Ana Sayfa > Felsefe (Page 6)

İsmet Özel – Hür veya Özgür

İsmet Özel, “medeniyet” kavramını da Müslümanların “medine=şehir” tasavvurlarının bir türevi olarak ele almamıştı. Biz “medeniyet”i “Müslüman toplumun dindarlığı” olarak kavradık. “Hürriyet” kavramı da böyle. İsmet Özel, Hürriyet kavramı yerine “Özgürlük” kavramını kullanmaktan yana. “Hürriyet” kavramının İslâma cephe alan bir anlamı muhtevi olduğunu söylüyor. Oysa, “Özgürlük” bu nakısadan beridir, diyor. “Özgürlük, Türkçedir” fikrindedir.

Tamamını Oku

Ölüm Gerçeği

Trilyonların olsa bile bir kalp krizi gelir hayatını alır... İnsanlık, ölüme çare bulabilmek için kafayı yeme derecesine gelebilir. Fizikçiler, Evrenin gitgide artan genişleme hızı sebebiyle donarak ölmeye mahkum olduğunu bilirler. Bundan ötürü, az enerji tüketim yollu hayat alternatifleri bile sunarlar. 1979'da ünlü fizikçi Freeman Dyson "kış uykusu" fikrini ortaya atmıştı. Hayatının

Tamamını Oku

Ahlâkî Eylem ve Ahlâkî Söylem – Kervan Yolda Düzülür mü? –

Çoğu kere emeğin sahibini biliriz ama emeğinin kıymetini vermek istemeyiz. Helalleşmek zor bir iştir. İnsan kendini bağlamak istemeyebilir. Çeşitli bahanelerimiz vardır. “Zaten hayrına yapmıştı” diyen bir fısıltı içimizde dolaşır. “Bu işten o da faydalandı, hepimiz fayda gördük” de bir bahanedir. “İlerde telafi edeceğiz, bizde kimsenin hakkı kalmaz” da bir avuntudur. İki

Tamamını Oku

Anne Hakkında -Ahlâk Kazanacak –

İnsan hakkında Kur’an “Onu bir alakadan yarattık” demiştir. Cenin rahim duvarına yapışmış bir asalaktır. Kadın (anne) bu asalakla birlikte yaşamaya, iğdiş edilmeye rıza üretmiştir. Yaşadığı en önemli “şiddet” yavrusundan gelir. Ceninin anneyi tekmelemesi şiddetin bedensel egonun bizatihi kendisinde olduğunu gösterir. İnsan prematüre doğmaktadır; deniz kaplumbağaları yumurtadan çıkınca denize koşarken insan yavrusu

Tamamını Oku

Felsefeyi Anadolu’da Yeniden Yurtlandırmak: İhsâu’l Ulum Merkezli Okuma

Emrah KANLIKAMA Giriş: Farabi’nin İhsa’ül Ulûm[1] adlı eseri, faydası ve içeriğinde ihtiva edilen bilgi/görüşlerin zenginliği açısından İslam Felsefesi’nin kurucu metinlerinden birisi olarak kabul edilebilir. Zira eser, henüz XI. yüzyılda iken bile İbn-ü Said tarafından tüm felsefe öğrencilerine “Felsefeye Giriş” niteliğinde okutulmuş, daha sonrasında ise eserin kıymeti harbiyesi üç kez Latinceye bir kez

Tamamını Oku

Bir Zihniyet Problemi Olarak “Felsefesiz İlahiyat”

Ağustos ve Eylül 2013 tarihleri Türkiye Yüksek Eğitim ve Öğretim Tarihi açısından çok boyutlu incelemeyi hak edecek bir sürece işaret etmesi açısından önemlidir.  Bu  süreci farklı açılardan incelemeyi hedefleyen bir dergi ve yönetiminin talebi üzerine tarafımdan kaleme alınan yazının giriş kısımını takdim edeyim. Durum Tespiti 12 Eylül 1980 fiili askeri darbe,

