Ana Sayfa > Yaşam (Page 5)

Bu Ülkeden Bir Barış Geçti…

3 ya da 4 yaşındaydım. Evire çevire sürekli dinlediğim bir 45’lik plağı hatırlıyorum. Bir tarafında “Vur Sineme Öldür Beni” , diğer tarafında “Ağlama Değmez Hayat” adlı şarkıları kaç kez dinlediğimi hatırlamıyorum. Barış Abi’nin 44 yıllık hayranıyım ve öyle olmaya da devam edeceğim… 2 Ocak 1943’te doğan ve 1 Şubat 1999’da hayata

Tamamını Oku

Magazin/Portreler: Meral Okay, Hülya Avşar, Kaya Çilingiroğlu, Acun Ilıcalı, Kemal Sunal, Okan Bayülgen

  MERAL OKAY Yıl 1984, İstanbul Vefa Lisesi ile İstanbul Şehir Tiyatrosu arasındaki Cemal Yener Tosyalı caddesinde yürürken Bulut İletişim tarafından bir Selam tweeti aldım, twitter Matrakçı Nasuh olarak tanıttı kendisini; böyle bir ismi daha önce hiç duymamıştım, matematik ortak ilgi alanımızmış, Pargalı ile Kanuni'nin de arkadaşı olurmuş. Muhteşem Yüzyıl dizisinden

Tamamını Oku

Magazin/Portreler: Kenan Işık, Mehmet Ali Erbil, Huysuz Virjin, İbrahim Tatlıses

KENAN IŞIK 1983 yılıydı, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi birinci sınıf öğrencisiyim. Vefa Lisesi karşısındaki İlim Yayma Vakfı öğrenci yurdunda kalıyorum. Kantini bir gazino gibiydi. Ziyaretime orta boylu, şık giyimli, esmerimsi yakışıklı bir Bey geldi, Malatyalıymış. Kendisini takdim etti, diksiyonu son derece düzgün biri. Başvekil Turgut Özal'ın selamını getirdi, ziyaretime

Tamamını Oku

Endülüs Notları 3: Hüznün Mekanı Kurtuba Mescidi

07/12/2001 Pazar.  Malaga’da denize sıfır otelimizde güneşin doğuşunu seyrederek kahvaltı yapmak ayrı bir keyifdi.  Aslında saat değişikliğiyle Türkiye ile aramızda iki saat fark olması gerek demişlerdi ama burası da değiştirmemiş. Dolayısıyla saat sekize doğru gün yeni ışıyor. Zaten bu saat değişikliklerine bir türlü alışamadım. Kırgızistan da öyleydi. Ama bizimki daha

Tamamını Oku

Endülüs Notları 2: el-Hamra; İslam Estetiğinin Zirvesi

06 Aralık 2014 sabahı Akdeniz’in bir diğer incesi Malaga’da sahildeki otelden ayrılıyoruz.  Sahili çok güzel, gece ve sabah yürüyüş yaptık az biraz. Buralarda Salih tamamen kamuya ayrılmış, öyle otellerin özel mekanları yok. Belediye herkesin denize girebileceği, duş ve tuvaletleri yapmış. Kaldırımları geniş, bisiklet yolu da var, oradan yürürseniz hiç bakmaz

Tamamını Oku

Endülüs Notları 1: Hayata Bir Çentik Atmak

Yaseminlerin, nar ve portakal çiçeklerinin ülkesi Endülüs'ü ziyaret, hayatımıza bir çentik daha atmaktır.   Eğer, Endülüs’e gidemeseydim, hüznün kalbi diye nitelendirdiğim Kurtuba camiini göremeseydim, bir yanım eksik kalırdı. İbn Rüşd, İbn Tufeyl, İbn Bacce gibi İslam felsefesi derslerinde sürekli yoldaşlık edip sohbet ettiğim Akyüreklere karşı yüzüm olmayacaktı. İbn Arabi’nin vahdet-i vucud felsefesini

