiri Yahut Edebiyatta Muhafazakârlık

Zehiri İlaçtan Ayıran “Doz”dur* Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun." dendiği vakit de: "Yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız." dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?* Anayasada yeri yok ama edebiyatı seviyoruz* Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Yük Edebiyat’ın yeni sayısı yayımlandı. İnternet ortamında ücretsiz ulaşabileceğimiz bu

Tamamını Oku

Yazarlar hakkında absürt bilmeceler komik midir?

İlginç kitap çalışmalarıyla dikkatleri çeken (yani dikkat çekmeye çabalayan) yazar Polat Onat, eski tuhaflıklarını gölgede bırakacak yepyeni bir kitapla ortaya çıktı: “Ünlü Yazarlarla İlgili Tuhaf Bilmeceler” Toplam 1340 yazarın tek tek geçit töreni yaptığı 172 sayfalık kitapta, edebiyat tarihinin en meşhur klasik yazarlarından, günümüzün genç şairlerine uzanan bir yelpazede birçok isim

Tamamını Oku

Légion d’Honneur Nişanının Sahibi: Yaşar Kemal

Tarihte bugün Yaşar Kemal, Fransa’nın en büyük ödülü Légion d’Honneur nişanına layık görüldü. Türkiye’de bu ödülü, ilk kez alma şerefine sahip olan Yaşar Kemal, Légion d’Honneur Konseyi Başkanı Büyük Şansölye Jean-Louis Georgelin ödülü vermek için ilk kez Türkiye’ye gelmiştir. Légion d'Honneur Büyük Şansölyesi Orgeneral Jean-Louis Georgelin ve Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Laurent

Tamamını Oku

Kübalı Balıkçının Merlin Balığı İle İmtihanı: Yaşlı Adam ve Deniz

Hemingway, Küba’da olduğu sırada hayatının son kitabını kaleme alma kararı verir. Ona Yaşlı Adam ve Deniz ismini verecektir. Takvimler 1952 yılını göstermektedir ve bu roman hemen ertesi yıl Hemingway’e Pulitzer Ödülü’nü kazandıracaktır ve bu eseri sayesinde Nobel Edebiyat Ödülü’nü alacaktır [1954]. 1958 yılında beyaz perdeye uyarlanan eser, aynı zamanda Milli

Tamamını Oku

Sanatta Savaşın Motifini İşlemek: Rüzgâr Gibi Geçti

Amerikalı Yazar Margaret Mitchell tarafından yazılan Gone with the Wind / Rüzgâr Gibi Geçti, 1936’da yayın dünyasına merhaba demiştir. Kitabın ana teması Amerikan İç Savaşı’dır. Savaşın zorluğuna karşı direnen roman karakterleri; gurur, aşk ve hayat şartları motifiyle beraber ele alınmaktadır. 39 yılında aynı isimle filme uyarlanmıştır. Bu eser yazarına, 20.

Tamamını Oku

Bilim Kurgunun Sert Kanadı: Larry Niven

Laurence van Cott Niven [1938-2010] Amerikalı bilim kurgu yazarıdır. 1970’de yazdığı Halka Dünya romanı; Ringworld Hugo, Locus, Ditmar ve Nebula ödüllerini almaya kazanmıştır. Çalışmalarında; büyük bilim terimlerini ve teorik fiziği kullandı. Onun eserleri bu yüzden sert bilim kurgu olarak nitelendirilir. Yapıtları polisiye kurgu ve macera hikâyeleri de içermektedir. Yenilenmeyen bir kaynak

Tamamını Oku

Türkçülük Akımının Roman Türünün Gözde Yazarı: Müfide Ferit Tek

Müfide Ferit Tek [1892-1971]Türkçülük akımının roman türünde ilk temsilcisi olarak kabul edilir. O, Kurtuluş Savaşı’na kalemi ile destek verdi. Önemli bir sanat tarihçisi olan Emel Esin’in annesidir ve eşi, Türkiye’nin ilk içişleri bakanıdır. Hürriyet taraftarı olan bir babanın kızı olan Müfide Hanım, ilköğrenimine Trablusgarp’ta başladı. Ancak Türk okulu olmadığı için İtalyanların

Tamamını Oku

Birleşik Krallık’ta Kitapları En Çok Satan Adam: Terry Pratchett

Terry Pratchett [1948-2015] O, Discworld'de geçen 41 komedi fantastik romanıyla tanındı. Kıyamet komedi romanı Good Omens (1990) ile itibarını zirveye taşıyan İngiliz yazar, mizahçı ve hicivci idi. Neil Gaiman'la birlikte birçok eser yazdı. İlk romanı olan Halı İnsanları 1971'de yayınlandı. Diskdünya roman serisine yazmaya başladı ve ilk cildi olan Sihrin Rengi’ni 1983'te

Tamamını Oku

Çeşmî’den Âlî’ye: Gelibolulu Mustafa Âlî

Habîbin sev dilersen mağfiret takrîbin ey ÂlîRakîb olmak gibi Mevlâ’ya rengîn intisâb olmaz Gelibolulu Mustafa Âlî [1545-1600], tüccar bir babanın oğludur. Tarihçi, şair ve sosyolog olan Âlî, medrese öğrenimine altı yaşındayken başladı. Gelibolulu olan Surûrî’den fıkıh ve tefsir dersleri görmüştür. Surûrî’nin onun için en önemli etkisi “şair”lik vasfına erişmesinde görülmektedir. “Çeşmî” mahlası

Tamamını Oku

Issız Bir Yol Arayışında Aktivist Şair: Yun Hyon-seok

Yun Hyon-seok ( [1984-2003] Güney Kore’de dünyaya gelen Yun Hyon, şair ve yazar olarak hayatına yön verdi. Onun en önemli özelliği özgürlükçü düşünmesi ve buna bağlı olarak insan haklarını savunan bir eylem insanı, gey, aktivist -aynı zamanda sivil aktivist- olmasıdır. Yook Woo-dang lakabıyla bilinen Yun Hyon-seok, şiirlerinde Sulheon ve Midong maslahlarını kullandı. 2002 - 2003

Tamamını Oku

Nobel Ödülü’nün Carl Felix Tandem’i

Bir hâkimin oğlu olan Carl Friedrich Georg Spitteler, İsveç’te dünyaya geldi [1845-1924]. Eğitimini tarih alanında başladı ve başarıyla bitirdi. Ardından ateist olmasına rağmen teoloji okumayı tercih etti. Zürih ve Heidelberg’te Hristiyan teolojisi üzerine eğitimini tamamladı. İlk öğretmenlik tecrübesini Rusya’da yaşadı ve Berlin’de bu mesleğine devam etti. Gazetecilik ve edebiyat sevgisi öğretmenlik duygusuna

Tamamını Oku

Tarihin İlk Dedektif Romanı: Morgue Sokağı Cinayetleri

Paris’te -hayali bir sokak- Rue Morgue'da yaşayan Madame L'Espanaye ve kızı, kafa karıştırıcı bir şekilde öldürülür. Apartmanın dördüncü katında planlı bir şekilde gerçekleşen cinayet için gazete haberleri, annenin boynunun neredeyse bütünüyle kesildiğini yazar: Başı gövdesinden ayrıldı ayrılmak üzeredir. Kızı, boğazlanmış ve şöminenin baca boşluğuna âdeta bir gazete parçası gibi sıkıştırılmıştır. Bu

Tamamını Oku