Tamamını Oku

Bir Felsefecinin Diliyle “Hakikat”in Nihai Temsilcisi Olarak Peygamberimiz

Takdim: İnsanlığın birikimini felsefe/düşünce tarihi başlığı altında inceleyen ilim dallarının budanması, İslam Ahlak felsefesi gibi derslerin ise tamamen kaldırılarak yapılacak bir din öğretimin neliği üzerine bir süredir ciddi müzakareler oluyor.  Yönetimi ele geçiren ve güçe sahip olduğunu sanan herkes bir şekilde ilahiyat fakülteleri müfredatı ile oynuyr. Kendi “iyi tasavvuru çerçevesinde tanzimatlar

Tamamını Oku

Marmara İlahiyat Hocalarından Yeni İlahiyat Müfredatına Dair

Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Kelâm Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Bekir TOPALOĞLU (Emekli), Prof. Dr. M. Saim YEPREM (Emekli), Prof. Dr. Yusuf Şevki YAVUZ, Prof. Dr. Metin YURDAGÜR ve Prof. Dr. İlyas ÇELEBİ kelam.org sitesinde yeni İlahiyat müfredatına dair görüşlerini yayınladılar. Bu bildiriyi dikkatlerinize sunuyoruz: YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU TARAFINDAN KABUL EDİLEN YENİ İLÂHİYAT PROGRAMI ÜZERİNE Yüksek Öğretim Kurulu

Tamamını Oku

28 Şubat Süreci Yargılanırken Felsefesiz Din Öğretimi mi?

Türkiye ilginç bir ülke vesselam, ekonomi-politik konumu gereği sürekli siyasi gerilimler yaşıyoruz, Arap dünyası kan ağlıyor, Irak ve Suriye merkezli bir yeni kaosun eşindeyiz; ama bu arada içeride de sulh ve sükûnu bozacak her türlü eylemi de kendi elimizle yapmaktan çekinmiyoruz. Mesela her yönetimin bir şekilde ilahiyat fakülteleri ile uğraşmasını

Tamamını Oku

İslam Ahlak Felsefesi Dersi Kaldırılarak mı, Dindar Nesil Yetiştirilecek?

2 Eylül, Pazartesi günü İzmir İlahiyat Fakültesinde hadis hocamız Prof. Dr. Cemal Sofuoğlu’nu Rabbimizin merhametine uğurladık. Hepimizde emeği olan ve bize hadis öğreten, buna dair nitelikli çalışmaları olan, merhum en son Kur’an meali üzerine çalışmıştı, bu kalıcı eserlerle Rahmet-i Rahmana gitti. Cenaze namazını yine bir hadis profesörü olan Diyanet İşleri

Tamamını Oku

Yeni İlahiyat Müfredatına Dair Birkaç Söz

Son günlerde İlahiyat camiası hararetle YÖK Genel Kurulu’nun 15.08.2013 tarihli oturumunda oy çokluğuyla kabul ettiği yeni İlahiyat müfredatını tartışmaktadır. İlahiyat Fakülteleri için tasarlanan yeni müfredat, ilk bakışta rahmetli Celaleddin Ökten’in aklî ilimlerin İmam Hatip Okullarının müfredatına konulmasına karşı çıkan döneminin din(i)darları ve bürokratlarıyla olan mücadelesini akla getirmektedir. Celal Hoca’nın bütün meselesi,

Tamamını Oku

Felsefesiz Din Eğitimi, Türkiye’de İlahiyat Fakülteleri ve İşlevi

Türkiye’de ilahiyat fakülteri programlarında felsefe ve gurubu derslerindeki azaltma, kırparma çabalarının olumsuz sonuçları üzerine durmuştuk. Bu bağlamda, ile  15/06/2013 tarihinde Bişkek’te sunduğum ve İlahiyat fakültelerinin işlevini ele alan yazıyı da kamuoyu ile paylaşmak isityorum.  Çünkü Çift Kutuplu, yani sosyalist ve kapitalist dünya tasavvuru 1989 yılı itibarıyla sarsılmaya başladı. Kardeş ve

Tamamını Oku

Felsefesiz Din Eğitimi ile Zafer Bayramı Kutlanır mı?