Tamamını Oku

Hayal Kırıkları, Can Kırıkları…

Bazen yere düşer hayallerin ya; hayal kırıkları, cam kırıkları gibi derinden çizerek, kazıyarak, yontarak acıtır seni, kanatır yüreğini… Umutla beklediğin şey, her neyse; işte o şey ya da kişi -belki de sevgilin- tam da karşında dururken ve hatta ellerini uzatsan, dokunabilecek yakınlıkta sana gülümserken, birden bire ummadığın bir yerlerden ortaya

Tamamını Oku

Yüzleşme

Akşamları başımı yastığa yaslarken, oldukça yavaş hareket ederim ben. O anlara sayısız düşünce sığdırmak çok hoşuma gider. Ne çok yer ziyaret eder, onlarca insana en az bir cümle kurarım. Tabii aralarında kendim de varım. E delilik elbisem bütünleştiği için artık benimle, rahatça söyleyebilirim bunu da. Yani aramızda kalmasına gerek yok yastıkla. Yüzleşmeye kalkışırken kendinle,

Tamamını Oku

Sevgilim Hayat!

Hatırlıyorum 2002'nin bir yaz günüydü. Zor günlerimde adeta Ankara'daki babam olan Şakir Kurter beni arabasıyla Batıkent'teki evime götürüyordu. Sevgilimden uzaktım, işimden kovulmuştum ve kiramı ödeyecek param yoktu. Şakir abinin verdiği harçlıklarla geçiniyordum. İsyanlardaydım... Her şeye isyan ediyordum. Hiç unutmuyorum, Şakir abi bunalmış olacak, direksiyon başında bana döndü ve dedi ki: "Ekrem! Oğlum senin derdin ne?

Tamamını Oku

Roma Notları II: Yürüyerek Gezilen Şehir – Floransa

Perşembe (6.2.14) öğle üzeri Termini istasyonuna ulaştık, diğer arkadaşlarla bulup hemen bilet kuyruğuna girdik, epey de bekledik. O sırada birisi bana bilet numarasını vermek istedi, ben de teşekkür etmiştim, bilseydim bu kadar bekleyeceğimizi o sırayı alırdım, tabii parayla. Genelde işportacılık yapanlar Senegalli veya o bölgeden insanlar. Hızlı tren bir buçuk

Tamamını Oku

Roma Notları I: İki Cihan Devletinin Başkentlerinde Salınmak

05/02/2014 saat 12’de Roma’ya hareket ettiğimizde epeyden özlem duyduğum seyahate başlamanın heyecanı içindeydim. Uzun yıllar Doğu Roma imparatorluğu’nun başkentliği Konstantinopolis;  dünyanın en uzun ömürlü cihan devleti olan Osmanlı’nın başkentliğini  ise  İslambol diye yapmış olan şehirden Roma’ya uçmaya başladık. O kadar güzel ve jeopolitik açıdan önemli ki, her daim Şair Nedim’in

Tamamını Oku

Aklın Yoksa Yandın… Ya Kalbin Yoksa?

Her şey akıl ve mantıkla mı çözülüyor acaba? Hani deriz ya, “Çok Akıllı Adam” ya da “Çok mantıklı bir insan ” diye… Gerçekten çok akıllı ve mantıklı insanlar hayatta başarı ve mutluluğu yakalamış ya da kişisel mükemmelliğe ulaşmış insanlar mıdır? Eskiler hatırlar; “Uzay Yolu” filminde çok mantıklı bir adam vardır:

Tamamını Oku

Ruh İşinizi Buldunuz mu?

Çoğu insan ömür boyu arar, durur beyaz atlı prensini ya da gönlünün sultanını… Bulursa eğer, samanlığı seyran olmak üzere dingin bir hayat yaşayacağını düşünür. Mantıken doğru görünmekle birlikte eksik kalan bir şeyi hatırlatmak isterim. Ruh eşinizi buldunuz; peki ya ruh işiniz? Onu ne yaptınız? Üniversiteyi bitirdim, iş bekliyorum Ülkemizde maalesef meslek seçimi,

Tamamını Oku

Cabülsa Nehri Sakinleri

Nehir neşeliydi yine. Sandallarla gezintiye çıkanlar çınlatıyordu havayı. Eskimiş kayık tahtalarının gıcırtıları da duyuluyordu tabii bunca ses arasından ... Sen yine kapımı çalmıştın! Açmamak için fazla direnemedim fakat öpmemek için epey bir süre sabrettim. Sonra, biliyorsun işte,  Cabülsa nehrinin sonsuz akışına kapılmıştık. Aylardır görüşmüyorduk seninle ama tüm hayallerimizin kesiştiği kesindi, birbirimize

Tamamını Oku

Sorular Hayata Anlam Katar mı?

