Ana Sayfa > Felsefe (Page 3)

Medeniyetin Modernleşmesi

Müslümanların Batı karşısında yenildiği Osmanlı’nın tüm aydınları tarafından teslim edilmiş bir fikr-i sabitti. Said Halim Paşa (1864- 1921) da bu düşünceden hareket etti ama modernistlerden ayrı olarak medeniyet yükselişi yapabilmeyi İslam esaslarını anlama ve tatbik etmeye matuf kıldı. Paşa şöyle diyordu: “Müslüman milletler, İslam dinini kabul etmekle çok büyük ve

Tamamını Oku

Kent Adamı Bozar

Osmanlıların Avrupa karşısında toprak kayıplarına uğrayıp sonra da bünyesinden ulus- devletler çıkarması “İslam Dünyasının Yenilgisi” hükmü ile ifade ediliyor. Hükme göre Müslümanlar işte Batı’nın ilmini almadıkları için geri kaldılar, bir daha da başlarını kaldıramadılar. Bu teorinin sahipleri Müslüman toplumların tarih boyunca birbiri ardınca kurulup yıkılmış onlarca devletin siyasal çatısı altında

Tamamını Oku

Değişimin Felsefesi

Batı toplumları tarih felsefesini değişimin sürekliliği üzerine oturtuyor. Batı’da mekânlar sabit olduğu halde toplumlar ve ekonomik biçimler değişme içinde. Ancak her şeye rağmen mekânların sahibi bir sınıf yapısı vardır ki işte o da tarihsel özelliği nedeniyle “değişmezliği”, değişen şeylere nazaran sabiteyi tahkim ediyor. Batı zihniyetinde mülk sahipliği ile “şecerenin” asilliği

Tamamını Oku

Ne Demokrasiler Sevdim Zaten Yoktular

Şahin Uçar’ın naklettiğine göre, Felsefe Ansiklopedisi’nin ‘Demokrasi’ maddesinde şöyle yazıyor: “Herkese göre değişen bir paradigma olduğu için bu kavramı tarif etmek güçtür.” Türkiye, hâlâ, Batı dünyasının ‘Bekledim de gelmedin’ cennetini arayadursun, Luther’in çocukları “Geç geldin erken gittin” demokrasinin, “İktidar, para ve seks” teslisindeki cennetinden sıkılmış görünüyor ki, Hristiyanlıkla Budizm’i sentezleyip,

Tamamını Oku