Cumanız hayr ola, 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu ola, güzel bir gün; ama mevcut durumumuz pek iyi gitmiyor. Çünkü Müslümanlar halklar kan ağlıyor, her gün bir bomba sesiyle uyanır, yönetimler halklarını alenen katlediyor; üstelik bunlara dinsel meşuriyetler sağlanıyor. En acı tarafı da bu. Dünyada refah ve huzuru, ahirette ise felahı

Tamamını Oku

Selefi ve Felsefi Üslup

-Atayurt ve Anayurt Merkezli Bir Okuma- Çağdaş İslam düşüncesini temellendirmek demek, tarihin belirli bir zamanında belirli bir topluma belirli sorunları çözmek için inen ayetlerin ve onun peygamberimiz tarafından hayata uygulanmasını merkeze alarak her daim yeniden okuyup, yaşanılan dönemdeki soru ve sorunlara çözüm üretmek için neler yapılabileceğini teorik ve pratik uyumu ile

Tamamını Oku

Teoman Duralı’da Din, Hukuk, Kültür ve Medeniyet

Teoman Duralı medeniyet meselesini kültür kavramından hareketle almaktadır. Kültür kavramını da din ile ilişkilendirir: “Kültürün üç esası vardır: Yaşamak için zorunlu ihtiyâçların karşılanması hüneri ki, buna zanaat denir; ve beşerin hemcinsleri, canlı ile cansız doğal çevresiyle kaçınılmazcasına kurduğu ilişkiler ağı ki, bu da gelenekler ile görenekleri verir; ve nihayet, Yunanlıların

Tamamını Oku

Hint Atomculuğu ve Vaisheshika Sutra Sistemi

Hintli bilgin Acharya Kanad, MÖ. 600 yılında atom felsefesini kurarken,Tanrı’nın ezeli atomlardan oluşturduğuna inandığı bu alemin, maddi olmayan alemle olan ilişkilerini kıyas yöntemleri ile tasımlayarak, gerçeği tanımayı esas almıştır. Sisteminin temeli, eşyanın onu algılayan zihinden ve hepsinin de birbirinden özgür olduğu inancından hareketle, Çoğulcu Gerçekçilik doktrinidir. Böylesi bir Pluralistik Realist alem, karışık

Tamamını Oku

Bilginin İslamileştirilmesi Totaliter Bir Paradigma mıdır?

“Bir Hindu bilimi, Yahudi bilimi, Konfüçyüs ya da Hıristiyan Bilimi olmadığı gibi İslam Bilimi diye bir şey olamaz, tıpkı Stalin’in kurmak istediği Protelerya Bilimi olmadığı gibi. Bilim evrenseldir, metotları bellidir: Deney, gözlem, ve matematik” demiş Taha Akyol (Hürriyet.10/7/2012) Nobel ödüllü Müslüman bilim adamı Abdüsselam’ın Ahmediye mezhebinden olduğu için Taliban yönetimi

Tamamını Oku

Farabi, Savaş ve Adalet Hakkında Ne Der?

Düşünce tarihinde Aristoteles’den sonra “İkinci muallim” diye anılan Farabi’nin başkanlık hakkında ne diyeceğini müzakere ettikten sonra, Suriye krizi sonrasında adalet hakkında ne dediğini kamuoyu ile paylaşmak istedim. Çünkü ortada bir güvenlik sorunu var ve bu da doğrudan adalet kavramıyla ilintili.   · Siyaset bilimi Farabi’ye göre, siyaset bilimi (ilmü’l-medeni) iradi fiiler ve yönetim tarzlarını

Tamamını Oku

İdrak Yolları İltihabı

Doktorlar, komaya girmiş bir hasta için, “şuuru kapalı” ifadesini kullanırlar. Yani bilinci, idraki kapalı.  Bunun anlamı, hasta, “kendisinin” ve dolayısıyla “etrafındakilerin” farkında değil demektir. Bir insanın “idrak”inden bahsedebilmek için ilk ve zorunlu koşul o kişinin “kendisinin farkında” olmasıdır. İdrak kelimesini sözlükler şu şekilde tanımlıyor: anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme. (felsefe:

Tamamını Oku

Tatmayan Bilmez

Cemil Meriç tespit yapıyor: “İnsan mağarasını terketti edeli kaderle boğaz boğazadır.” Fakat bugünün insanına gelince, farklı bir yoruma başvuruyor: “Kavga, insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında.” Burada duralım ve Şahin Uçar’ı dinleyelim:“Efendi olan hangisi? İnsan mı kelimeler mi?” İnsanın ve de hayatın gerçeklerini anlatırken, günümüz dünyası, İsmet Özel’in

Tamamını Oku