Merak etmek ve sormak, insanın dünyayı anlama ve anlamlandırma çabasıdır. Soru soran insan özgür düşünen insandır; özgür düşünen insan, hazır telkin edilmiş kalıpların dışına çıkarak hayatı sorgular, anlamlandırır. Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez. Sorularımızın kalitesi arttıkça hayatımızın kalitesi de artar. Hem özel, hem de iş hayatımızda ne kadar nitelikli sorular sorabilirsek

Tamamını Oku

Elektronik Kitlesel Zihin Kontrolü’nün, Etkileşimlilik Obsesyonundan Seçmeler

'' Herhangi gelişmiş bir teknoloji sihre eşdeğerdir, hatta, bundan farksız bir etkiye sahiptir. '' İnsanoğlunun kalbinde ve zihninde süren manevi savaş, şimdilerde, büyük bir kesimi kontrol altına almaya çalışan dijital etkiler altında. Kelimeler, fikirler, olaylar, deneyimler, travmalar ve diğer tüm yardımcı unsurlar, artık topyekün bir ''Elektronik kitlesel zihin kontrolü'' nün nöral

Tamamını Oku

“Ankara’yı Ankaralılardan Başkası Özlemez”

AŞTİ... Hayatımın 4 yılına sessiz sedasız eşlik eden Serince Cafe'deyim. Pazartesi sabah Kayseri'deki derse yetişmek için, iki haftada bir, pazar gecesi 00:00-02:30 arasında vaktimi geçirdiğim bu mekan, daha çok sessizlik kavramıyla kalmış aklımda. Gece 01:00'dan sonra ışıkların bir kısmını söndürürlerdi. Bazen tek başıma, beni Mevlana uzmanı yapacak yolculuklardan birine daha çıkmak için

Tamamını Oku

Gölbaşı’nda Semt Pazarı İzlenimlerim

Klasik bir Cumartesi Pazar alışverişi için TOKİ Gölbaşı servisindeyim. Servis ücretsiz oldu için herkes orada. Yaşlı kadınlar, küçük çocuklar, sakallı ihtiyarlar, başörtülü bacılar… Birden, terk edip giden sevgilisi aklına düşünce, karnına ısırgan otuna benzeyen yanma hissi düşen genç aşıklar gibi, canım arabesk dinlemek istedi nedense. Biliyorum, JOY FM’den Kral Fm’e

Tamamını Oku

Gariban Bir Afrikalının Hayvan Türü İlan Edilmesinin Gerçek Hikayesi

O zamanların Belçika Kongosu, şimdilerdeki adı ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti olan ülkede yaşayan Mbuti kabilesinin bir ferdiydi Ota Benga. Bütün kabile üyeleri gibi kısa boylu ve siyahtı. Ama bir insandı, evli ve de 2 çocuğu vardı. 1904 yılında ava çıkmak için ailesinden ayrılmış ama geri döndüğünde beyaz işgalciler tarafından ailesinin

Tamamını Oku

Mutlu Çocuk Yetiştirmek İçin de Uğraşsak!

Bugün gördüm billboardlarda, dereceye giren LYS birincilerini… Bir dershane reklamını yapıyor tabi, öğrencilerin de kocaman resimlerini ekleyerek… Hakları tabi, bir şey diyemem… Çocuklarımızı da kutluyorum… Lakin bir şey içimi acıttı be! O çocuklar dereceye girmişler amma renkleri solgun, yüzleri bembeyaz, yüzleri sivilcelerle dolu, bön bön bakıyorlar be abi… Bir araştırma

Tamamını Oku